Amed’de ‘tekçi’ 4+4+4 protesto edildi

Amed’de ‘tekçi’ 4+4+4 protesto edildi
Amed'de 4+4+4 protesto edildi
Amed’de 4+4+4 protesto edildi

AMED- Anayasa Mahkemesi’nin, yapılan itirazı 20 Eylül’de görüşmeye başlayacağı 4+4+4 Kesintili Eğitim Yasası’na karşı tepkiler devam ediyor.

Irkçı, gerici düzenlemeye karşı kitle örgütleri ve siyasi partiler, asimilasyon politikalarına son verilmesi ve anadilde eğitim talebiyle alanlara çıktı.

Kurdi-Der Ergani Şubesi, anadilde eğitim için okulları boykot çağrısında bulundu. Eski Hükümet Konağı önünde yapılan basın açıklamasına ESP Diyarbakır il Başkanı Ramazan Karakaya, BDP Ergani ilçe yöneticileri, Kurdi-Der Ergani Şube Başkanı Servet Pala ve Kurdi-Der Ergani Şube yöneticileri katıldı.

Kürtçe açıklamayı okuyan Kurdi-Der Ergani yöneticisi Mehmet Taşkesen, AKP Hükümeti’nin Kürt dili üzerindeki inkar ve asimilasyon politikasına dikkat çekti. Seçmeli değil zorunlu Kürtçe eğitim istediklerini dile getiren Taşkesen, “AKP Hükümeti, 4+4+4 ile Kürtçe dilini kirli siyasetine bulaştırıyor. AKP’nin bu kirli siyasetine dur demek için sistemin eğitimini boykot ediyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından oturma eylemi yapan kitle sık sık “Zimanê me rumeta meye”, “Anadil onurdur onuruna sahip çık” sloganları attı.

ÖĞRENCİ ANDI KALDIRILINCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM

Öğrenci andının kaldırılması için “Andımız kaldırılsın” kampanyası yürüten MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi de Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Çoban yaptığı konuşmada, her gün yalana zorlanan öğrencilerin hakkını aramak için bu eylemi yaptıklarını belirtti, “Öğrenci andı kaldırılıncaya kadar bu kampanyayı sürdüreceğiz” dedi.

Basın açıklamasını okuyan MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı Av. Abdurrahim Ay, Türk eğitim sisteminin ‘tek tipleştirici’, ‘ötekileştirici’, ‘otoriter’ ve ‘milliyetçi’ yanına dikkat çekti. Eğitim süreci boyunca öğrencilere “milliyetçilik” ve “Kemalizmin” tek doğru olarak öğretildiğini kaydeden Ay, şöyle devam etti: “Fert; ailesinin kültürü, inancı, ideolojisi, düşünce yapısı ve yaşam tarzı hiçe sayılarak, resmi ideoloji ile yoğrulmuş bir müfredatla biçimlendirilmektedir.”

Çocukların her sabah askeri bir garnizona gider gibi sınıflara tek sıra halinde girmeleri, ‘rahat’, ‘hazır ol’ komutları ile hizaya geçmeleri ve bir kutsal metin okur gibi ‘andımız’ ritüeline maruz bırakılmalarını pedagojik bir kıyım olarak değerlendiren Ay, çocukların böyle tek tipleştirici bir uygulama ile derse başladıkları bir ortamda hangi eğitim sistemi uygulanırsa uygulansın ‘fikri hür, vicdanı hür’ nesiller yetiştirilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Öğrenci andının son bulması için dört yıldır çalışma yürüttüklerini kaydeden MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı Av. Abdurrahim Ay, “4+4+4 eğitim sistemi kapsamında şu an ilk 4 sınıfta okutulan andın, hala bir zulüm aracı olarak kullanıldığını bu vesileyle bir kez daha ifade etmek istiyoruz” dedi.

IRKÇI, ŞOVEN VE DİNCİ EĞİTİM SİSTEMİNİ REDDEDİYORUZ

Pir Sultan Abdal Eğitim ve Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi ve Büşak-Der de, 4+4+4 Eğitim Yasası ile ilgili açıklama yaptı. Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesinde yapılan açıklamaya HDK ile Eğitim-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Kasım Birtek de destek verdi.

Şube Başkanı Cafer Koluman, “zorunlu din dersi”nin Alevi çocukları için işkenceye dönüştüğünü belirtti, “Bu işkenceden kurtulmak için mücadele ederken daha katmerli bir işkence ile karşı karşıyayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına uymayan ve zorunlu din dersi uygulamasında ısrar eden AKP Hükümeti 4+4+4 Eğitim Sistemi ile nihai asimilasyon projesini uygulamaya koymuştur” dedi.

TEK DİN, TEK TOPLUM YARATMA PEŞİNDELER

Koluman, 4+4+4 sistemini uygulayanların, ‘tek din’ ve ‘tek toplum’ yaratma peşinde olduğunu vurgulayarak, AKP Hükümeti’nin 4+4+4 uygulaması ile zaten karma karışık olan eğitim sistemini kör düğüme çevirdiğine işaret etti. Koluman, “‘Seçmeli’ yalanı ile uygulamaya konan dersler aslında zorunludur. Eğitim programında ve sisteminde hiçbir bilimsellik kalmamış ve tamamen ırkçı, inkarcı bir sistem hazırlanmıştır. Bu eğitim sistemini hazırlayan AKP Bürokratları eğitim emekçilerinin sendikalarına, öğretmenlere, öğrenci velilerine, bilim insanlarına, sivil/demokratik kurum ve kuruluşlara haber vermemiş ve programı kendi ırkçı zihniyetine göre yapmıştır” dedi.

Koluman, 4+4+4 sisteminin neoliberalizmin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan piyasacı bir eğitim modeli olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Mevcut Türkiye Cumhuriyeti anayasasında ‘İlköğretim devlet okullarında parasız ve zorunludur’ yazdığı halde bugün eğitim paralı ve kesintili hale gelmiştir. Öğrenci velisine ‘müşteri’ eğitim ortamına ‘piyasa’ diyen AKP zihniyeti ‘özel’ okullara, Fetullah kolejlerine her türlü olanağı sağlarken devlet okullarının ihtiyaçlarını gidermeyi okul müdürlerine, öğretmenlere, ekonomik sorumluluğu da velilere havale etmiştir. Devlet okullarının ısınma, temizlik, ders araç gereci gibi devletçe karşılanması gereken en doğal ihtiyaçları bile karşılamamaktadır. Devlet okulları adeta yolsuzluğun, velilerden toplanan paranın çarçur edildiği arpalıklara dönüşmüş durumdadır. Yaşadığımız yüzyılda eğitim parasız ve temel bir insan hakkı olması gerekirken, ihalelere, yolsuzluklara para bulmakta zorlanmayan AKP Hükümeti sıra eğitime bütçe ayırmaya geldiğinde ‘Kaynak yok!’ diyebilmektedir. Biz Aleviler AKP’nin ırkçı, gerici, asimilasyoncu; Türk/İslamcı eğitim sistemine izin vermeyeceğiz. Yaşamın her alanında AKP faşizmine karşı mücadelemizi yükselteceğiz.” (ETHA)

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 19 Eylül 2012, Çarşamba 18:36
Kategoriler: Güncel, Haberler