SKB 2. Kongre Sonuç Bildirgesi yayımlandı

SKB 2. Kongre Sonuç Bildirgesi yayımlandı

BERLİN – Avrupa’nın değişik ülkelerinde Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmen kadınlar arasında çalışma yürüten Sosyalist Kadınlar Birliği 2. Kongresi’nin Sonuç Bildirgesi’ni yayımladı.

6-7 Ekim günlerinde Fransa’nın başkenti Paris’te toplanan Kongre’de yeni döneme dair mücadele kararlarının alındığı Sonuç Bildirgesi şöyle:

İşçi ve Emekçi Kadınlar, Değerli Dostlar;

Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB)’mizin, 6-7 Ekim 2012 tarihlerinde Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirdiği 2. Kongre başarıyla tamamlanmıştır.

Toplam 50 delge ve 100’ü aşkın katılımla iki gün süren Kongremiz; “Çalışma Raporu”, “Yerelleşme, Kitleselleşme ve Örgütlenme Sorunları”, “Kriz, Kadın ve mücadele”, “Kadın ve Çocuk Bedeni Ticareti” gündemlerini, canlı ve mücadeleci tartışmalarla ele almıştır. Yapılan tartışmaları ve kararları sizlerle paylaşmaktan onur duyuyor, bize güç katmaya çağırıyoruz.

Dostlar;

Kongremizin ilk gündem maddelerinden biri olan çalışma raporumuz, SKB’mizin iki yıllık faaliyetinin çıkardığı başarı ve özgüvene işaret eden verilerle doluydu. Özerk kadın çalışmasının yarattığı bu başarı, verilen somut örneklerle belgelenmekteydi. Avrupa’nın 6 ülkesinde (Almanya, Belçika, Hollanda, İsviçre, Londra ve Paris) örgütlü bulunan SKB’mizin, çalışma yürüttüğü ülkelerde yaşayan Türkiye ve Kürdistanlı göçmen işçi ve emekçi kadınlar başta olmak üzere, kopup geldiğimiz Türkiye ve K. Kürdistan topraklarındaki işçi ve emekçi kadınların Avrupa’daki sesi, soluğu ve eylem gücü olmayı başardığı tespit edilmiştir. SKB’miz; ezilen ve sömürülen kadınların ekonomik, politik ve kimlik taleplerinin, göçmen olmaktan kaynaklanan sorunlarının, şiddete yönelik taleplerinin sahibi olmuş, sayamayacağımız pek çok çalışma, kampanya ve sokak eylemleri örgütlemiştir. Sürdürdüğü kültürel, sosyal, eğitsel çalışmaları ve bilgilendirme toplantıları ile kadın yeteneğini, sorgulayıcılığını, sınıf ve cins bilincini geliştirmeye çalışmıştır. Kadın örgütlenmesi ve çalışmalarının saygınlığını arttırmış, kadınlar arasında özgüven oluşturmaya başlamıştır.

İki yıllık özerk örgüt modeli deneyimine sahip örgütlenmemizin “eski” ile “yeni” çalışma tarzı arasındaki sorunları önemli oranda aştığı ve artık özerk kadın çalışmasını oturtmayı başarmış bir örgüt haline geldiği tespit edilmiştir. Kolektif akıl ve irade ile şekillenen SKB’mizin, yüzünü artık kurumsallaşmaya çevirdiği ve bunun ilk adımını Almanya Mannheim’de açılan SKB irtibat Bürosu ile attığı belirtilmiş ve yeni adımlarımızın önümüzdeki günlerde müjdeleneceği bilgisi verilmiştir.

Kongremiz, iki yıllık pratiğimizin SKB’mizi göçmen emekçi kadınlar içerisinde olduğu gibi yerli ve göçmen kadın örgütleri arasında da saygın bir yere getirdiği ve eylem gücümüzü arttırdığını tespit etmiş, fakat buna karşın yerelleşme, örgütlenme ve kitleselleşme sorunlarımızın devam ettiğini vurgulamıştır. Çeşitli ülkelerde gerçekleştirdiğimiz başarılı çalışmalar hatırlatılarak yerel talepler üzerinden kitleselleşme ve örgütlenme olanaklarının altı çizilmiştir.

Kongremiz, kitle çalışmamızın özgün sorunlarını ele aldığı “Yerelleşme, kitleselleşme ve örgütlenme” başlıklı gündemde, SKB’nin sürdürdüğü canlı, dinamik çalışmalarla binlerce kadına ulaşmasına, yüzlerce kadını harekete geçirmesine rağmen kalıcı bağlar kurma ve örgütleme konusunda hala neredeyse başlangıç noktalarında olduğunu ve bu konuda önemli bir kendiliğindenciliğin, perspektif eksikliklerinin yaşandığını tespit etmiştir. Buradan hareketle, her SKB örgütünün “yerelleşme”, “kitleselleşme” ve “örgütlenme” üzerine tartışmalar, eğitimler yapmalarını, bulundukları alana ilişkin etüt çalışmaları yaparak ihtiyaçları tespit etmelerini ve mevcut durumlarını gözden geçirerek bilinçli bir örgütlenme ve kitle çalışması yürütmelerini karar altına almıştır.

Kongremiz, örgütlenme çalışmalarında yaşanan kendiliğindeciliğe son vermek amacıyla 6 aylık “Üye Kampanyası” kararı almış ve yapılacak tüm çalışmaların üye kampanyasının araçları haline getirilmesi gereğinin altını çizmiştir.

Kongremiz, ikna ve inandırma, kolektif irade ile yol alma yönteminin çalışma yöntemimiz olduğu fikrinin altını bir kez daha çizerek, kadın yoldaşlaşmasının kadınlarla kurulan ilişkinin esas belirleyeni olması gereğini hatırlatmıştır. Dayanışma ve paylaşımın, sorunları birlikte aşma, acıda ve sevinçte birlikte olma gereğinin altını çizmiştir.

Kongremiz, Avrupa’da özellikle Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde hedef kitlemiz olan işçi, emekçi, ev emekçisi ve genç kadınlarla buluşmayı, bu amaçla semt örgütlenmelerini oluşturmayı önümüzdeki çalışma döneminin öncelikli hedeflerinden biri olarak tespit etmiştir. Çalışma yürütmeyi hedeflediğimiz semtlerde ezilen, sömürülen her kadının yer alabileceği esnek ve yaygın kolektif örgütler kurulmasını karar altına almıştır.

Kongremiz, “Kriz Kadın ve Mücadele” gündeminde canlı tartışmalar yürütmüş ve verimli sonuçlar çıkarmıştır. Kapitalist krizin özellikle kadınların ve göçmen kadınların hayatında doğrudan hissedildiğini, daha çok kadınların çalıştıkları kamu sektörlerinde, küçük ve orta ölçekli işletmelerde ve kadın emeğinin yoğun olarak kullanıldığı banka ve hizmet sektörlerinde işten çıkarmaların yaşandığını ve kadınların hızla yoksullaştığı, işsizleştirildikleri hatırlatıldı. Yapılan ve yapılmakta olan kesintilerin ise önemli bir bölümünün kadınların yararlandıkları hizmet alanlarında olduğunun altı çizildi ve kadın emeğinin ücretsiz hale getirildiği belirtilerek şu tespitler yapıldı.

Kapitalist kriz hızla siyasi krize doğru evrilerek devam etmektedir. Kapitalizmin kendi krizinin yükünü ezilen ve sömürülenlere bindirmeye çalışan saldırılarına karşı, işçi sınıfının ve emekçilerin Avrupa kıtasındaki mücadelesi gelişmektedir. Bu mücadeleler; grev ve direnişlerden genel grevlere, parlamento işgallerinden sokak isyanlarına, işyeri işgallerine vb. devam etmektedir. Fakat bu başkaldırılar, henüz işçi sınıfının politik örgütlülüğünden yoksun olması nedeniyle sonuca ulaşamamaktadır.

Bu nedenle, sosyalist perspektiflerle hareket eden SKB örgütleri, tıpkı Rusya’da Şubat devriminin kıvılcımlarını yakan emekçi kadınlar gibi, tıpkı 1991 yılında Kürt kadınlarının Kürdistan’da serhıldanlarıyla yaktığı meşale gibi yerli-göçmen işçi ve emekçi kadın hareketi de artık bu sorumlulukla kavgada kendisine birinci derecede roller çıkarması zorunluluk olmuştur. Avrupa’da yerli ve göçmen emekçi kadın hareketi destekçilikten, dayanışmacılıktan çıkarak öncülüğe soyunan bir hareket haline gelmelidir. Bu nedenle SKB’miz, bu sorumluluğu omuzlayan bir kadın hareketi olarak kapitalist krizin yarattığı sonuçlar üzerinden yerli ve göçmen işçi ve emekçi kadınları biraraya getirecek somut mücadele talepleri ile kitle hareketini geliştirmeyi, kriz girdabında kalan kadınların sesi ve örgütlü gücü olmayı hedefleyen mücadele çizgisi ile yol almayı görev edindi.

Buradan hareketle Kongremiz; krizlerin kapitalizmin yapısı gereği yaşandığını ve tek alternatifin ise sosyalizm olduğu gerçeğini hatırlatarak, başta göçmen işçi ve emekçi kadınlar olmak üzere bu kavgada “ben de varım” diyen tüm kadınları SKB saflarında kapitalizme karşı isyan çağrısını büyütmeye çağırmaktadır.

Kongremiz, emperyalist kapitalist sistemde kadın ve çocuk bedenin cinsel sömürüsünün olağan hale geldiğini ve birçok ülkede temel gelir kaynaklarından biri olarak görüldüğünü tespit ederek yeni dönemde SKB’nin kadın ve çocuk bedeni ticaretine karşı mücadelede daha kararlı ve güçlü adımlar atmasının zorunluluğuna işaret etmiştir.

Kongremiz; göçmen ve mülteci kadınların sorunlarını da ele alarak göçmen kadınların uzun ve ağır çalışma koşullarına, mülteci kamplarındaki kölelik koşullarına karşı mücadelenin büyütülmesini kararlaştırmıştır.

Kongremiz, göçmen ve mülteci kadınların yaşadıkları sorunların çözümünün yerli kadın hareketi ile birleşik, güçlü bir antikapitalist kadın özgürleşme mücadelesi ile aşılacağını ve buradan hareketle örgütlü, enternasyonal bir mücadelenin önemine işaret etmiş ve kadınları birleşik mücadelenin görevlerine çağırmaktadır.

Kongremiz, sığınma evlerine yerleşen kadınlarla ilişkilenerek bu evlerin koşullarının düzeltilmesi, kapatma girişimlerinin durdurulması mücadelesinin tarafı olmayı, sahiplenme ve dayanışma içerisinde olmayı kararlaştırmıştır.

Kongremiz, Avrupa’da artmakta olan faşizm tehditine karşı kadın kitlelerini aydınlatma çalışmaları yürütmeyi ve SKB örgütlerinin antifaşist hareketler içerisinde yer almalarını karar altına almıştır.

Kongremiz, sendikaların yapısından dolayı sendikalı olmama anlayışını eleştirmiş, kadınları sendikalara üye olmaya ve işyerlerinde sendikalaşma mücadelesi içerisinde yer almaya çağırmaktadır. SKB örgütleri ve üyelerini, sendikalarla ilişkilerini geliştirmeye ve sınıf sendikalarına dönüştürülmesi mücadelesinin parçası olmaya çağırmıştır.

Kongremiz, SKB’nin değiştirici bir kuvvet olarak kaba ve inceltilmiş erkekliğe, erkek egemen anlayış ve kalıplara, gelenek ve değerlere karşı sürdürdüğü mücadelenin önemli olduğunun altını çizerek erkek eğitim atölyeleri aracılığıyla bu mücadelenin daha bilinçli hale getirilmesini benimsemiştir.

Kongremiz, tüzüğümüzde çeşitli değişiklikler yapmış, Konsey örgütlenmesinden Merkezi Yönetim Kurulu (MYK) modeline geçerek yönetim organını daraltmış ve pratik hale getirmiştir. SKB ülke örgütleri bölümündeki kimi eksiklikleri gidermiştir.

Güncel sorunları da ele alan Kongremiz; Türkiye ve Kürdistan cezaevlerinde açlık grevi yapan tutsakların ve kadın tutsakların direnişini selamlamış, dayanışma içerisinde olacağını duyurmaktadır.

Kongremiz, Türk Devleti’ne sınır ötesi operasyon yetkisi veren savaş tezkeresini protesto etmiş ve ‘Savaş tezkeresine hayır’ şiarı ile tepki geliştirilmesi kararını almıştır.

Sonuç olarak Kongremiz, katılımcı kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini geliştirmek için fikirlerini tartıştıkları özgür bir kürsü olmuştur. Katılımcı kadınların kendi yaşadıkları mücadele deneyimlerini aktarmaları, kongre tartışmalarına önemli katkılar sağlamıştır. Yeni dönemin politik/örgütsel görevlerinin tartışıldığı kongremizde, canlı ve dinamik tartışmalar yaşanmış, kongre kürsüsü etkin bir biçimde kullanılmıştır.

Kongremize katılarak veya mesaj yollayarak bizlerle dayanışan Paris Kürt Kadın Meclisi’ne, ADKH’ne,  93. Bölge Kadın Kollektifi (Lutte des Femmes Saint Denis) temsilcilerine, SKM Türkiye’ye, Yeni Kadın’a ve ACTİT’li sosyalist erkeklere, Kongremize ev sahipliği yapan Anadolu Alevi Kültürevi’ne teşşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 15 Ekim 2012, Pazartesi 16:06
Kategoriler: Haberler, Kadın