‘Talepler insanidir, kabul edilsin’

‘Talepler insanidir, kabul edilsin’
Cezaevi izleme komitesi raporunu açıkladı
Cezaevi İzleme Komitesi raporunu açıkladı

İSTANBUL- Açlık grevlerinin 43. gününde birçok parti ve demokratik kitle örgütlerince oluşturulan Cezaevi İzleme Koordinasyonu basın toplantısı düzenledi. Cezayir Restorant’ta bir araya gelen Koordinasyon bileşenleri, açlık grevindeki tutsakların sağlık ve yaşam koşulları konusunda bilgilendirme yaptı.

Ortak açıklamayı okuyan İHD İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe, 60 hapishanede 600’ün üzerinde tutsağın açlık grevini sürdürdüğünü söyleyerek her hafta yeni katılımlar olmaktadır dedi.

1980’den bu yana yaşanan açlık grevleri eylemlerinde 144 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Efe, Adalet Bakanlığı’na çağrı yaptı: “Açlık grevleri sonucu onlarca insanın ölmesi, yüzlerce insanın sakat kalmasına neden olan bir durumun tekrar ortaya çıkmaması için gerekli girişimlerde bulunmak görevimizdir. Bunun için Adalet Bakanlığı’nın başta tabip odaları olmak üzere insan hakları savunucularının açlık grevi yapılan cezaevlerini ziyaret etmesine izin vermesi gerekmektedir” dedi.

‘ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM İSTİYORUZ’

Hapishane yönetimlerinin tecrit uygulamasına son vermesini isteyen Ümit Efe, “Yaklaşan bayram tatili öncesi ivedi olarak sağlıklı içme suyu, tuz, şeker ve yaşamsal önemi olan B1 vitamini mutlaka temin edilmeli ve isteyen grevcilere ulaştırılmalıdır” dedi.

Hükümeti sorumlu davranmaya ve süreci zorlaştırmamaya davet eden Efe, şunları söyledi: “Yetkililere sesleniyoruz: 43. gününe gelen açlık grevinin, ölümler yaşanmadan ve kalıcı sakatlanmalar oluşmadan bitirilmesi için talepler dikkate alınarak çözüm yolları bulunmalıdır. Bunun için de başta kurumlarımızın temsilcilerinden olmak üzere, duyarlı kişilerin arabuluculuğuna başvurulmalıdır. Dolayısıyla sorun, diyalog müzakere yöntemi ile çözülmelidir. Cezaevlerinde yaşanacak ölümlerin ve çözümsüzlüğün tek sorumlusu siz olacaksınız. Ölüm değil, çözüm istiyoruz.”

İstanbul Tabib Odası’dan Dr. Nevin Küçükçağlı da yaptığı konuşmada, “Yaklaşık 700 tutuklunun neden böyle bir şekilde kendi varlıklarından vazgeçtiklerini düşünmek zorundayız. Öncelikle bunu ortaya çıkaran etkenin ne olduğunu ortaya çıkarmalıyız. Tutukluların taleplerine bir an önce kulak verilmelidir” dedi. Küçükağlı, şöyle devam etti: “Bu ülkede bir kısmımız açlıkta ustalaştık, bir kısmı da uzmanlaştık. 43. gündeyiz. Biz hekimler bundan sonra ne olacağını biliyoruz.”

Hapishanelere ziyaret yapamadıklarını söyleyen Küçükçağlı, açlık grevlerindekilerin durumu hakkında avukatların anlatımı üzerinde değerlendirme yaptıklarını kaydetti.

‘TECRİTE SON VERİLSİN’

Dr. Nevin Küçükçağlı, açlık grevindekilerde görülen septomları şöyle açıkladı: Septomlar, yoğun halsizlik, vücut ağrıları, baş dönmesi, mide ağrıları, bulantı, titreme, uyku bozuklukları, yürümede zorlanma, kanamalar, ses ve ışık hassasiyetleri bilgileri geldi. Özellikle Silivri’de tecrit uygulamalarında bulunduğu, Tekirdağ 2 No’lu F Tipi’nde açlık grevdekilere kötü muamelede bulunulduğu bilgileri geldi. Özellikle B1 vitamini yaşamsal önemdedir.”

“Tekirdağ 1 ve 2 No’lu F Tipi Cezaevi, Edirne F Tipi, Gebze Kadın Cezaevi’nde bulunan açlık grevindeki maphusların son durumları ve İzlenim raporu”nu açıklayan Av. Gülizar Tuncer, açlık grevindeki tutsakların tecrit altında tutulduğunu ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığını söyledi.

Açlık grevi eylemcilerinde yaşanan sağlık sorunlarını da aktaran Tuncer, açlık grevinde olanların yaşamını tek başına sürdüremediğini belirterek, öncelikle tecritin sona ermesini ve bir an önce B1 vitaminin sağlanması gerektiğini söyledi.

Av. Tuncer, hapishane doktorlarının pazartesi ve perşembe günleri açlık grevindeki tutsakların  ziyaret ettiği ve sadece tedavi isteyip istemediklerini sorduğunu, hiçbir fiziki muayeneden geçirilmediklerini, imza alıp gittiklerini belirtti. Acil durumlarda ceza infaz memurlarının sağlık görevlisi gibi müdahale ettiğini kaydeden Tuncer, bunun riskli bir durum olduğuna dikkat çekti.

TUTUKLU YAKININDAN BASINA TEPKİ: ÖLÜMLERDEN SONRA MI HABERLERİ VERECEKSİNİZ?

Oğlu açlık grevinde olan Hasan Şen, oğlunun anadilde eğitim hakkını savunduğu için tutuklanarak, 13 yıl ceza verildiği bilgisini aktardı. Medyanın eylemleri görmemesine tepki gösteren Şen, “Ölümler yaşandıktan sonra mı haberlerini vereceksiniz” dedi. Başbakan’ın Van’da başka, İstanbul’da başka konuştuğunu söyleyen Şen, “Talepler çok basittir; anadilde eğitim ve savunma, tecritin kaldırılması. Bu talepler kabul edilmelidir. Bu talepler meşrudur” dedi. Oğlunun Giresun’da bulunduğunu söyleyen Şen, tecritte olduğunu, görüş cezası olduğu için görüşemediklerini, hayatından endişe ettiklerini belirtti.

Özgürlükçü Hukukçular adına konuşan Av. Mahmut Taşçı, taleplerin siyasi olmadığını, insani olduğunu belirtti.

İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Barış Anneleri adına Döndü Ergin, Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Federasyonu Başkanı Abdullaki Taş, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi üyesi Av. Gülvin Aydın, Halkevleri İstanbul Bölge Temsilcisi Hasan Pulat da yaptıkları konuşmalarda, ölümler yaşanmadan taleplerin dikkate alınmasını ve kamuoyunun duyarlı olmasını istedi.

Cezaevleri İzleme Koordinasyonu: İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, İstanbul Tabipler Odası, Tutuklu Aileleri Derneği (TUAD), KESK, Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Federasyonu, Göç-Der, Yakay-Der, Halkların Demokratik Kongresi, TKP, TKP1920, EHP.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 24 Ekim 2012, Çarşamba 16:39
Kategoriler: Haberler, Politika