Birlikte direniyoruz

YÜCEL YILDIRIM

10 bin tutsak açlık grevinde. Kürt tutsakların talepleri haklı demokratik talepler. Esasen, aynı içerikli ve daha geniş taleplerle direnen Kürt ulusal demokratik hareketinin (KUDH) taleplerinin bir parçası.

Özgün rolü, AKP liderliğindeki sömürgeci  diktatörlüğün imha, tutuklama kırımı ve oyalayarak tasfiye saldırısına, amansız bir kirli savaşa karşı, KUDH’nin sert ve kararlı direnişinin hapishanelerdeki cephesi. Bu yolla, siyasi kırımla kitleler içindeki çalışmanın tasfiyesine/siyasal İslamcı toplumsal tabanla doldurulmasına karşı, kitle hareketini/serhildanları yükseltme çağrısıdır.

Erdoğan, önce kara propagandaya başvurduğu ve hiç taviz vermeyeceğini belirttiği gibi,  ‘idam bazı durumlarda gereklidir’ tehdidini savurdu. Fakat papaz rolünü üstlenen  Arınç, esnemesini Kürtçe sözlü savunma hakkıyla sınırlayarak, AG’lerinin tutuşturduğu Kürt kitle hareketini savuşturma taktiğine başvuruyor. AKP iktidarı, bundan sonraki adım olarak, muhtemelen selefleri gibi, “zorla müdahale”yle  direnişi kırmaya yönelecektir.

İrade savaşı, Kürt kitle hareketini ivmelendiren direniş ve kazanımla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı üzerine yoğunlaşmış durumda. Eğer kazanımla sonuçlanırsa, bu, Kürt ulusal kitle hareketinin moralini ve özgüvenini yüksekte tutacak, sömürgeciliğin umut kırma hedefini yenilgiye uğratmanın önemli ve yeni bir etkeni olacaktır. AKP liderliğindeki diktatörlüğe karşı mücadelede, devrimci hareket, KUDH’yle dayanışma ve ittifak içinde olması gerektiği gibi, an’ın özgül görevi olarak AG’leri etrafındaki mücadelesiyle ittifak içinde olmalıdır.

Devrimci ve antifaşist hareketin bir bölümü, ittifaka karşı çıkıyor. Tavrını, temel bir boyutuyla  2000’ler ÖO’nda Kürt tutsakların uzlaşıcılığına dayandırıyor.  Haklı bir eleştiriden yola çıkarak, misillemeci bir tavra ve hatalı politik tutuma düşüyor. Bununla yetinmeyerek, tavrını, eylem anında kaçınılmaz olarak yıpratıcı rol oynayan tarza dönüştürüyor.

Devrimci hareketin diğer bir bölümü, yine aynı duyguyla dayanışma mücadelesini sınırlı tutuyor.

Gerek misillemeci nedenle gerekse KUDH’nin reform programına sahip olmasına dayandırarak dayanışmayı reddedenler veya sınırlayanlar, AG eylemlerinin politik rolünü görmeyen ufuksuzluğa düşüyorlar.

Oysa, demokratik özerklik programıyla mücadele eden KUDH, ABD’den bölge gerici devletlerine uzanan destekle sömürgeci diktatörlüğün yürüttüğü kirli tasfiye savaşına karşı, ‘devrimci halk savaşı’ diye nitelediği bir çizgide direniyor. Faşist sömürgeciliğin  umut kırarak alacağı olası zaferinin, Türk emekçiler üzerinde hakim kılacağı şovenizm kibrini dağıtıyor. Özel olarak AG, buna katkısının yanı sıra, Kürt halkının-Güney’de bile- kitlesel hareketini büyüterek, politik İslamcıların Kürtler arasında toplumsal dayanak geliştirme hesabını bozuyor. Dağdaki çetin direnişe, serhildanları eklemenin bir manivelası oluyor. Bu çizgideki direniş, Kürt halkımız arasında devrimcilik üretiyor, sömürgecilikle uzlaşmazlığa götürüyor. Türk ve bölge ülkeleri ezen uluslarından  halkların  mücadelesinin olası yükselmesinde birlikte devrime dönüşecek eğilimi geliştiriyor.

Bu durumda AG’leriyle ittifaka girmemek hiçbir devrimci veya demokratik rol oynamaz. Devrimcilik üretmediği gibi, sosyalşovenizmin etkisini kırmak için bu durumu değerlendirmede kendiliğindencilik, sosyal şoven ilgisizlik üretiyor.

Antifaşist hareketin bir bölümünde ise, Kürt hareketine yakın durmanın kazandırıcı olmayacağı politikasından hareketle sosyalşoven ilgisizlik etkili oluyor ve sözlerine rağmen dayanışma pratiğine girmeme tavrı var.

Bütün bu nedenler, Kürt tutsakların AG’ne mesafeli yaklaşma eğilimine kaynaklık ediyor.

Bu türden engellere takılmadan, komünistler, dışarıda ve içeride Kürt tutsakların direnişine sahip çıkarak, AG ve kitlesel eylemlerle destek veriyorlar. Devrimci hareketin duyarlı bölümüyle birlikte direniş çadırları açıyor, halk desteğini artırmak için çalışıyor, şovenizmin etkisini kırmak için mücadele ediyorlar, mücadelelerini devam ettirecekler.

Amaç Kürt tutsaklarının tutuşturduğu kitle hareketinin zafer kazanarak  siyasi kırımı yenilgiye uğratmasıdır.  AKP iktidarına  bir yenilgi daha tattırarak  saldırı stratejisini bozmaktır. Ayrıca direniş, Kürt tutsakların bir başka politik alanda, F tipi tecride karşı duyarlılığını da artıracaktır. Bu değiştirici rolü oynatacak  kazanım da  dayanışma ve birlikte mücadeleyi gerektiriyor. Misillemeci ve ufuksuz tavra düşmeyen doğru bakış açısıyla hareket eden, bu nedenle dışarıda direnişi destekleme çabası ve eylemlerini geliştiren tüm antifaşist ve devrimci güçler, doğru olanı yapıyorlar. Selamlıyor ve birlikte direniyoruz.

* Atılım Gazetesi’nin 16 Kasım 2012 tarihli 38. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 23 Kasım 2012, Cuma 11:01
Kategoriler: Kardeşçe, Makaleler