Kayıp yakınları Gülmez’in akıbetini sordu

Kayıp yakınları Gülmez’in akıbetini sordu

Amed'de kayıp yakınlarının eylemiAMED/BATMAN- İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla düzenlediği oturma eyleminin 217.’sini Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi.

Eylemde kayıpların resimlerinin yer aldığı büyük bir pankart açıldı. Eyleme, İHD üye ve yöneticileri ile MEYADER, SES, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Barosu temsilcileri ve çok sayıda kayıp yakını katıldı. Ayrıca İnsan Hakları Akademisi’nde düzenlenen bir eğitim için Diyarbakır’da bulunan TİHV Genel Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da katılarak kayıp yakınlarına destek verdi.

Oturma eylemi öncesi bir konuşma yapan İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Abdusselam İnceören, yürütülen barış sürecine vurgu yaparak, bu süreçte kayıp yakınlarının yürüttüğü adalet arayışının da görülmesi gerektiğini belirterek, kayıpların ortaya çıkarılarak, faillerinin yargılanmasının barış sürecine büyük katkı sunacağını dile getirdi. Bölgede son dönemde yaygınlaşan polis şiddetine dikkat çeken İnceören, son olarak Mesut Eşen adlı yurttaşın polis işkencesine maruz kaldığını, Murat İzol’un da polis tarafından vurularak Dicle Nehri’nde kaybolduğunu belirterek, bu şiddetin artık son bulması gerektiğini söyledi.

Daha sonra konuşan TİHV Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Bu topraklarda doğduk. Bu topraklarda yaşadık. Ama bu topraklarda aynı dilde konuşmayı başaramadığımız için bu kayıpları verdik. Bu acıları yaşadık. Bizler yıllardır kayıplar bulunsun failleri yargılansın diye çaba sarf ediyoruz” dedi.

NAZIM GÜLMEZ’İN HİKAYESİ ANLATILDI

Fincancı’nın ardından İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Necibe Güneş Perinçek, 1994 yılında Dersim’in Hozat ilçesi Taşıtlı (Torut) köyünde kaybedilen 61 yaşındaki Nazım Gülmez’in kaybediliş hikayesini anlattı.

Perinçek, Gülmez’in Hozat ilçesine bağlı Taşıtlı köyünde ikamet ettiğini ve hayvancılıkla uğraştığını belirterek, “Operasyona çıkan Bolu Tugayı’na bağlı komandolar köye girer. Muhtar ve tüm köy halkının gözü önünde Gülmez’i evinden alır. ‘Operasyonda bize klavuzluk yapacaksın’ deyip zorla alıp götürür. Evine geri dönmeyince bir ay sonra eşi Hozat’taki askeri birlikte komutan olan binbaşından eşinin akıbetini sorar. Komutan ‘biz onu yanımızda bir süre tuttuk. Ancak daha sonra serbest bıraktık. Biz de şimdi onu arıyoruz’ der. Bu yanıt üzerine eşi Garip Gülmez, Hozat Cumhuriyet Savcılığı’na yazılı başvuruda bulunur. Savcılık görevsizlik kararı verir. Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı DGM’ye göndermesi gerekirken, Elazığ 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’na gönderir. Aile iç hukuk yollarından sonuç alamayınca davayı AİHM’e taşır. Gülmez’in akıbeti hala bilinmiyor” diye konuştu.

Konuşmaların ardından kayıp yakınları 5 dakikalık oturma eylemi yaptı.

BATMAN’DA TUTUKLULARIN DURUMUNA DİKKAT ÇEKİLDİ

İHD Batman Şubesi üyeleri ile kayıp yakınları tarafından Gülistan Caddesi’nde her hafta kayıplar için gerçekleştirilen eylem bu hafta da gerçekleştirildi. Kayıp yakınları, İHD yönetici ve üyeleri, Barış Anneleri İnisiyatifi aktivistleri, BDP, KURDÎ-DER ve MEYADER üyelerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

İHD Batman Şube Başkanı Osman Künteş, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 64. doğum gününü Amara’da kutlanmak için giden ve yolda kaza geçiren Batmanlı Ali Çakıcı ve Salih Aker için Kürt halkına ve ailelerine başsağlığı dileyerek, Amara dönüşü İzmir konvoyunda meydana gelen kazada yaralanan BDP’lilere de geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

‘CEZAEVLERİ İŞKENCE EVLERİ OLMAKTAN ÇIKARILSIN’

Künteş’ten sonra konuşan İHD Batman Şube Yöneticisi İlyas Ekinci, 217 haftadır kayıpların bulunması ve faillerinin yargılanması için alanlarda olduklarını belirterek, kayıpların akıbetinin belirlenmesi, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ve toplu mezarların açılması için mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirdi.

Cezaevlerindeki baskı, hak ihlali ve keyfi uygulamalara dikkat çeken Ekinci, “Bu uygulamalara karşı mücadelemiz devam edecektir. Sayın Abdullah Öcalan ile yapılan müzakereler ve görüşmeler sonucunda başta Kürt sorunu olmak üzere insan hakları ve özgürlükler temelinde iyimser bir havanın oluşması, halklar arası kardeşlik ve birlikte yaşamanın adımlarının atıldığı barış sürecinde, cezaevlerindeki bazı mahpuslara şiddet, baskı, ve onur kırıcı davranışlarda bulunulması insani bir yaklaşım değildir. Cezaevlerindeki bu keyfi ve insanlık dışı muamelelerin sonlandırılması için Adalet Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz. Ve cezaevlerinin işkence evleri olmaktan çıkarılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Yılardır cezaevlerinde yaşanan keyfi uygulamalar nedeniyle sorunların katmerli bir şekilde devam ettiğini ifade eden Ekinci, bu sorunların bir an önce tüm cezaevlerinde son bulmasını istediklerini belirtti. Ekinci, ağır hasta olan 200’ün üstünde tutuklu ve hükümlünün de tahliye edilmesi gerektiğini dile getirdi. (ETHA)

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 6 Nisan 2013, Cumartesi 17:56
Kategoriler: Politika