Sıcak yaz

EMİN ORHAN

THY’de grev bir haftasını doldurdu. THY grevi, katılım düzeyinden bağımsız olarak işçi hareketinde önemli bir yerde duruyor. Önümüzdeki süreçte metalde yürütülen TSİ’lerin de, sendikaların da kaderini etkileyecek bir grevdir. ÇAYKUR grevinin kırılması AKP iktidarının işçi hareketine ve sendikal örgütlülüğe saldırgan tutumuna cesaret verdi. Aldığı bu cesaretle THY grevini kuşatarak teslim almaya çalışıyor. Devletin birleşik grev kırma saldırısına karşılık THY işçileri grevi sürdürmede kararlı görünüyorlar. Grevin etrafı giderek dayanışan işçi-emekçi bölükleriyle besleniyor. Hükümetin tutumu, grevin uzun sürebileceğini gösteriyor. THY grevi etrafında birleşecek birleşik bir dayanışma hareketi ve güçlü toplumsal destekle hükümet üzerinde basınç oluşturabilir, etkili bir sonuç alabilir.

THY patronu sendikayı saf dışı bırakarak kendi keyfine göre işçilere ilk 6 ay için yüzde 5, ikinci 6 ay için yüzde 3 zam yaptığını açıkladı. “Alınan bu kararlarla birlikte toplu iş sözleşmesi ve bu bağlamda yaşananlar Türk Hava Yolları’nın gündeminden çıkmıştır” açıklaması yaparak, asıl amacı ortaya koymuştur. Sendikal örgütlülüğün ve TİS hakkının tasfiyesi ve grev kırıcılığı amacı bu sözlerle açığa çıkmıştır. Hükümet, grevi kırmak için her yolu mubah görmekte, her türlü kirli yöntemi kullanmaktadır.

Hükümet, sadece grevi kırmakla yetinmiyor, aynı zamanda grevlerin başarısızlığı üzerinden sendikal örgütlülükleri tasfiye etme, sendikalara operasyon çekerek biçimlendirmeye çalışıyor. ÇAYKUR grevinin kırılmasının ardından hükümetin bakanları sendikayla TİS imzalamamaktadır. Tek Gıda İş Başkanının sendikadan gitmesini şart koşmaktadır. Sendika yönetimi kendi içinde bölünmüş, böylece AKP’nin sendika içi operasyona zemin hazırlanmıştır. AKP, dediğini yapacak, demediğini yapmayacak sendikalar yaratma arayışındadır. Çalışma Bakanının, “işçilerin hakkını arayacak sendikacı arıyorum” sözlerini böyle okumak gerekir.

AKP kendisine biat edecek bir sendikal hareket yaratma çabasına hız kazandırmıştır. Mevcut sendikal bürokratik işleyişi ve sendikaların zafiyetini kendi hesaplarını gerçekleştirmenin dayanağı haline getirmektedir. AKP mücadele eden ve kendisine karşı çıkan sendikaları tasfiye ederek devlet denetiminde tek tip sendikal yapı oluşturma arayışındadır. Demek ki amaç AKP’ye boyun eğen sendikalar yaratmaktır. Ayrıca, sendikalarda değişim olacaksa buna işçiler karar verebilir.

***

Metal işkolunda 3 sendikanın MESS’le sürdürdüğü TİS süreci greve doğru gidiyor. Büyük ihtimalle 3 Haziran’da metalde grev pankartları asılacak. Türk Metal tabanında mücadele istek ve eğilimi geçtiğimiz yıllara göre daha güçlü olarak kendisini gösteriyor. Başka faktörler yanında işçilerin tabandan baskısı, Türk Metal Sendikasını greve çıkmaya zorluyor. Bu iş kolunda da MESS grev kararına karşı lokavt ilan etme hazırlığında. Hükümetin grev kırma politikasının bir benzeri MESS tarafından devreye sokuluyor.

Hükumetin ve MESS’in uygulamaları ve yaklaşımlarının özü aynıdır. İşçileri kölece koşullarda çalışmaya zorlamak, mücadele istek ve kararlılığını kırmak, boyun eğdirerek sömürü saltanatını engelsiz koşullarda sürdürebilmektir. Mevcut grevler ve işçi mücadelelerinin etki alanı kendileriyle sınırlı olmaktan çıkmıştır. Bütün işçileri ve emekçileri, onların geleceğini etkileyen birer mevzi savaşlarına dönüşmüştür.

AKP bir yandan taşeron yasasını, kıdem tazminatı hakkını gasp etmeyi hesaplarken diğer yandan işçilerin kazanılmış haklarını fiili olarak ortadan kaldıran adımlar atıyor.

Öte yandan KESK 657 sayılı yasada yapılacak değişikliklere ilişkin 5 Haziran’da bir günlük grev kararı aldı. Bütün bu gelişmeler önümüzdeki yaz sürecinin işçiler-emekçiler cephesinden sıcak bir yaz olacağına işaret etmektedir. AKP ve sermayenin birleşik saldırganlığına karşı emeğin ve özgürlüğün güçlerinin birleşik mücadele cephesine olan ihtiyacı dayatmaktadır. Şimdi görev bu yönlü atılan adımların güçlendirilmesi ve inşasının hızlandırılmasındadır. Grev kırıcılığına karşı birlikte mücadele ve sınıf dayanışmasının güçlenmesi ihtiyacı işçiler bakımın ihtiyaç budur. Sıcak yazda sermayeye ancak birleşik ve örgütlü mücadeleyle soğuk terler döktürülebilir.

* Atılım Gazetesi’nin 24 Mayıs 2013 tarihli 65. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 24 Mayıs 2013, Cuma 15:07
Kategoriler: Makaleler, Yol