Diyarbakır’dan hükümete çağrı

Diyarbakır’dan hükümete çağrı

“Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı” bileşenleri, hükümetin çözüm sürecine ilişkin somut ve gerekli adımları derhal atması gerektiğini belirtti.

DİYARBAKIR- “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı” bileşenleri, Diyarbakır Sümerpark Resepsiyon Salonu önünde, çözüm sürecindeki son durum ve yeni eğitim yılının başlaması nedeniyle anadilde eğitim talebi konusunda basın toplantısı düzenledi.

Açıklamaya DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Tuhad-Fed Başkanı Zübeyde Teker, ESP İl Başkanı Ramazan Karakaya, BDP, HDK, ESP, ÖSP, KADEP, Barış Anneleri İnisiyatifi, Azadi İnisiyatifi, Dicle Fırat Diyalog Grubu da katıldı.

Açıklama yapan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, şunları söyledi:

“-Kürdistan halkının talebi olan anadilde değim, Kürtlere ve diğer aidiyetlerin haklarına ilişkin anayasal güvence, Kürdistan halkının kendi kendini idare etmesi ve Kürtçe’nin resmi dil olarak kabul edilmesi süreçten bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Çünkü bu talepler tabii ve uluslararası hukuktan kaynaklı, Kürdistan halkının millet olmaktan kaynaklı haklarıdır, pazarlık konusu yapılamaz.

-PKK’nin daha önce almış olduğu ateşkes kararını ve bu karara bağlılığının devamını önemsiyoruz. Devletin ve hükümetin gerekli adımları atması gereklidir.

-Sayın Abdullah Öcalan’ın bu süreçteki rolü göz önüne alınarak sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için sürece katılımı, kamuoyu ve halkla iletişimi önündeki engellerin kaldırılması gereklidir.

-Sürecin anlamlı olabilmesi için; KCK tutuklularının derhal serbest bırakılması gerekir. Bunun için kanuni düzenleme gerekiyorsa onun da vakit kaybedilmeden TBMM gündemine getirilmesi gerekir.

-Siyasi açıdan önemli, çözüme katkı sunacak hususlardan biri de yüzde on seçim barajının kaldırılmasıdır. Kürdistan’daki siyasi parti ve oluşumların kendi aidiyetleriyle siyaset yapmalarının önü açılmalıdır.

-Türkiye devleti ve hükümet, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki hükümet ve hareketlerle iyi ilişkilere sahip olmalıdır. Rojava’da Kürtlerle savaşan taraflara her türlü yardımı kesmeli, bilakis Kürtleri doğal müttefik kabul etmelidir. Rojava’daki siyasi parti ve oluşumlara ve Suriye Kürtlerinin siyasi kazanımlarına husumet, çözüm sürecine olumsuz etki yapacak, belki de temelden yürütülemez hale getirecektir.

-Türkiye’de yeni eğitim yılının başlayacağı bu günlerde “Anadilde Eğitim”in mutlaka gündeme gelmesi ve hükümetin bu konuda olumsuz beyanatlardan kaçınması gerekir. Bu temelde Kürt halkının temel talebi olan anadilde eğitim talebinin gündemleşmesi için yapılacak bir haftalık eğitim boykotu ve Kürtçe derslerinin her alanda işlenmesi eylemine tüm halkımızı davet ediyoruz.

-Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki tüm etnik, dini, mezhebi vs aidiyetler mahrumiyette değil, adalet ve özgürlükte eşit olmalıdırlar. Biz Kürdistani taraf olarak bunu taahhüt ediyoruz. Aynı tavrı devletten ve diğer kesimlerden de bekliyoruz.”

BDP bir hafta içinde İmralı’ya gidebilir

Açıklamanın ardından Eşbaşkanlar, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Demokrasi paketinin İmralı’ya gidip gitmediği sorusuna cevap veren Demirtaş, 20-25 gündür Abdullah Öcalan ile görüşmediklerini söyledi.

Demirtaş, şöyle konuştu: “Aslında 15’er günlük periyotlarda görüşmelerin yapılması ve hedeflerin giderek büyümesi gerekiyordu. Şu ana kadar bu konuda bir değişiklik olmadı. Paket İmralı’ya gitti mi gitmedi mi spekülasyondan öteye bir anlam ifade etmiyor bizim için. Çünkü biz İmralı’ya gitmeden, Sayın Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirmeden ne tür bir gelişme var, bilemeyiz. Bu konuda açıklama yapması gereken hükümettir. Kendisiyle ilgili gelişmeler paylaşılabilir ama tabii ki bu yeterli olmaz, toplumun diğer kesimleriyle, STK’larla da görüşülürse o zaman daha kapsayıcı olur. En geç bu hafta sonu bir BDP heyetinin İmralı’ya gideceğini tahmin ediyoruz.”

Demirtaş, hükümetin paketi hazırlarken BDP’den öneri alıp alamadığı sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Biz daha sürecin başında ikinci aşamanın başında 25 maddelik önerilerimizi hükümetle paylaştık. Kamuoyuyla ve basınla da paylaştık. Bu talepler sadece Kürtlere ilişkin değil. Türkiye’nin genel demokrasi sorunlarına dairdir. Aslında hükümet uzun süredir paket üzerinde çalıştığını ifade ediyor. Ama çokta bilinmeyen başlıklar değildir. Şu anda hükümet kendi gündemini, kendi ajandasını oluşturup kamuoyu gündemine taşımaya çalışıyor. Yoksa paket üzerinde aylarca, haftalarca, günlerce uzun uzun düşünülecek bir şey yok diye düşünüyoruz. Sorun belli, çözüm belli. Hepimiz paket açıklanınca sizler gibi öğreneceğiz.”

Anadilde eğitime Kürt halkı karar verecek

Ahmet Türk, anadilde eğitimin pakette olmaması konusunda “Hükümetin gündeminde olup olmaması çok da önemli değildir. Buna Kürt halkı karar verecektir. Kürt halkının gündeminde vardır. Anadil hakkı içinde gereken her şeyi yapacaktır” dedi. (ETHA)

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 14 Eylül 2013, Cumartesi 1:20
Kategoriler: Güncel, Haberler