‘Dersimli kayıpları da verecek misiniz?’

‘Dersimli kayıpları da verecek misiniz?’

Cumartesi Anneleri, Ağar’ın bir keza daha cezasız bırakılmasına tepki gösterdi. Dersimli kayıpların akıbetini soran kayıp yakınları, AKP’ye sordu: “Dersim’in adın geri vereceksiniz. Peki Dersimli kayıpları da geri verecek misiniz?”

İSTANBUL- Cumartesi Anneleri, 446. kez Galatasaray Meydanı’nda buluştu. Galatasaray’da oturmaya başladıkları günden bugüne 11 hükümetin değiştiğini, hepsinin de taleplerini duymamayı seçtiğini belirten kayıp yakınları, “sizin adaletinize inanmıyoruz” dedi.

Bu hafta, Dersim’de 19 yıl önce gözaltında kaybedilen Nazım Gülmez’in akıbeti soruldu, faillerin yargılanması istendi.

Nazım Gülmez, 14 Ekim 1994’te Dersim’in Taşıtlı (Toruk) köyüne, operasyon için gelen Bolu Komando Taburuna bağlı askerler tarafından, kendilerine kılavuzluk etmesi söylenerek zorla götürüldü. Köy muhtarı ve bütün köylülerin göz önünde götürülen Gülmez’den bir daha haber alınamadı. Eşini arayan Garip Gülmez’e, devlet, “Askerler almış, sonra Tunceli merkeze götürüp bırakmışlar” yanıtını verdi. Ailenin, “okuma yazması olan, yol iz bilen biriydi, bırakılsaydı eve gelirdi” itirazı 19 yıldır yanıt bekliyor.

Yıllarca mücadele eden Gülmez ailesi, iç hukuk işlemeyince, 2005 yılında AİHM’e başvurdu. Gözaltında kaybetmenin devam eden bir suç olduğunu ve devletin kaybedilen kişinin akıbetini açıklamak zorunda olduğuna vurgu yapan AİHM, 11 yıl sonra yapılan başvuruyu kabul etti.

‘Başbakan, senden davacıyız’

Eylemde ilk sözü gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız aldı. Gözaltında kayıplardan, 1000 operasyondan sorumlu olan Mehmet Ağar’ın infazının ertelendiğini hatırlatan Yıldız, “O nasıl istiyorsa öyle oluyor. Rezervasyon yaptırdı bayramdan sonra gelirim diye, sonra karar değiştirdi” dedi.

Yıldız, şunları söyledi: “Analar ağlamasın diyorlar. Kürt anaları ağlıyor, kayıp anaları ağlıyor, asker anaları ağlıyor, gerilla anaları ağlıyor. Hangi ana ağlamıyor? Recep Tayip Erdoğan’ın anası ağlamadı sadece. Yıkılsın o adalet saraylarınız başınıza. Sizde o analar gibi alayasınız, işkence göresiniz. Başbakan… emeline ulaşamayacaksın. Adalet seni aklasa da bu halkın, bizim vicdanımızda mahkum oldun. Senden davacıyız…”

Hakikatlerin ortaya çıkması için yıllardır mücadele ettiklerini söyleyen Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır, bugüne kadar kendilerini duymayan vicdanları körelmiş yetkililere seslendi: “Yarın bayram. Gelin kayıplarımızın akıbetlerini açıklayın. Analar ellerindeki karanfilleri mezarlarına bıraksın” dedi.

Gülmez ailesinin avukatı Hüseyin Aygün, Gülmez’in öldürülmesinden sorumlu olan dönemin Bolu Dağ Komando Taburu Komutanı olan emekli General Yavuz Ertürk’ün, 20 yıl sonra ifadeye çağrıldığını hatırlattı. Geçtiğimiz hafta ifade veren Ertürk’ün serbest bırakıldığını söyleyen Aygün, “Ertürk’ten 20 yıl sonra da olsa hesap sorulmalıydı” dedi.

Aygün, Mehmet Ağar’ın da yeniden cezasız bırakıldığını anımsattı, AKP’nin geçmişle yüzleşme konusunda samimi olmadığını söyledi.

‘Biz kimin mezarını ziyaret edeceğiz’

Gülmez ailesi adına konuşan Saraya Gülmez, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz’ın da yargılanması gerektiğini söyledi. Saraya Gülmez, Başbakan’a seslendi: “Erdoğan bayramda yine annesinin mezarını ziyaret edecek. Biz hangi mezarı ziyaret edeceğiz. Annemizin, babamızın, kardeşimizin mezarı yok, bir taşımız yok…”

Ocak: Bize masal anlatmayın

Haftanın açıklamasını gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak okudu.

Nazım Gülmez’in kaybedilmesinden General Nazım Ertürk, dönemin Genel Kurmay Başaknı İsmail Hakkı Karadayı, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller, devletin politikalarının kentteki uygulayıcısı Dersim Valisi Atıl Üzelgün, dönemin Hozat Kaymakamı, bugünün İstanbul Vali Yardımcısı Günay Özmir’in sorumlu olduğunu söyleyen Ocak, ailelerin, İHD ve baroların suç duyurularına rağmen sorumlulara dokunmayan AKP Hükümeti’nin de sorumlu olduğunu belirtti.

Ocak, hükümete seslendi: “Dersim’in adını geri vereceksiniz. Peki Dersimli kayıpları? Onları da geri verecek misiniz? Bize masal anlatmayın, adalete ve hakikate ulaşma hakkımızın önündeki engelleri kaldırın.” (ETHA)

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 12 Ekim 2013, Cumartesi 15:02
Kategoriler: Haberler, Politika