‘İnşallah LGBTİ belediye başkanımız olacak’

‘İnşallah LGBTİ belediye başkanımız olacak’

HDP Beyoğlu Eş Başkanı ve LGBTİ aktivisti Levent Pişkin yerel seçimlerde adayların hepsine LGBTİ politikası konusunda eğitim vereceklerini söylüyor. LGBTİ dostu belediyecilik anlayışını geliştireceklerini vurgulayan Pişkin, Melih Gökçek’in “İnşallah eşcinsel belediye başkanımız olmaz” sözlerine karşı, “İnşallah LGBTİ başkanımız olacak” diyor.

'İnşallah LGBTİ belediye başkanımız olacak'
‘İnşallah LGBTİ belediye başkanımız olacak’

İSTANBUL (Yıldız Tar)- Yerel seçimler yaklaşırken Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) LGBTİ komisyonu çalışmalarına başladı.

LGBTİ örgüt ve aktivistlerinin katılımıyla geniş bir toplantı yapan HDK/HDP, LGBTİ’lere örgütlenme çağrısı yaptı.

Konuya ilişkin ETHA’ya konuşan HDP Beyoğlu Eş Başkanı ve LGBTİ aktivisti Levent Pişkin, LGBTİ politikalarını etkin bir biçimde oluşturabilmek için komisyonu aktifleştirdiklerini belirtti.

İlçe ve mahallelerde atölyeler düzenleyerek adaylara LGBTİ dostu belediyecilik perspektifi kazandırmayı hedeflediklerini vurgulayan Pişkin, “Örneğin HDP Beyoğlu olarak Taksim merkezine sıkışan bir programımız yok. Bütün mahallelerde LGBTİ atölyeleri düzenleyeceğiz” dedi.

Seçimlerde LGBTİ aday meselesine ise Pişkin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Melih Gökçek’in “İnşallah olmaz” sözlerine karşılık, “İnşallah olacak” dedi ve ekledi: “HDP fikriyatı içerisinde var olan ve oradan doğru politika yapan LGBTİ’lerin aday gösterilmesi elbette söz konusu.”

Pişkin, adayların yerel meclislerden, merkezi olmayan demokratik bir yöntemle belirleneceğini de sözlerine ekledi.

LGBTİ dostu yerel yönetimler

HDK/HDP LGBTİ Komisyonu nedir? Ne yapar? Neyi amaçlar?

HDK’nin LGBT Komisyonu aslında kongrenin kuruluşundan beri vardı. Ama bir süre sonra işlemez hale geldi. Atıl haldeydi. Onu biraz aktifleştirmek gerektiğini düşündük. Hem bileşenimiz olan LGBTİ kurumlarıyla hem de dışarıdan bağımsız LGBTİ aktivistleriyle bir komisyon oluşturma çabasına giriştik. Bu komisyonun ilk amacı HDK’nin yeniden yapılanması sürecinde LGBTİ politikalarını etkin bir biçimde oluşturabilmek ve doğru LGBTİ politikalarını koymak. HDK’nin çeşitli organlarında, meclislerinde LGBTİ’lerin temsilini ve orada bulunmalarını sağlamak bir diğer amacı.

Bunun dışında belediye başkan adayları ve meclis üyelerine LGBTİ politikası ve yerel yönetimlerle ilgili eğitimler vermeyi planlıyoruz. “Yerel yönetimlerde LGBTİ’lerin sorunları nelerdir? Nasıl temsili sağlanabilir? Aslında LGBTİ dostu yerel yönetimler nasıl gerçekleştirilebilir?” sorularıyla uğraşıyoruz.

Biz HDP Beyoğlu olarak her ay 4 atölye düzenlemeyi planlıyoruz. Bu 4 atölyeden herhangi bir tanesi her ay LGBTİ üzerine olacak. Ve bu Taksim merkezli bir şekilde değil. Beyoğlu’nun mahallelerine yayılan bir şey olacak.

‘HDK yerellere ulaşmak için güçlü bir araç’

Buradan devam edersek, LGBTİ hareketinin şehir merkezlerinde yoğunlaşan bir hareket olduğunu görüyoruz. Peki HDK/HDP emekçi semtlere ve oralardaki LGBTİ’lere ulaşmada bir atılım sağlayabilir mi?

Bu tür yapılar bence her zaman kuvvetli bir araç olma ihtimalini bünyelerinde barındırıyorlar. Ama yeter ki doğru biçimde yer alalım. HDK ve HDP’nin örgütlenmesi tabi ki LGBTİ hareketinin örgütlenmesini kat be kat aşan bir yerde. HDK’nin bu yerellerde örgütlenme pratiği ve mahalle meclisleri, ilçe meclisleri olarak örgütlenme tarzı ise dediğin meseleyi rahatlıkla aşmayı sağlayabilir. Yeter ki LGBTİ’ler ve aktivistler bu çalışmalar içinde gönüllü olarak yer alsınlar.

Bence HDK şu an için LGBTİ hareketi açısında çok önemli bir yer arz ediyor. Hem bu kadar LGBTİ’lerin içinde ve yürütmede yer almasını isteyen, LGBTİ politikalarını ve diğer politikaları beraber oluşturmak isteyen ve bunun için çok hevesli bir yer.

Eşcinsel bir ilçe başkanı…

Açık kimliğiyle bir siyasi partinin ilçe başkanı olan ilk kişisin ve şu an için teksin. HDP’de eşcinsel bir eşbaşkan olmak nasıl bir şey?

Eşcinsel kimliğimle parti yürütmesinde yer almak benim için çok bir anlam ifade etmiyor. Her yerde söylediğimi orada da söylüyorum. Ama HDP’de daha rahat söyleyebiliyorum. İnsanlar kendilerini frenliyorlar. Bir şekilde bir mekanizma geliştiriyorlar. Karşılarında eşcinsel bir bireyin olduğunu biliyorlar. Bu pratik bence önemli bir şey. İnsanların homofobik ve transfobik dile karşı geliştirdikleri frenleme mekanizması genele yayıldığı vakit çok daha iyi olacak.

Birtakım çalışmalar yürütüyoruz. Mahallelere toplantılara gidiyoruz. Oralarda da aynı şekilde saklama ya da gizleme gereksinimi duymuyorum. Belki insanlar ilk defa bir eşcinselle karşılaşıyorlar. Yine politik fayda açısından önemli bir şey olduğunu düşünüyorum.

‘Gezi’yle birlikte özgürleşmeyi gördük’

Gezi direnişinde LGBTİ’ler en önemli öznelerden biriydi. Dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz. Gezinin ardından birçok siyasi parti LGBTİ gerçeğini görmek zorunda kaldı. HDK/HDP’de durum nedir?

Gezi LGBTİ hareketinin mücadelesi açısından bir kırılma noktasıydı. Gezi direnişi en çok LGBTİ hareketine yaradı. Artık görmezden gelinmeyecek bir gerçek olduğu kabullenildi. Onur yürüyüşü bunun en büyük göstergelerinden bir tanesiydi. Ve gördük orada da. İnsanların aslında ne kadar sahiplenebileceğini gördük. Gezi bir yandan da o beraber mücadele pratiğinin bir adımıydı. Beraber özgürleşmenin ve birlikte mücadele etmenin güzelliğini gördük. Geziden sonra artan LGBTİ görünürlüğü ile beraber başka LGBTİ oluşumlar sosyal medyada ya da gerçekte var olmaya başladılar.

Burada kimlik meselesinin aslında politik bir inşa olduğunu görmeye başladı insanlar. LGBTİ olmanın size başlı başına bir muhaliflik veya politiklik kazandırmayacağı ortada. Bunun üzerine siz politikanızı inşa edersiniz. Kimliğinizi muhalif ya da başka bir yerden kurabilirsiniz.

LGBTİ hareketi ilk ortaya çıktığı andan itibaren anti-kapitalist, ırkçılığa ve cinsiyetçiliğe karşı, ekolojist nüveler barındıran bir hareketti. Dolayısıyla muhalif bir sosyal hareketti. Bizim bu noktada sözümüzü aynı yerden muhalif bir biçimde sürdürmemiz gerekiyor. Milliyetçi akıma ve AKP’nin muhafazakar neoliberal politikalarına karşı HDK içerisinde yer almamız bizim bu muhalif damarımızı daha da güçlendirmemize, daha da genişlememize ve daha çok yerde söz üretmemize vesile olacak.

HDK fikri olarak zaten temsili demokrasinin krizi dediğimiz meseleye karşı forumlar ve halk meclisleri tipi örgütlenmeye sahipti. Ve gezi’nin ardından gelişen süreçle birlikte yerel yönetimlerin demokratikleşmesi meselesinin sadece Kürt sorunu endeksli bir mesele olmadığını ve aslında türkiye’nin demokratikleşmesiyle ilgili bir mesele olduğunu gördük.

‘İnşallah LGBTİ Başkanımız olacak’

Son olarak, Melih Gökçek’in bir lafı vardı “İnşallah eşcinsel belediye başkanımız olmaz” diye. HDP’den LGBTİ aday görecek miyiz seçimlerde?

İnşallah olacak, diyeyim ben de. HDP her yerde ve her alanda LGBTİ’lerin görünürlüğünü önemseyen bir parti. Ama birinin sırf cinsel yönelimi ya da cinsiyet kimliğinden dolayı HDP’den aday gösterilmesi mümkün değil. HDP fikriyatı içerisinde var olan ve oradan doğru politika yapan LGBTİ’lerin aday gösterilmesi elbette söz konusu.

Bir de şöyle işliyor aday belirleme süreci HDP’de: Meclisler aracılığıyla adaylar belirleniyor. Yani tepeden bir aday belirleme süreci işlemez. Yerel meclisler toplanır ve oradan konuşularak adaylar belirlenir.

Sırrı Süreyya Önder’in HDK Genel Meclis toplantısında dedikleri aslında yaklaşımımızı ortaya net koyuyor: “Devrimci bir iş yapalım ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne LGBTİ aday gösterelim.”

(ETHA)

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 12 Ekim 2013, Cumartesi 14:31
Kategoriler: Haberler, Politika