Duvarlarınız hükümsüzdür

Duvarlarınız hükümsüzdür

AYHAN YENER

Duvarlar, dünya ezilenlerinin tarihsel kavşaklarda her zaman karşılaştıkları olgulardan biridir. Deyim yerindeyse tarih, duvarlarla örülüdür. Kritik zamanların en zor dönemeçlerinde egemenler, ezilenlerle ve ezilenlerin birbiriyle aralarına duvarlar örerler. Ancak şimdiye kadar bu duvarların hiçbiri kurulduğu gibi kalmadı, ya yıkılıp gitti ya da ezilenler o duvarları anlamsız hale getirdi.

Bütün duvarların anlamsızlaştığı, sermayenin duvar-sınır tanımadığı bugünün dünyasında Türkiye, Rojava kentleriyle Kuzey sınırları arasına duvar örme hamlesine girişti. Ceylanpınar ile Serekaniye, Nusyabin-Qamışlo arasına duvar örmeye başlayan devlet, şimdi de Kilis-Efrin arasına duvar örmeye başladı. Rojava devrimini boğmak ve Rojava’daki Kürtleri yalnızlaştırmak için her türlü hamleyi yapan Türkiye devleti, El Kaide’ye bağlı çeteleri besledi, yaralılarını tedavi etti, sınırı onlara açtı, Rojava’ya yardımları engelledi. Gelinen aşamada, Rojava’ya uygulanan ambargo ve saldırılara ek olarak Kürt halkının iç dayanışması ve desteklerini ortadan kaldırmak için tarihte çok denenmiş ve şu anda yalnızca Filistin’de varlığını sürdüren İsrail duvarı benzeri bir duvar inşasına girişiyor.

Rojava devrimi, kendi kanalında ilerlerken tarihin tekerine çomak sokmaya çalışan Türkiye, Kürt halkının geleceğine bu şekilde müdahalede bulunarak engeller çıkarmaya çalışıyor. Ancak tarihin ve gerçeklerin, duvarlardan değil, duvarları ve sınırları aşan halk gerçekliğinden oluştuğunu hesaba katmıyor. O sınırlar çoktan aşıldı ve duvarların engeline takılmayacak kadar da kaderi birbirine bağlanmış bir Kürt halk gerçekliği var.

Sömürgeci devlet geleneğiyle her duruma müdahale etmeye çalışan Türkiye, hala bölgesel Kürt realitesine aynı gözle bakmayı sürdürüyor. Oysa köprünün altından çok sular geçti ve mayalanmış bir devrimin geri döndürülemez bir ilerleyişi var. Sömürgeci zihniyet aslında şu anda örmeye çalıştığı duvarla aynı zamanda kendi geleceğini de örüyor. Mevcut sınırlara hapsolmuş bir Türkiye’nin Suriye üzerindeki planlarının da çökmüş olmasından kaynaklı kendi duvarlarını sağlamlaştırmaya çalışması tarihin bir ironisi olsa gerek. Daha dün Ortadoğu coğrafyasında ‘Yeni Osmanlı’ hayalleri kuran AKP iktidarı, bugün o sınırlara duvar çekmekle meşgul.

Kürtler için artık sınır yoktur. Kürt halkı dört parçada ulusal özgürlük mücadelesinin doruklarında gezinirken devletin yapay sınırlarını ortadan kaldırmıştır. Uzun zamandan beri anlamsızlaşmış olan sınırlara bugün duvar örmek, Kürt halkının damarlarına daha fazla mücadele etmeyi enjekte etmekten başka bir şey değildir.

İsrail’e özendiği anlaşılan Türkiye’nin, tarihten hiç ders çıkarmadığı gibi insanlığa karşı suç işlemekte olduğunu anlaması gecikmeyecektir. Şu anda dünyada halklar arasına duvar ören iki devlet olarak Türkiye ve İsrail, insanlığa karşı işledikleri suçları hangi duvarla kapatacaklar? İsrail’in Filistin ambargosu ve duvarları Filistin sorununu ne ortadan kaldırdı ne de Filistin halk mücadelesini engelleyebildi. Tam tersine, Filistin halk savaşını desteklemek üzere enternasyonal dayanışmaya gidenler oldu ve o duvarlar ve sınırlar onlar için engel oluşturamadı. Türkiye, Filistin benzeri bir duvarla Rojava sınırını tahkim ederek Kürt halkının dayanışmasını engellemeye çalışıyor. Ancak bütün psikolojik ve fiziki sınırları aşılmış bir gerçeklik olarak Rojava, Kürt ulusal mücadelesinin geldiği nokta itibariyle duvarlara hapsolacak eşiği çoktan aşmıştır. Uluslararası bir nitelik kazanan Kürt ulusal sorunu, Ortadoğu kazanında kendi kanalını yaratarak ilerliyor. Rojava devrimi bölge bakımından halklara yol gösteriyor. Zaten bölge gericiliği için esas tehlikeyi de bu oluşturuyor. Sömürgeci bölge devletleri Suriye iç savaşından bir Kürt devleti-özerkliği çıkmasının olasılıklarını ortadan kaldırmanın peşindeler. Onlar için müjdeli haber vermek zor fakat bir gerçekliği hatırlatmakta fayda var; Kürt halkı çoktan uyandı ve özgürlüğünü alacak!

* Atılım Gazetesinin 25 Ekim 2013 tarihli 87. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 25 Ekim 2013, Cuma 15:52
Kategoriler: Haberler, Kardeşçe, Makaleler, Politika