Sarısülük davası sanıksız yürütülmek isteniyor

Sarısülük davası sanıksız yürütülmek isteniyor

Haziran ayaklanması sırasında polis tarafından katledilen Ethem Sarısülük davası sanıksız olarak yürütülmek isteniyor. Katil polisin tutuklanması ve duruşmaya getirilmesi talebi kabul edilmezken, adliye önünde adalet isteyen halka polis gaz bombaları ve tazyikli su ile saldırdı.

Sarısülük davası sanıksız yürütülmek isteniyor
Sarısülük davası sanıksız yürütülmek isteniyor

ANKARA- Gezi direnişi esnasında Ethem Sarısülük’ü başından vurarak öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Köpekle bomba araması yaptırıldı

Sanık polisin katılmadığı duruşma, yoğun asker ve polis ablukasında yapıldı. Adliye çevresi ve adliye binası girişine çok sayıda çevik kuvvet polisleri yerleştirilirken, duruşma salonunun olduğu katta jandarma robocoplar yer aldı. Duruşma salonuna ise sanık olmamasına rağmen çok sayıda jandarma yerleştirildi. Bu arada duruşma öncesi, köpeklerle bomba araması yaptırıldı.

Duruşmaya Ethem Sarısülük’ün ailesi ve aileyi temsilen 100’ü aşkın avukat ile sanık avukatları katıldı. Salon hınca hınç dolarken, yüzlerce kişi de adliye binasına alınmadı. Duruşmayı aynı zamanda HDP Eşbaşkanı ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP milletvekilleri Hasip Kaplan, Erol Dora, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Ankara Dayanışması, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP PM üyesi Ahmet Saymadi’nin de aralarında olduğu çok sayıda kurumdan temsilci izledi.

Katil duruşmaya gelmedi

Önceki duruşma peruk, takma kaş, takma bıyık, takma kirpik ve gözlük ile gelen polis Ahmet Şahbaz, duruşmaya katılmazken, avukatları mahkemeye bir dilekçe sundu. Dilekçede, sanık polisin Urfa Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olduğu, bu nedenle ifadesinin Urfa’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla alınması talep edildi. Avukatlar ayrıca, Şahbaz’ın “terör örgütleri”nin hedefinde olup olmadığı, tehdit altında olup olmadığının tespit edilmesini istedi.

Bombayı koysa koysa devlet koyar

Sarısülük ailesinin davaya müdahilliklerinin kabul edildiği duruşmada, Av. Murat Yılmaz söz aldı. Önceki duruşmada Şahbaz’ın yüzünü gizlediğini, polisin bir provakosyonunun söz konusu olduğunu, sivil polislerin kendilerine saldırdığını ve hakaret, küfür ettiğini hatırlatan Yılmaz, bugün ise adliyenin jandarma ile doldurulduğuna dikkat çekti. Sanık vekilleri emniyet korumasında gelirken, duruşma salonu kapısının yüzlerine kapatıldığını belirten Yılmaz, ayrımcılık yapıldığını kaydetti. Yılmaz, köpekle bomba araması yapıldığını da hatırlatarak, “Biz canımıza kastetmeyeceğimize göre, adliyenin güvenliği de adliye polisinde olduğuna göre, bombayı koysa koysa devlet koyar” dedi.

Adil bir yargılama istediklerini söyleyen Av. Yılmaz, sanık avukatlarının SEGBİS yöntemi ile savunma alınması talebine itiraz etti. Yılmaz, CMK 196 ve 182. Maddeler ile AİHS’in 6. Maddesine göre, yüz yüzelik ilkesinin uygulanması gerektiğine işaret ederek, ayrıca Urfa’da olmasının bugünkü duruşmaya katılmamasının önünde engel olmadığını, çünkü polis Şahbaz’ın Ağustos başında Urfa’ya atandığını, ama 26 Eylül’deki duruşmaya katıldığını söyledi.

Yüzünü ve kimliğini gizledi,suçtur

Sanık polisin önceki duruşma yüzünü ve kimliğini gizleyerek duruşmaya katılmasıyla suç işlediğini, bu nedenle mahkemenin bununla ilgili suç duyurusunda bulunması gerektiğini kaydeden Av. Murat Yılmaz, mahkemenin, bunun yerine sanık polisin “ölümcül darbeler alarak yaralandığı” gibi asılsız iddialarının olduğu dilekçesini kabul ederek, savcılığa gönderdiğini hatırlattı. Yılmaz, mahkemenin görevinin bu olmadığını söyledi. Av. Yılmaz, polisin Şahbaz’ın tutuklanmasını ve duruşmaya getirilmesini istedi.

‘Başbakan talimat verdi,mahkeme tutuklamaktan çekiniyor ‘

Av. Kazım Bayraktar ise siyasi iktidar, polis ve yargı işbirliğinin söz konusu olduğunu söyledi. “Katil sanık emniyet ve savcının koruması altına alındı” diyen Bayraktar, Başbakan Erdoğan’ın “Ben polisimi yedirtmem. Polis destan yazdı” sözlerini hatırlatarak, mahkemenin tutuklama kararı vermekten çekindiğini söyledi.

Sokakta halka gaz sıkan, kadınları taciz eden, Ethem, İsmail, Abdullah dahil 6 kişiyi öldüren ve toplumun nefret duygusunu kazanan polisin, önceki duruşmada sivil kıyafetler içerisinde bir sahne hazırladığını gördüklerini belirten Bayraktar, sanığın önünde oturan bu kişilerin mahkeme başkanının izni ile görevli olarak duruşmada bulunduklarını söylediklerini hatırlattı. Duruşmada kendilerine ve tanıklara saldırıldığını ve polisin provokasyon yarattığını kaydeden Bayraktar, Ethem’e sıkılan kurşunun halka karşı sıkıldığını belirtti.

Savcının soruşturma aşamasında görüntüleri teknik incelemeden geçirmediğini söyleyen Bayraktar, iki ayrı bilirkişiye hazırlattıkları rapora göre, polis Şahbaz’ın kasıtlı olarak ateş ettiğini belirtti. Bayraktar, söz konusu raporları mahkemeye sundu.

‘Hukukta gizli sanık yoktur’

Soruşturmanın taraflı başladığını ve katilin polis olduğu için kollandığını ifade eden Av. Kazım Bayraktar, “Hukuk sisteminde gizli tanık var ama gizli sanık yok” dedi.

Ethem’in annesi:Korkma bir şey yapmayacağım

Bu arada, avukatların önüne dizilen çok sayıda jandarmanın çekilmesi talebi avukatlar tarafından sık sık dile getirilirken, mahkeme uzun süre sonra talebi yerine getirdi. Mahkeme başkanın, birkaç askerin salonda kalması talimatı vermesi üzerine, Ethem Sarısülük’ün annesi, “Ben Ethem’in annesiyim. Korkma ben bir şey yapmayacağım. Sana hiçbir şey olmaz. Ben senin yüzünü görmeye gelmedim, katilin yüzünü görmeye geldim” diyerek tepki gösterdi.

‘Sanık var mı yok mu sonra bakarız’

Avukatların iddianamenin de okunmadığını hatırlatması üzerine mahkeme başkanı, sanık olmadan iddianameyi okutmaya karar verdi. Avukatların “Ama sanık yok” diye itirazı üzerine ise başkan, “İddianameyi okuyalım sanık var mı yok mu sonra bakalım” dedi. Ancak avukatların tepkisi üzerine karardan vazgeçildi.

Katili yine tutuklamadılar

Savcı SEGBİS sisteminin uygulanmasında yasal bir engel olmadığını iddia ederek, sonraki celselerde gerekli olursa sanığın hazır edilebileceğini söyledi. Tutuklama talebinin reddedilmesine karar verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti savcının talebini kabul ederek, Ethem’in katili polis Ahmet Şahbaz’ın tutuklanmamasına ve SEGBİS yöntemi ile ifadesinin Urfa’dan alınmasına karar verdi.

Mahkeme heyetinin kararı, salonda büyük tepkiye yol açtı. Ethem Sarısülük’ün ailesi ve arkadaşları, mahkemeyi alkış ve yuhalamalarla protesto etti. Bazı kişiler “Satılıksınız” diye tepkisini dile getirdi.

‘Ankara adliyesi kollugun suçlarını aklama yeri mi?’

Karara itiraz eden Av. Murat Yılmaz, “Sanığın yargı tarafından aklanacağı çok açık ortaya çıkmıştır” dedi. Mahkemenin bir trafik kazasında “taksirle ölüm” olmasına rağmen tutuklama verdiğini, ancak “kasten öldürme” suçunda tutuklama vermediğini söyleyen Yılmaz, polislerin işlediği cinayetlerin aklanması nedeniyle, yeni cinayetler işlendiğini dile getirdi. Av. Yılmaz, Soner Çankal ile Cem Aygün’ü hatırlattı. “Ankara Adliyesi kolluğun suçlarını aklama yeri midir?” diye soran Av. Yılmaz, adil yargılamayı yapamayacaksa mahkemenin çekilmesini istedi.

Yargının itibarı polisin ayakları altında

Av. Kazım Bayraktar ise mahkemenin “delil karatma ihtimali olmadığı” iddiasıyla tutuksuz yargılama kararı vermesine tepki gösterdi. Av. Bayraktar, polis Şahbaz’ı takip eden MOBESE’nin tam vurulma anında yönünün yukarı çevrildiğini, 2. MOBESE’nin de görüntü alanını değiştirdiğini, görüntülerin teknik incelemeden geçirilmediğini, duruşmada sivil polislerin tanıklara saldırdığını, yani polislerin ilk günden itibaren delil kararttıklarını söyledi. Bayraktar, “Yargı bütün itibarını polisin ayakları altına sürdü” dedi.

Mahkeme heyeti başkanı, itirazları kabul etmeyerek kararında diretince, salonda atmosfer bir anda gerildi. Başta Sarısülük ailesi olmak üzere tüm salon, alkışlarla protesto etti. Duruşma salonunda “Ethem yoldaş ölümsüzdür”, “Katil devlet hesap verecek”, “Hepimiz Ethem’iz öldürmekle bitmeyiz” sloganları atılırken, gerginlik uzun süre devam etti.

Mahkeme heyeti, davadan çekilmeyeceklerini de belirterek, duruşmayı 2 Aralık’a erteledi.

Yüzlerce kişi adliyeye yürüdü

Mahkemenin kararı, adliye önünde de tansiyonu arttırdı. Ethem’in arkadaşları, karara tepki göstererek, adliye binasının camlarını kırdı. Davayı takip etmek ve adalet talebini dile getirmek için çok sayıda kentten Ankara’ya gelen yüzlerce kişiye, polis gaz bombaları ve tazyikli su ile saldırdı. Gaz bombasının etkisi adliyenin içinde diğer bloklara kadar ulaşırken, dışarıda da çok sayıda kişi etkilendi.

7 Yaralı, 21 Gözaltı

7 kişi de gaz bombası fişekleri ve polisin darp etmesi nedeniyle yaralandı. Kaldıraç okuru Seçil Işık, yoğun gazdan kaçmaya çalışırken, demir parmaklıklara takılması nedeniyle genital bölgesinde yırtık oluştu. Işık, ameliyata alındı. ESP üyesi Fırat Kınalı bacağına, Kaldıraç okurları Pınar Ünal ve Gamze Nur başlarına gelen gaz bombası fişeğiyle yaralandı.

Liseli 3 öğrenci polis darbesiyle yaralanırken, İstanbul Üniversitesi öğrencisi Fulya Yıldırım taburcu edildi. 21 kişi de gözaltına alındı.

Duruşuma sonrası adliye önünde açıklama yapan avukatlar, adil bir yargılama yapılıncaya kadar mücadele edeceklerini belirtti.

Güvenpark’ta açıklama

Öte yandan, polis saldırı üzerine dağılan kitle, Güvenpark’ta, Ethem Sarısülük’ün vurulduğu yerde toplandı. Ankara Dayanışması tarafından örgütlenen açıklamaya, Sarısülük ailesi, HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da katıldı.

Adaleti sokaklarda arayacağız

Burada bir konuşma yapan Av. Kazım Bayraktar, adaletin artık mahkeme salonlarından beklenemeyeceğini söyledi, “adaleti Türkiye halkları meydanlarda, sokaklarda gösterecek” dedi. Elinde gaz bombası ile konuşan Bayraktar, her duruşma gününün mücadele gününe çevrilmesi gerektiğini söyledi, Ali İsmail Korkmaz davasının 20 Kasım’da, Ethem Sarısülük davasının da 2 Aralık’ta görüleceğini hatırlattı.

Sebahat Tuncel ise “Devlet orada kendisi yargılanıyormuş gibi görüyor ve katili koruyor” dedi. Katil polisin hala görevinin başında olduğuna dikkat çeken Tuncel, “Bundan büyük rezalet olabilir mi? Hükümet bu katilin arkasında değilse derhal görevden alsın” diye konuştu. Tuncel, adaletten vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

Faşist devletten adalet beklentimiz yok

Ethem Sarısülük’ün ağabeyi Mustafa Sarısülük ise “Çocuklarımızın alçakça katledilmesini engellemek için sokaklarda adalet mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Faşist devlet zihniyetinden adalet beklentimiz yok” dedi.

Gezi’nin toprağı getirildi

Bu arada, İstanbul Forumlar Koordinasyonu, Gezi Parkı’ndan getirdikleri toprağı Ethem Sarısülük’ün vurulduğu yere döktü. Arzu Yıldız, “Ethem Gezi’ye gelemedi ama biz Gezi’den ona toprak getirdik” dedi.

Eylem sloganlarla sona erdi.(ETHA)

 

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 28 Ekim 2013, Pazartesi 23:11
Kategoriler: Güncel, Haberler