İnsan öldürmeyi iyi bilirler

İnsan öldürmeyi iyi bilirler

AYHAN YENER

ABD’li gazeteciler Mark Halperin ve John Heilemann, ABD’nin 2012 başkanlık seçimlerinde yaşananları konu alan “Double Down” adında bir kitap hazırladı. Kitapta, ABD Başkanı Barack Obama’nın seçim döneminde katıldığı bir toplantıda insansız hava araçlarıyla yapılan bombalama operasyonları hakkında “İnsan öldürmekte gerçekten iyiyim” dediği iddiası var. Biz bu bilginin doğru veya yanlışlığını tartışmayacağız. Aynı zamanda Obama’nın bu konuda iyi mi kötü mü olduğunu da tartışmayacağız. İnsan öldürmek mi öldürmemek mi iyidir, ya da kim insan öldürürse iyidir/değildir tartışmasına da girmeye gerek yok.

Bu sözlerin karşılığının dünya haklarında yaratacağı/yaratması gereken yansımalarına değinmek daha iyi olacaktır. Kuşkusuz ABD ve işbirlikçileri insan öldürmeyi iyi bilirler. Öyle olmasaydı, 1. ve 2. paylaşım savaşlarında, gizli servis infazlarında, Asya’da, Afrika’da, Ortadoğu’da, Türkiye ve Kürdistan’da milyonlarca insan, emperyalist işgal ve saldırlarında hayatını kaybetmezdi. Emperyalistler gerçekten insan öldürmeyi iyi biliyorlar. Dünyadaki en son teknoloji hangi hastalık için, hangi insan yaşamını kolaylaştıran bir alet için, ya da eğitim için düşünülmüş ve halka sunulmuştur? Emperyalizm döneminde teknolojinin tüm imkanları sadece ve sadece silahlanma ve insan öldürme üzerine kullanılmıştır. Kim daha fazla insan öldürecek makine ve silah üretiyor yarışına dönen teknoloji çılgınlığı, askeri alanda kullanım değerini veya yerini kaybettiği zaman sıradan insanların kullanımına sunuluyor. Şu anda sağlık alanında kullanılan, Manyetik Rezonans, Ultrason, Laser, askeri alan teknolojisi için üretilmiştir. Bilgisayardan cep telefonuna, uydu teknolojisinden radara, uçaktan insansız hava aracına kadar tümü insan öldürmek için tasarlanmıştır. Dünyada doğal afetlerin hemen hepsinde, kurtarma çalışmalarında askerleri ve askeri teknolojiyi görürsünüz. Bu, Japonya’da da böyledir, Amerika’da da böyledir. Sudan, Endonezya, Türkiye’de, dünyanın en fakir ülkesinden en zengin ülkesine kadar bu böyledir. Teknoloji, halkın ihtiyaçları doğrultusunda değil, devletin askeri saldırganlığı için geliştiriliyor.

Bir araştırma raporunda, ABD askeri araştırma kuruluşu Darpa’nın uydu görüntülerinde, insan bilinçli algısının gözden kaçırdığı hedef noktalarını belirlemede EEG’den yararlandığı belirtiliyor. EEG grafiklerinin beynin bazen hedefleri fark etmiş olmasına karşın bunu bilinçli düşünceye çevirmede başarısız kaldığını gösterdiğine işaret eden raporda araştırmanın bir grup görüntü üzerinde daha dikkatli araştırma yapmak amacıyla EEG grafiklerinden faydalanan personelin hedef belirleme hassasiyetlerini eskisine göre üç kat artırdıkları vurgulandı. EEG, beyindeki sinir hücreleri tarafından hem uyanıklık, hem de uyku halindeyken üretilen elektriksel faaliyetin kağıt üzerine beyin dalgaları halinde yazdırılması olarak bilinir. Ancak görülüyor ki, kafası askeri alandan başka bir faaliyete çalışmayan emperyalistler ve onların işbirlikçisi bilim insanları, insan beynini bile makineye bağlayarak askeri saldırıları için kullanmak istiyor.

Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Bayılmış, nöbet tutan asker, polis ve güvenlik görevlilerinin sağlık durumu, konum ve pozisyonunu ortam şartları ile birlikte izlenerek takip edilebilecek bir sistem geliştirdiğini belirtiyor. Cüneyt Bayılmış, bu sistemle “Örneğin, nöbet esnasında en sık rastlanan olumsuzluk olan nöbetçi personelin uyuyakalması durumu ile karşılaşıldığında, bu durum nöbetçinin nabız sayısından ve pozisyonundan algılanarak gerekli işlemler yapılabilecek. Aradaki haberleşme şifreli olarak sağlanacağından dışarıdan herhangi bir girişim olmasına izin verilmeyecek. Üzerine takıldığı kişinin tıbbi bilgileri kayda geçirilip sürekli takip altında tutulabilecek. Üzerine takılabilecek farklı algılayıcılarla ortam sıcaklığını, kişinin yürüyüp yürümediği de belirlenebilecek” diyor.

İnsan unsurundan vazgeçmenin mümkün olmadığı dünyada, insan öldürmek için yapılan teknoloji, aynı zamanda insanı makineleştirmek üzerine kurgulanıyor.

İngiltere Kraliyet Mühendisleri tarafından geliştirilen, Terrier adı verilen askeri aracın sürücüsü olmadan uzaktan kumandayla hareket eden bir savaş makinesi olduğu belirtiliyor. Her türlü silahın üzerine yerleştirileceği belirtilen araç, çukur kazmaktan yük taşımaya kadar da işlevli. Peki, neden insani bir amaç için geliştirilmez bu araçlar? Çünkü, bay Obama ve bir bütün olarak sömürgen, katil kapitalist devletler insan öldürmeyi iyi bildikleri için. Bütün kurgu insan öldürmek üzerinedir. Her biri seri katil olan emperyalist kapitalist devletler, Irak’ta ölen bir milyondan fazla insanın, Mısır’da, Tunus’ta, Suriye’de, Kürdistan’da, Türkiye’de, Filistin’de, Bosna’da, Hindistan’da, Afganistan’da, Nepal’de katledilen milyonların hesabını vermemek için üretiyorlar bu araçları.

Bilim de teknoloji de bunun için var. Kendine bilim insanı diyenler, atom bombasını üreten Albert Eistein gibi, bilimi emperyalizmin çıkarlarına teslim edip sonrasında da bu şekilde kullanılacağını bilmiyordum diyerek bu işin içinden sıyrılamazlar.

Emperyalist devletlerin iyi bildiği şeyleri Davos toplantılarında bir kaç yıl önce “One munite” diyerek İsrail’e sataşarak ifade eden başbakan Erdoğan kimin çırağı olduğunu Roboski’de kanıtladı. O da bu ‘iş’leri iyi biliyor. Çele’de, Lice’de kimyasal bombalarla katledilen Kürtlerin öldürüldüğü saldırılar, İsrail’in Heronlarının görüntüleriyle gerçekleştirildi. İsrail siyonizmi insan öldürmeyi en iyi bilenlerden. Filistin halkının, ailesinden şehit vermeyeni neredeyse yoktur. Filistin’e atılan salkım bombalarının görüntüleri hala hafızalardadır. PKK gerillalarının kimyasal bombalarla erimiş bedenlerinin görüntüleri ise unutursak kanımız kurusun denecek kadar caniceydi. Kontrgerilla katliamları, domuz bağıyla katledilen yurtseverler, mezar evler, halkımızın unutamayacağı acılar olarak belleğimize kazındı. Hasan Ocak, İsrail’den ithal edilen “boğma teli” ile katledildi.

Emperyalist kapitalist sömürü çarkının başında duranlar ve işbirlikçileri, insan öldürmeyi iyi bilirler. Bunu pervasızca ve övünerek anlatan Obama kadar ileri gidemeyenler devletin bekası adına, kapitalist burjuva çıkarlar için fabrikalarda, evlerde, sokakta, her yerde sömürdükleri yoksul emekçi halklarımızın, nükleer, kimyasal, atom bombalarıyla da katletmekte ustalar. Fakat ezilenlerin de iyi bildiği bir şeyler vardır; Bütün bu sömürücü katiller sürüsünü yeryüzünden silecek güç ve iradeyi kuşanarak yeryüzü cennetini kurmak.

* Atılım Gazetesi’nin 8 Kasım 2013 tarihli 89. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 8 Kasım 2013, Cuma 14:18
Kategoriler: Dünya, Haberler