FHKC: FKÖ yeniden yapılandırılmalı

FHKC: FKÖ yeniden yapılandırılmalı

Bugün, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin 46. yıl dönümünü hep beraber kutlayacağımız için gurur duyuyoruz. Bugün, özgürlüğe ve vatan toprağına doğru giden yolumuzu kanları ile açan şehitlerimizi ve siyonist zindanların demir parmaklıkları arkasında kalan tutsaklarımızı anarken ve onlara selamımızı iletirken, şehit ve tutsak düştükleri amaç ve ilkeler yolunda ilerleyeceğimize söz veriyoruz.

Değerli yoldaşlar;

Bu kuruluş yılımız, aynı zamanda, 1987 yılında başlayan, halkımızın kendi kaderini tayin etmesi yönündeki ilerleyişini sağlayan ve işgalin terörist ve ırk ayrımcısı doğasını ve Filistin halkını hiçleştirme politikasını dünyanın gözü önüne seren Filistin halkının intifadasının 26. yıl dönümüne de denk geldiğini vurgulamak isteriz. Halkımızın bu intifadası, halk direnişinin ilkeleri olan halkın birliği, toprak ve dava bütünlüğü ve ulusal sabitleri koruyanın, 20 yıldır devam eden ABD referanslı (destekli) iki devletli çözüm için yürütülen barış görüşmelerinin değil, halkın direnişi olduğunu kanıtlamıştır.

Şimdilerde iki devletli çözüm temelinde Netanyahu ve sınırları hala belli olmayan siyonist devlet ile yürütülen barış sürecinin ne başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletini ne de Filistin mültecilerinin topraklarına geri dönüş hakkını sağlamıştır. Madrid-Oslo stratejisinin hiçbir işe yaramadığı görülüyor ve bu müzakerelerin durdurulmasını gerektiriyor. Çünkü bu müzakereler, işgal güçlerinin Filistin toprağında daha fazla yayılmasına ve yerleşim bölgelerinin kurulmasına yarıyor. Özellikle bölgenin tüm halkları her türlü otorite ve hegemonyadan kurtulma süreçlerini yaşarken, Filistin halk inisiyatifinin elinin bağlanması akıl almaz bir davranıştır.

Değerli arkadaşlar;

Söylediklerimiz aslında, işgal altında ve sürgünde yaşayan halkımızın isteğidir. Filistin direnişini doğru yoldan saptıran bu süregiden ulusal ayrılık ve ikili iktidar süreci, halkımızın tarihsel ve ulusal haklarını gasp eden ve toprağımızın tamamına el koymak isteyen siyonist hareketin güçlü elini daha fazla güçlendirmiştir. Bunun üzerine, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün merkezinde olduğu, tekelciliği ve yolsuzluğu engelleyebilecek ve Filistin halkının direnişini koruyabilecek demokratik, çoğulcu bir politik düzeni yeniden inşa etmenin gerekliliğinin ve aciliyetinin altını çiziyoruz.

Değerli izleyiciler;

Bu yıl dönümü, Mısır ve Tunus’ta olduğu gibi bölge halklarının özgürlük, demokrasi ve sosyal adalet talebi ile gerçekleşen halk ayaklanmalarının getirdiği değişimlerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor. Filistin’in devrimci halk seçeneğini benimseyen FHKC, halkların ulusal çıkarını göz önünde bulunduran bu adil ve haklı isteklerinin arkasında durduğunu belirtir. Emperyalist halk düşmanlarının bu değişim sürecini kendi menfaatine doğru saptırmaya çalıştığını anlamamız gerektiğini vurgular.

Suriye’de olup bitenler ile ilgili olarak bizler, Suriye’de yaşanan ölüm ve yıkım sahnelerini acı içinde izliyoruz. Halkın iradesini temsil eden, Suriye’nin birliğini koruyacak, demokratik haklarını elde edecek eşitliği ve halkın haklarını arzulayan ve ayırmaksızın Suriye’nin tüm toplumsal ve politik güçlerinin isteği değişim taleplerinin arkasında durduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyoruz. Aynı zamanda, bu asil ülkenin yıkımını ve tükenmesini arzulayan başını emperyalist güçlerin çektiği dış müdahaleye şiddetle karşı durduğumuzu da vurguluyoruz. İnsanlık tarihinin en karanlık noktaları olan Irak ve Afganistan’ın işgali deneyimlerinden hiçbir ders çıkarmayan ABD emperyalizmi ve bölgedeki tüm müttefiklerinin başlattığı ve desteklediği Suriye’deki terör, bilinçsizlik ve karanlık güçlerinin karşısında duruyoruz.

Değerli yoldaşlar

Bölgeyi bir değişime götüren tarihsel bir dönüm noktasından geçiyoruz. Burada da, var olan durumu derinlikle incelemek ve bu toprakların özgür bir geleceğini inşa etmek için ortak bir güç yaratmanın önemi ortaya çıkıyor. Bu da, halklarımızın özgürlük, adalet ve onurlu yaşam taleplerini gerçekleştirmek için bizim aramızda ve bölgedeki tüm özgürlükçü hareketler ile güçlü ve süreklilik arz eden ilişkilerin kurulmasını gerektiriyor. Bizler her zaman olduğu gibi halkların özgürlük ilkelerini benimseyenlerin arkasında duracağımızı ve dünyadaki özgürlük hareketlerinin dayanışmaları ile gurur duyduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.

Değerli kadın ve erkek yoldaşlar

Değerli izleyiciler

Mücadele eden tüm halklara ve politik devrimci güçlere selam olsun!

Halkımızın yanında duran ve mücadelesini destekleyenlere selam olsun!

Şehitler ölümsüzdür

Tutsaklara özgürlük

Direniş ile kazanacağız

*FHKC’nin 46. kuruluş yıl dönümü nedeniyle yayınlanan bildiri.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 20 Aralık 2013, Cuma 14:43
Kategoriler: Çeviri, Dünya, Haberler, Makaleler