Gençlik mücadelesinin önü açık

Gençlik mücadelesinin önü açık

Geçtiğimiz haftalarda, günümüz gençliğini anlamaya, tariflemeye çalışmıştık. ”Bu gençlik neden örgütsüz? Bu gençlik neden tembel?” gibi soruları cevaplamaya çalışmıştık. Gençliğin bazı ideolojik zaaflarından, bu zaafların tarihsel/öznel bazı sebeplerinden ve bunun yarattığı örgütsel daralmadan bahsetmiştik. Bunu yaparken, gençliği örgütlü-örgütsüz şeklinde ayırmamış, bütünlüklü bir cevap üretmeyi denemiştik.

Buradan, ”Herhalde, gençlik kendi bağımsız-devrimci-politik bir komsomol örgütlülüğü yaratmalıdır. Bu başarılabildiği ölçüde sorulan sorular cevaplanabilir” önermesine varmıştık.

Hatırlayalım, daha da somutlamış ve şöyle demiştik: ”O halde, ilk olarak HDK gençliğini örgütleyelim. Çünkü; HDK’nin sürekli vurguladığı yeni tarz-yeni politika ikilemi, devrimci gençliğin örgütsel gündemleri ile bire bir örtüşüyor. Eğer, HDK gençliğini örgütsel olarak bağımsız, devrimci ve politik bir hattan örgütleyebilirsek; gençlik hareketini devrimci bir çizgiden ilerletebiliriz.”

Başta değindiğimiz; gençliğin temel politika, strateji ve ittifak konularına dairdir. Konumuzun esasına dönersek; gençlik hareketinde bağımsız, devrimci ve politik bir mevziyi nasıl inşa edeceğimiz sorusu hala ortada duruyor.

Açık ki; bu soruya daha esaslı cevaplar üretmenin yolu örgütlülük düzeyini geliştirmekten geçer. Bulunduğumuz her platformda ve her birimde, gençlik hareketinin nasıl bir örgütsel temele dayanması gerektiğini tartışmalı, pratik sonuçlar çıkarmalı ve bunları örgütlemeliyiz. Bugüne kadar tartışageldiğimiz meseleleri toparlayarak devam edersek, ilerleriz. O halde kaldığımız yerden devam edelim:

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’nın nüfusunun ağırlıklı kesimini genç nüfus oluşturmaktadır. Ekonomik ve siyasal olarak gelişmekte olan ülke statüsündeki T.C, ekonomik ve siyasal gelişimini gençliği daha fazla sömürerek sağlamak istemektedir. Özetle, ulusal sermayenin ucuz iş gücü, güvenlik, bölgesel kalifiye eleman yetiştirme gibi ihtiyaçları gençliğin sırtına yüklenmiştir.

Devletin tüm bu saldırı politikalarıyla doğrudan savaşabilecek bir gençlik örgütü yaratmak şarttır. Komsomol örgütlülüğü fabrika atölyelerinden lise sıralarına, sokak aralarından kent merkezlerine, taraftarlardan mendil satıcılarına tüm bu geniş yelpazeye ulaşabilmelidir. Buna ulaşabildiği oranda savaşma yetisi gelişir, devrimcileşir.

Gençlik hareketi yapısı gereği oldukça karmaşık, çeşitli ve değişkendir. Bu karmaşa içerisinde politik bir mevzi yaratmak için planlı, programlı hareket etmek gerekir.

Gençlik hareketinde mevzi kazanma mücadelesi öğrencileri kuşatmaktan geçer. Öğrenciler, öğrenci olması itibariyle bilime, okumaya, araştırmaya en açık kesimdir. Bu, öğrencilere aydın bir kimlik kazandırmaktadır. Öğrencilerin aydın özelliği toplumsal meselelerle buluştuğu vakit diğer bütün gençlik kesimlerini birleştirebilir. Örneğin, ’68 devrimci dalgasını yaratan ve hızla harekete politik bir karakter kazandıran da dönemin öğrencileridir. Ayrıca günümüz öğrencilerinin toplumsallaşması ve başka bir dünya istemleri belirginleşmiştir.

Öğrencilerin kapitalizme tutunma şansı daha çok azalmıştır. Öğrenciler mezun olduğunda kapitalist sömürünün genellikle yeni ucuz iş gücünü ya da kronik işsiz ordusunun bir bölümünü oluşturur. Çoğu öğrenimine devam edebilmek için dahi çalışmak zorundadır. Öte yandan, gerek lise, gerekse üniversitelerde eğitim-öğretim adıyla öğrenciler, kapitalistin ucuz iş gücü ve kalifiye eleman ihtiyacı karşılayan nesneler durumundadır. Öğrencilerin okullarında bilimsel bir hedefte ilerlemesinin önü tıkalıdır. Öğrenciler sadece kapitalistin ihtiyacını karşılayabilir. Aksini savunanın eğitim-öğretim hakkına el konur.

Yani, ‘oku çocuğum eşe dosta bir faydan dokunur’ sözü artık tarihe karışmıştır. Neredeyse hiç bir komşunun çocuğu okuduktan sonra eşine dostuna yardım edememektedir. Komşunun okumuş çocukları 35-40 yaşına kadar kendi hayatını, 35-40 yaşından sonra da çocuklarının hayatını kurtarabilir ancak. İşçiler, emekçilerle kader ortağıdırlar.

* Atılım Gazetesi’nin 27 Aralık 2013 tarihli 96. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 27 Aralık 2013, Cuma 15:30
Kategoriler: Gençlik