Sınıfın öğretmeni Süleyman Yeter

Sınıfın öğretmeni Süleyman Yeter

Eleştiride izlediği yapıcılığı, hoşgörüsü, sorunlara karşı çözüm gücü, Süleyman Yeter’in yoldaşları arasında özel bir komünist olarak değerlendirilmesine ve yaşamlarında bıraktığı izin adı olmasına yetti.

HABER MERKEZİ- Erzincan’ın Refahiye İlçesi’nde 1962 yılında doğan Süleyman Yeter, 70’li yıllarda tanıştığı devrimci mücadeleyi işkence tezgahlarında son nefesine kadar sürdürdü. Erken yaşlarda babasını kaybeden Süleyman Yeter, işçi sınıfının neferliğine lise yıllarında başladı. Genç bir sosyalist işçi olarak çeşitli fabrikalarda sosyalizm için sınıf mücadelesi yürüttü. Kişisel özellikleri öğrenme, araştırma merakıyla birleştiğinde, devrim ve sosyalizm mücadelesindeki koşusunu hızlandırdı. Sınıfla ve ezilenlerle kurduğu bağ, yenilgi ve teslimiyet döneminde de onu ayakta tuttu. Yer aldığı her alan, çalıştığı fabrika, yaptığı tartışmaların tümü, onun bakımından devrim ve sosyalizmi bir adım daha öğrendiği anlar oldu. Eleştiride izlediği yapıcılığı, hoşgörüsü, sorunlara karşı çözüm gücü, Süleyman Yeter’in yoldaşları arasında özel bir komünist olarak değerlendirilmesine ve yaşamlarında bıraktığı izin adı olmasına yetti.

Marksist Leninist Komünist Parti’nin (MLKP) kurulmasından hemen sonrasında, işçi sınıfı içinde çalışmanın önemli bir dönemeci olan “İşçi Konferansı”nın örgütlenmesinin önemli unsurlarından biri oldu Süleyman Yeter. O artık, işçi sınıfının bir önderi olarak devrim ve sosyalizm mücadelesinin en ön saflarında yer aldı.

Süleyman Yeter, 1997 yılının Şubat ayında gözaltına alındı. İşkencede gösterilen direnişte de partisine bağlılığını ortaya koydu. Gebze Hapishanesi’ndeki tutsaklığının ardından işçi sınıfına doğrudan dokunmak ve içinde çalışmak için yeni görevler aldı. DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası’nda Eğitim Uzmanı olarak çalışmaya başlayan Süleyman Yeter, 5 Mart 1999 tarihinde yeniden gözaltına alındı. Yoğun işkencelerden geçirildi. 7 Mart 1999 günü komünist bir işçi önderi olarak ölümsüzleştiğinde, sosyalizm ve partiye bağlılığı yoldaşlarına örnek olurken, işkencedeki tutumu da yoldaşlarına kılavuz oldu. Yoldaşlarının verdiği isimle “Sınıfın öğretmeni” Süleyman Yeter, ölümsüzlüğe uğurlandığında 37 yaşındaydı. Yoldaşları, onun ölümünden sorumlu olan katillerinden hesap sordu ve sormaya devam ediyor.

 

SÜLEYMAN YETER ÖZEL HEDEFTİ

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat’ta tutsak edilmesiyle birlikte Türkiye ve Kürdistan’da yoğun bir devlet terörü yaşanıyordu. İstanbul’da bir çok siyasi çevre, sendika, demokratik kitle örgütü uluslararası komploya karşı tepkilerini dile getiriyordu. Bir çok kurum polis tarafından basılıyor ve gözaltı saldırıları yaşanıyordu. Süleyman Yeter, 5 Mart 1999 tarihinde ziyarete gittiği Dayanışma Gazetesi’nin bürosunun basılması sonrasında gözaltına alındı. Süleyman Yeter’in devletin hedefinde olduğu, gözaltına alındığı andan itibaren belli oldu. İşkenceye ilk götürülenler arasında Süleyman Yeter de vardı. İlk sorgusunda başlayan ağır işkencelere rağmen, birlikte gözaltına alındığı arkadaşlarına durumunun iyi olduğunu söyledi. Bir müddet sonra Süleyman Yeter bir kez daha işkenceye götürüldü. Ancak bu kez hücreye geri getirilmedi. Arkadaşları kuşkulandı, nerede olduğunu sordular. İşkencecilerin yanıtı “diğer blokta” oldu. Katledildiği, gözaltındaki yakınlarını ziyarete giden aileler tarafından rastlantı sonucu öğrenildi ve İHD İstanbul Şubesi’ne bildirildi. Tarih, 7 Mart 1999’du. Katliam haberini alan avukatlar ve İHD yöneticileri hemen başvuruda bulundu. Katliamı gizleyemeyen polisler, Süleyman Yeter’in 7 Mart 1999 pazar günü sabah saatlerinde öldüğünü söyledi.

GÖZALTINA ALINDIĞI YAZILMAK İSTENMEDİ

Ömrünü işçi sınıfının mücadelesine adayan Süleyman Yeter’in katledilme planı daha önceden hazırlanmıştı. Gazetenin basılmasıyla birlikte yaşanan gelişmeler, katliamın planlı olduğunu fazlasıyla gösteriyordu. Polis, henüz gazetedeyken hazırladığı gözaltı tutanağına Süleyman Yeter’in adını bilinçli olarak geçirmedi. Durumu fark eden Yeter ve gazete çalışanları, tutanağa Yeter’in adının da yazılması için diretince, polis ilk hazırladığı tutanağı iptal etti ve gözaltı listesine Yeter’in de adını yazdı. İşkenceye gelir gelmez Süleyman Yeter sorguya alındı ve birinci sorguda ağır işkencelerden geçirildi.

İkinci sorguya götürüldükten sonra Yeter’i bir daha gören olmadı. Ancak aynı gün yapılan bir başka baskında gözaltına alınan Fatma Saygılı’ya işkenceci polislerin “Süleyman’ı öldüreceğiz, senin kocanın da kafasını kopartacağız” tehditleri, katliamın bilinçli olarak yapıldığının diğer bir kanıtıydı.

İşkence, öldürmek için yapıldı. Süleyman Yeter’i işkenceci katillerin hedef seçmesinde bir başka neden ise 1997 yılında gözaltına alındığında gördüğü işkencelerden kaynaklı polisler hakkında açtığı dava da bulunuyordu.

Süleyman Yeter’in katledilmesinden sonra Yeter’in hemen hemen bütün vücudunda rastlanan darp izleri ve kapanmamış yaralar, işkencenin öldürmek için yapıldığını fazlasıyla gösteriyordu. Yeter’in otopsi sonrası alnının iki yanında yaralar tespit edildi. Bir ayak parmağının tırnağı çekilmişti. Boğazında bir el büyüklüğünde kızarıklık ve ayak bileklerini saran morluklar vardı.

İŞKENCECİ, 14 YIL SONRA YAKALANDI

Yeter’in öldürülmesinin ardından sürdürülen hukuk mücadelesi sonucu işkenceci polislerden Ahmet Okuducu, Mehmet Yutar ve Erol Arşan hakkında “işkence sonucu ölüme sebebiyet vermek” suçundan dava açıldı. Ahmet Okuducu, yakalanamadığı için dosyası ayrılmış, Yutar ve Arşan’a 4 yıl 2’şer ay hapis ve 3 yıl kamu hizmetlerinden men cezası verilmişti. 29 Kasım 1999 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkartılan Okuducu, ancak 12 Haziran 2013 tarihinde gözaltına alınabildi. Okuducu, verdiği ilk ifadesinde, Yeter’in sorgu sonrasında oturduğu sandalyeden yere düştüğünü iddia etti. Davada mahkeme heyeti, Okuducu’ya “işkenceyle insan öldürmek”ten 15 yıl hapis cezası verdi. Ancak, failin 4 kişi olması ve asli failin tespit edilmemesi nedeniyle ceza 10 yıla indirildi.

* Atılım Gazetesi’nin 7 Mart 2014 tarihli 108. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 17 Mart 2014, Pazartesi 15:55
Kategoriler: Atılım Dosya, Güncel, Haberler