Beş kardeş

Beş kardeş

VAHAP BİÇİCİ

Batı’da demokrasi havarisi kesilenler, bunun için türlü kılıklara bürünenler, konu Kürdistan olunca devletin tek tip sömürgeci gömleğini kuşanıveriyorlar bir çırpıda. 30 Mart yerel seçimleri yaklaştıkça, çok daha net görülmekte bu durum. Tüm kartlar açıldı. Kimse elini saklama gereği duymuyor artık. Batı’da işler “karışık”. İlişkiler de öyle. Ne var ki, “Kürt sorunu” bir kez daha turnusol işlevi görüyor, tek tek indiriveriyor düzen partilerinin maskelerini. İndirdikçe de aynılaşıyor tüm simalar. Hatları inkarcı sömürgecilikle çizili, bakışlarıyla ölüm kusan tek bir yüz çıkıveriyor ortaya. Kürt halkı iyi tanıyor bu yüzü. İnkar edilen, kimliğinden dilinden yok sayılan, asit kuyularından, faili meçhullerden, yakılan köylerinden, gözaltı ve işkencelerden tanıyor. Hapishanelerinden, zulümlerinden biliyor. Üzerinde hangi “örtü” olursa olsun, aynı devlet ve sömürgecilik dilini konuşanları şimdilerde daha net tanıyor.

Bundandır ki “onlar” da artık “örtü”lerini atmaya başlıyorlar. Dün kapalı kapılar ardında yürütülen ittifaklar, ilişkiler bugün alenen sergileniyor. Objektiflere el ele, kol kola pozlar veriyor, ham hayaller kuruyorlar. En son Bitlis’te; CHP-DSP-DP-MHP-BBP seçimlere ortak bir adayla katılacaklarını açıklayıp alternatif olmaktan bahsettiler! Ne muhteşem bir birlik, beraberlik karesidir bu böyle! Halkımız bu ittifakı “Bitlis’te beş minare” türküsüyle ti’ye mi alır, yoksa bu beşliye beş kardeş yaraşır diyerek silleyi mi çeker, kestirmek zor. Kesin olan bir şey varsa, bu tablonun içinden çıkılması güç bir aczi resmetmesidir.

Beşli ittifak, Bitlis’e özgü bir olgu değil. Bitlis ittifakı düzen partilerinin Kürdistan stratejilerinin izdüşümü yalnızca. Aslına bakılırsa Bitlis ittifakı eksiktir. Orada AKP de vardır. Birçok bölgede diğer partiler ayrı ayrı duruyor gibi görünse de, hepsi BDP’ye karşı AKP’nin arkasına sıralanmıştır. Şu sıralar kanlı bıçaklı görünen AKP-Cemaat klikleri bile Kürdistan’da tek bir “cephe”dedirler. Bunu anlamak için CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’a kulak verelim: “Doğu ve Güneydoğu’da BDP’nin oyları artıyor. Biz, Doğu ve Güneydoğu’da son iki-üç seçimdir fazla oy alamıyoruz. AKP de birçok yeri kaybedecek. Bu, Türkiye’nin geleceği açısından iyi değil.” Yeterince açık! Sırf AKP’ye kaybettirmek adına faşist kimlikleri dahi aday göstermekten çekinmeyen CHP, mevzu bahis Kürdistan ise AKP’nin oy kaybetmesini Türkiye’nin geleceği açısından tehlikeli buluyor.

AKP ve BDP’nin çekiştiği bir yerde “beşli ittifak”ın devreye girmesi çelişki gibi gelebilir. Fakat öyle değil. Sözü yine Umut Oran’a bırakalım: “Vatandaş; kim kazanabilir, AKP’nin gücünü kim dengeleyebilir ona bakıyor, çok fazla ideolojik bakmıyor.” Umut Oran’a göre AKP hızla kan kaybediyor ve halk en güçlü “rakip” kimse ona yöneliyor! Anlıyoruz ki, BDP’ye kayacak kitlelerin önünü almak adına ortaya atılıyor “beşli ittifak!” Son derece “ideolojik” davranıyorlar!

Umut Oran, Taraf Gazetesi’ne verdiği demecinde, “Orada (Kürdistan, bn.) bir sorun var gündeme getirilmeyen. Barış sürecinin getirisi olmadığı görüldü.” Getirisi olmayandan kasıt BDP’nin Kürdistan’da gün geçtikçe güçleniyor olması. “Getiri yok”, AKP oy kaybetmeye devam ediyor! Ne büyük bir sorun.

“Çözüm” önerisi de bir o kadar sorunlu Oran’ın. Daha evvel Kürdistan genelinde aday gösteremedikleri yerlerin, oran olarak yüzde 33’lerden yüzde 15’lere gerilediğini, bunun genel seçimlere kadar daha da aşağılara çekileceğinden bahsediyor. Bulabildiği “çözüm” önerisi bu. CHP’nin daha fazla yerde aday göstermesi! “Bizim orada çok çalışmamız gerekiyor” diyor, Oran. Kürt halkımızın kendilerini neden tabela partisi haline getirdiğini, neden artık yalanlarına kanmadığını sorgulamıyor, anlamak istemiyor. Üstelik CHP, Kürt halkımızın can bedeli mücadelelerle elde ettiği kazanımları da yok sayıyor ve “eskisi gibi” yönetmeyi umuyor. Umut Oran, AKP’den boşalacak alanların kendilerince doldurulabileceğinin hayallerini kuruyor bu aralar. Peki, nasıl olacakmış bu dediğiniz şey? Bitlis ittifaklarıyla mı, Gülen Cemaatiyle kol kola girerek mi? Yoksa Genel Başkanınız Kemal Kılıçdaroğlu’nun dahiyane keşfi “Et Balık Kurumu’nu güçlendirerek” mi olacak bu?

Beyhude çabalar bunlar. Boşa kürek çekiyor, ham hayaller kuruyor CHP’liler. Kürt halkı onlara bakınca CHP yahut AKP’yi değil, tek bir suret görüyor. İnkarcı, sömürgeciliğin çirkin yüzünü. Geriye de yapacakları tek şeyleri kalıyor. 31 Mart sabahı bu yüze şöyle bir bakmak yeterli. “Beş kardeş” izinden anlaşılacaktır.

* Atılım Gazetesi’nin 10 Mart 2014 tarihli 109. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 20 Mart 2014, Perşembe 11:44
Kategoriler: Haberler, Kardeşçe, Makaleler, Politika