Hatalar ayağımıza pranga olmamalı

Hatalar ayağımıza pranga olmamalı

TURAÇ SOLAK

Hepimiz siyasal çalışmalarda yanlış yapmaktan çekiniriz. Kimi zaman yanlış yapmamak adına eylemsizliğe, edilgenliğine düşeriz. Oysa deneyim ve tecrübelerin gösterdiği gelişme ve başarı, yanlış yapmaktan korkmadan farklı yöntemleri kullanarak ve sonuçlar çıkararak mümkün olur.

Zaman zaman hepimiz yanlış yapmamak için eylemsiz kaldığımız olmuştur. Birçok sosyalist “yanlış yaparım”dan hareketle görevlere aday olmamış, kendisine rol biçmemiştir. Bu kaygılı ve sağlamcı yaklaşım, birçok sosyalistin farklı yetenek ve birikimlerinin ortaya çıkmasını engellemiştir.

Bu yaşanan sorunlarımız sadece bugünün genç partililerinin sorunu değil. Özgürlük mücadelesinin her döneminde karşı karşıya kaldıkları kalınan bir sorun. Bu sorunu devrimci önderler tartışmış, ve yaşananlar üzerinden dersler çıkartmıştır. Yıllar önce Lenin de bu konu üzerine şunları söylemiştir. “Akıllı insan, yanlış yapmayan insan değildir. Böylesi yoktur ve olmaz. Akıllı insan odur ki pek vahim olmayan yanlışlar yapar ve çabuk düzeltir” (Sol Komünizm)

Usta Lenin’in sözünden anlamamız gereken şey; iş yapmaktan korkmayın. İş yapan devrimci hata da yapar. Hata yapmayayım diyen devrimci hiçbir iş yapmaz. Bu da zamanla kendi gerçekliğine yabancılaşmayı getirir. Eylemsizliğin gerekçesi olur. Bunun da sorunlara, sıkıntılara yol açtığını tarih bize defalarca göstermiştir.

Kolektif tüm çalışanlarına “Kitlelere hücum edin. Daha fazla sokaklara çıkın” çağrısı yapıyor. Ama biliyoruz ki birçok partili bu çağrıyı kendisine bir görev, talimat olarak görmüyor. Kitlelere gitmeyi, onları örgütlemeyi, bilinçlendirmeyi, yayınları ulaştırmayı, olanaklar yaratmayı başka insanların işi-görevi olarak görüyor. Oysa ki bu çağrı, parti kitlesinin tümüne yapılıyor. Hepimizin doğallığında birçok tanıdıkları var. İnsanlarla paylaşımlarımız var. Yapılması gereken tüm olanaklara mücadele penceresinden bakmaktır. Kim ne katar. Kimle ne yapabilirim. Kimle nereye kadar yürürüm. Kim ne işi yapar vs. hareket edilmeli.

İçinde bulunduğumuz süreç üzerinden yaklaşalım. Seçim çalışmaları hızlanarak sürüyor. İhtiyaç nedeniyle bir birim kurulacak. Süreç açısından bir eylem yapılacak. Böylesi durumlarda, insanlarımız inisiyatif almaktan, kendini önermekten uzak duruyor. Hep ‘hata yaparım’ kaygısı, kendisini çalışmanın öznesi görmemekten hareket ediyor. Kendi sorunlarımıza böyle yaklaşılır, bakılırsa hiç iş yapılır mı? Bu tutumlarla var olan sorunlarımızı aşabilir miyiz? Saflarımızda yeni örgütçü, ajitatör, yöneticiler çıkar mı? Kendimizi çalışmanın asli unsurları olarak görmediğimiz sürece bunları başaramayız.

Hareketli günlerden geçiyoruz. Seçim çalışmaları, mart-mayıs süreci önümüzde. Burjuva rejimin krizi sürüyor. Hata yaparım, yanlış yaparım korkuların, kaygıları bir kenara bırakılarak, tüm enerjimizle ve kendimizi her işin adayı olarak görerek çalışmalara katılma zamanı şimdi.

Bu yürüyüşte, yanlış-eksik yapmaktan korkmayalım. Teorik eksikliğimizi, kendimize pranga yapmayalım. Bilgi ve tecrübenin mücadele içinde kazanılacağını bilerek, çalışmalarda aktifçe yer alalım. Korkularımızı çalışmalar içinde yeneriz. Eksiklerimizi, eylem içinde görür, aşarız.

Başarmak için bu rejimin değişeceğini bilmek, değiştirmek için örgütlü olmak. Örgütlü olmanın işlerin bir ucundan tutmak ve zamanı gelince kendini ateşin ortasına tereddüt etmeden atmak olduğunu düşünmeliyiz. Hata yaparım korkusu, önümüze set olmamalı.

* Atılım Gazetesi’nin 14 Mart 2014 tarihli 110. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 20 Mart 2014, Perşembe 15:53
Kategoriler: Haberler, Politika, Sizlerden