Diktatörün sonu

Diktatörün sonu

E, ne olacak şimdi, bay diktatör?

Savaş düzenine geçtin yine 1 Mayıs’ta…

Yasakladın Taksim’i emeğe…

Demir kafeslerle kuşattın meydanları, sokakları…

On binlerce polisle tuttun bütün yolları, köşebaşlarını…

Tomaları sürdün halkın üzerine…

Gazladın her yeri…

Kurşunladın eylemcileri, vurdun vurabildiğin kadar…

Gözaltına aldın, alabildiğin kadar…

Katliamcı, linççi sivil faşist sürülerini saldın direnişçilerin üzerine…

***

“Atlattın” mı 1 Mayıs’ı?

Gezi ayaklanması korkunu bastırabildin mi?

Öyle mi düşünüyorsun?

Taksim’e giremedi ya işçiler, emekçiler, ezilenler…

“Çapulcular”a bırakılmadı ya meydanlar…

“Baş” olmak isteyen “ayaklar”a sopayla haddi bildirildi ya yeniden…

Yani; basbayağı “yenildiler” ya, bu da bana yeter mi diyorsun?

Nasıl olsa moralleri bozulmuştur…

Ümitleri kırılmıştır…

Dirayetleri zayıflamıştır…

Kafaları karışmıştır…

Hatta aralarında kavga bile başlamıştır, Taksim “kutsal” mı değil mi diye!…

Demek ki 2015 1 Mayıs’ı da “şimdiden cepte” …

Çok bilmiş danışmanların, “öngörü küpü” akıl hocaların böyle mi rapor geçiyor sana…

***

İyi iyi… “Yola devam!” inşallah da…

Ya hesap külliyen yanlışsa?..

Mesela, neden bir tek kişi bile icabet etmedi senin Yenikapı’daki “huzurlu” 1 Mayıs çağrına?…

Emir kulun sendika patronlarının Kayseri’de topladığı “majestelerinin 1 Mayıs’ı” balonu seni kurtarır mı mesela?

Kadıköy’deki “Türk-İş”i 1 Mayıs’la idare ederim dersen, onu bilemeyiz… Ama bizden hatırlatması; onları hiç gören duyan olmadı da…

Velhasıl…Senin 1 Mayıs’ın yok, bay diktatör!… Ve olamayacak hiç bir zaman…

Biz sana, seçim kazanamazsın, hükümet/iktidar olamazsın, Başbakanlık yapamazsın, Çankaya’ya çıkamazsın demiyoruz ki…

1 Mayıs’ı kazanamazsın, “insanlığın yolu”na koyulamazsın diyoruz…

***

İlk sözümüz son sözümüzdür bizim…

1 Mayıs yenilmez…

Taksim teslim olmaz…

Meydanların, sokakların işçi-emekçi ruhu, beş paralık etti yasalarınızı ve yasaklarınızı, gördün yine…

Türkiye ve Kürdistan’ın her yerinde eşitliğin, adaletin, özgürlüğün ve sosyalizmin gür sesi yankılandı halklarımızın dilinden, duydun yine…

Taksim’in yoluna baş koymuş devrimci irade, dimdik ayakta yürüdü üstünüze üstünüze, korktun yine…

Biz sana, kapitalist sömürü düzeninin ve zulüm iktidarının “padişahı” olamazsın demiyoruz ki…

Halka, ezilenlere karşı işlediğin günahların hesabını vermekten kurtulamazsın diyoruz…

İlahi adaletse eğer, orada; “mülk Allah’ındır” diyen imanın karşısında…

Dünyevi adaletse eğer, burada; “ sınıfsız, sömürüsüz dünya” için yürüyen devrim karşısında…

Yani, insanlığın yüce divanı karşında…

***

Biz, Newroz’uz, 1 Mayıs’ız, Gezi’yiz…

Biz, tarihi yapanlarız…

Hep geliriz geçmişten..

Hep yürürüz geleceğe…

Senin gibi diktatörlerden bir şey kalmaz geriye..

Biz, sana bunu söylüyoruz…

Sonunu bilesin diye…

* Atılım Gazetesi’nin 2 Mayıs 2014 tarihli 119. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 2 Mayıs 2014, Cuma 15:34
Kategoriler: Başyazı, Güncel, Haber-Yorum, Haberler, Makaleler