Soma’dan sonra HDP

Soma’dan sonra HDP

ALP ALTINÖRS –

Bazı siyasi momentler (an’lar) kurucudur.

Ayların siyasi tartışmalarıyla, faaliyetleriyle başarılamayan, bir an’da başarılır.

Böyle an’lar bir siyasal hareketin ya da partinin yaşamında kritik dönüm noktalarıdır.

Belki bileşenlerince de hala tam olarak saptanıp analiz edilemedi ama Soma katliamı ve buna karşı geliştirilen mücadele, HDP için tam da böyle bir an’dı. Soma katliamına yönelik büyük toplumsal öfke ve başkaldırının içinde HDP boylu boyunca yer aldı. Etkin ve öncü bir tutum takındı.

Halen, bu an’ın içindeyiz. Halen, halklarımızın Soma katliamının hesabını sormak için öne atıldığı o büyük devrimci-demokratik dalganın içindeyiz. Halen, işçi sınıfının mücadeleci kesimlerinin “Gezi ruhuyla” buluştuğu, Haziran kitlelerinin işçi sınıfının yanında saf tuttuğu kesidi yaşıyoruz.

Ama daha şimdiden, Soma katliamına karşı toplumsal mücadelenin bayrağını HDP’nin en güçlü biçimde dalgalandırdığını söyleyebiliriz.

AKP’nin burjuva muhaliflerinin sessizliğe gömüldüğü Soma katliamı karşısında HDP yekpare bir vücut gibi öne atıldı ve halkın yükselen selinin içinde yerini aldı. Soma işçisinin sesi olma misyonunu özgüvenle sergiledi. İlk sokağa çıkan o oldu. En yaygın biçimde sokağa çıkan da o oldu. Batı’da patlak veren sosyal başkaldırıyı Kürdistan’a yayan ve Kürdistan kentlerinde yüz binleri sokağa çıkaran da HDP’nin mayaladığı bilinçti.

Bu an, yeni bir realitenin şekillenmesine de yol açtı.

HDP’nin devrimin birleşik cephesi olduğu savımız, bir soyutlama düzeyinden, Soma ile birlikte somut bir olgu düzeyine yükseldi.

Soma, aynı zamanda HDP’nin siyaset tarzının siluetini de belirginleştirdi;

a) HDP, sağcılığın, neoliberal kapitalizmin, erkek egemenliğinin, ırkçı tekçiliğin, baskıcılığın, zorbalığın vb. cisimleştiği AKP Hükümetinin tam karşısında konumlanır.

b) Ancak HDP, AKP Hükümetinin karşısındaki egemen sınıf muhalefetinden de (CHP, MHP vb.) kendisini kalın bir çizgiyle ayırır.

c) HDP, ezilen sınıfların ve ezilen halkların birleşik mücadelesini, iradesini, siyasetini ortaya çıkartır.

HDP’nin Soma’yla ilgili pratiği, diğer yandan, BDP’nin daha etkin katılımıyla HDP’nin yörüngesinin bozulacağı, renginin bulanacağı, vb. “endişe” sahiplerine de bir şeyler anlattı.

Soma süreci, Kürt özgürlük hareketinin “emekçi karakterini” sergiledi. Yöneliminin doğrultusunu açıklıkla ortaya koydu. Kürt özgürlük hareketinin HDP’yi Batı’nın toplumsal mücadele güçleriyle buluşturma istek ve iradesini sergiledi.

Soma süreci, Kürdistan’ın yoksul halk kitlelerinin bir işçi katliamı karşısında ortaya koyduğu yüksek politik duyarlılığı gösterdi. Bu anlamda Batı’nın ve Kürdistan’ın emekçi-yoksul kitlelerini katliama karşı eylemde birleştirdi. Kürdistan kentlerinde, liselilerin Soma protestolarına coşkulu canlı katılışı geleceğe dair bir şeyler söyledi.

Batı metropollerinde Kürt emekçilerinin sınıfsal bir gündemde sokağa coşkulu ve canlı akışının pek ala mümkün olduğunu gösterdi.

Kuşkusuz bunların hepsinin toplamı olarak; HDP’nin bu birleşik hareketi örgütlemek bakımından ziyadesiyle elverişli bir araç olduğunu da gösterdi.

Kanımızca, Soma’dan sonra, HDP’yle ilgili tartışmalar da daha ileri bir düzeyden kurulmalıdır.

Soma öncesinde dile getirilen kimi kaygı ve endişeler ortaya çıkan pratiğin süzgecinden geçirilmelidir.

HDP artık, hem siyaset gücü hem de örgütlenme bakımından “Soma pratiği düzeyinde” nasıl yapılanacağını tartışmalıdır.

* Atılım Gazetesi’nin 23 Mayıs 2014 tarihli 122. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 23 Mayıs 2014, Cuma 17:07
Kategoriler: Büyüteç, Haber-Yorum, Haberler, Makaleler