Üstündağ: HDP kadınları merkeze alan politikalar üretmeli

Üstündağ: HDP kadınları merkeze alan politikalar üretmeli

Nazan Üstündağ

Halkların Demokratik Partisi’nin kadın politikası, sandıklara yansımadı. Yrd. Doç. Dr. Nazan Üstündağ, bunun nedenlerine dikkat çekerken, çözüm olarak yerel çalışmaya işaret ediyor: “Bir kere muhakkak kadınları merkeze alan, onların hayat bilgisini merkeze alan, ihtiyaçlarına cevap veren yerelde kendini var eden politikalar gerekli.”

HABER MERKEZİCumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarında kadınların oy tercihleri etkili oldu. Kadınlar erkeklere benzer aday tercihinde bulunsaydı seçim 2. tura kalacaktı. Recep Tayyip Erdoğan, kadınlardan, Selahattin Demirtaş ve Ekmeleddin İhsanoğlu ise erkeklerden genel ortalamanın üzerinde oy aldı. Erdoğan erkeklerin yüzde 48, kadınların yüzde 55’inin desteğiyle ortalama yüzde 51.8’e oya ulaştı. Toplam yüzde 38.4 oy alan İhsanoğlu, erkeklerin yüzde 40.9, kadınların ise yüzde 35.9’unun oyunu aldı. Demirtaş ise erkeklerin yüzde 10.7, kadınların yüzde 9’unun desteğini kazandı.

Peki, AKP’nin kadın düşmanı politikalarına rağmen Erdoğan nasıl kadınlardan oy alıyor? Bir kadın partisi olduğunu söyleyen ve özellikle kadın temsiliyeti konusunda önemli çalışmalara imza atan HDP nerede yanlış yapıyor? Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Nazan Üstündağ yanıtladı:

AKP Hükümeti’nin cinsiyetçi ve kadın düşmanı politikaları bilinmesine rağmen, AKP’nin kadınlar tarafından yüksek oy olmasını neye bağlıyorsunuz?

Bu aslında özel araştırma yapılması gereken çetrefil bir konu. Önce şunu belirtmek gerekir ki AKP iktidara geldiğinden beri ekonomik ve politik düzenini belli bir cinsiyet rejimi dolayımıyla oluşturdu ve yaygınlaştırdı. Bu cinsiyet rejimi belli kadınları ve kadınlıkları güçlendirirken diğerlerini güçsüzleştiriyor, hatta ölüme terk ediyor. Güçlendirilen kimdir, kenidini aile içinde tanımlayan kadın. Bu kadına AKP, erkek karşısında bir dolu güç kazandırdı. Mesela şartlı nakit transferlerini kadınlar hesabına yatırmaktan, çocuk izinlerinin uzatılmasına, part-time işin kolaylaştırılmasından, evlilik tazminatlarına kadar. Okumaları için yurtlar açtı, modern çocuk eğitimini tüm mahallelerde yaşayanların erişebileceği bir şey haline getirdi. Kadınların en çok arzu duydukları şeylerden biri akrabaların arttırdığı iş ve duygusal yükün azalmasını sağlayacak çekirdek aileleri kurmaktır. Bunu mümkün kılacak alanları TOKİ’lerle sağladı. Muhafazarlık üzerinden yine yoksul kadınların en büyük belası olan içki tüketimini azalttı, zorlaştırdı, kadınların gezebilecekleri, spor yapabilecekleri muhafazakar parklar oluşturdu vs. Çoğaltılabilir. Bu açıdan baktığınızda AKP, Türkiye toplumunda yaşayan tercihleri, arzuları ve duygulanımları geçmiş dönem hükümetlerin sağ-modern yönetimleri ile şekillenmiş kadınlara cevap olan bir parti oldu. Bu açıdan oyunun bu kadar yüksek olması beklenen bir şey. Öte yandan, işte tam da az önce bahsettiğim cinsiyet rejimi içinde yer alamayan kadınlar içinse AKP ta başından beri son derece düşmanca bir tavır benimsedi. Bu önce “çocukları taş atan” Kürt kadınlarıyla başladı hatırlarsanız. İlk düşman, değişmesi gereken, uygunsuz kadın onlardı. Sonra bu gittikçe genişledi. Çok çeşitli kadınlık biçimleri gayrı meşru, anlaşılmaz, acınmaz ilan edildi. Kadına karşı şiddetin artması kadınların tamamını dışlayarak değil bazı kadınlıkların ihya edilip bazı kadınlıkların cezalandırılmasıyla olur zaten.

HDP, kadın partisi olduğunu belirtiyor. Bu politikası sandıklara yansıyor mu? Yansımıyorsa neden?

Hayır kesinlikle yansımıyor. Tam tersine. MHP ve HDP’nin ikisinin ortak sorunu bu. İkisinde de erkeklerin oy oranı kadınlarınkinin üstünde. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu fark iyice artmış İSOS verilerine göre. HDP özelinde bakacak olursak özellikle yoksul kadınlar arasında kadınların HDP’ye oy oranı erkeklerin neredeyse yarısı kadar, İstanbul’da yoksul Kürt kadınları arasında HDP oranı neredeyse orta gelir grubu Türk kadınlarının oranına eşit. Üstelik bu tablo uzun zamandır değişmiyor.

Şimdi bunun bir çok sebebi var. En önemlisi sosyal politikalar. Burada sadece şartlı nakit transferini değil, özellikle yoksul kadınları ilgilendiren sağlık reformlarını, ayrıca mekan düzenlemelerini kastediyorum. Bakın ilginçtir mesela AKP’nin ulaşım ücretleri açısından baktığımızda sosyal politikası yoksulu kayırmaz ama zaten yoksul kadınların hareketsiz olacağını hesaplıyor ve hareketi de cesaretlendirmiyor.

Neyse HDP’nin yerelde ki görüntüsü, kurduğu mekanlar kadınları ne kadar kapsıyor, teşkilatlarda kadınlar ne kadar yer alıyor, farklı kadın kesimlerini içerecek zenginlikte politikaları var mı, gündelik hayatın içinde ne kadar yer alıyor, yerellerdeki kadınların yaşam bilgisini ne kadar merkeze alıyor, adaylıklarda hangi kadınlara yer veriyor, kadınlara ne kadar güven veriyor, ne kadar kadın dilini, ilişki biçimlerini hakim kılıyor, kadınları olduğu gibi ne kadar kabul ediyor? Bu sorulara cevap verirsek sanırım neden kadın politikasının sandıklara yansımadığını da anlarız.

Soma konuşulup duruluyor mesela seçimlerden sonra. AKP kadın kolları olaydan bir iki gün sonra evlerde başsağlığındaydı. Bu kadınlar açısından sandığa yansıyor. İşçiler ne kadar AKP karşıtı olsa da.

HDP’nin gerçek anlamda bir kadın partisi olabilmesinin (sadece seçimler için değil) yolu nedir?

Yerel çalışma. Bir kere muhakkak kadınları merkeze alan, onların hayat bilgisini merkeze alan, ihtiyaçlarına cevap veren yerelde kendini var eden politikalar gerekli. Kadınlara nasıl bir dünya vaat ettiğini söyleyen değil, gösteren bir siyaset. Çok daha fazla kadın görünürlülüğü, tüm kadınları içeren bir dili benimseyen, kadın ortaklığından taviz vermeyen bir çatı. Bunlar var denerek olan şeyler değil, yapılarak üstelik de yerelden başlayıp yapılarak olacak şeyler.

Kadınlar dışarıdan “bilinç” getirmeye en tepki gösteren gruptur. Bundan muhakkak kaçınmak lazım. Onların yaşam seçimlerini benimseyen bir yerden siyaset yapmak lazım. Ayrıca farklı kadınları bir araya getiren barış siyaseti de önemli. Alevi, Kürt, Müslüman, genç, yaşlı kadınları bir araya getiren siyasetler önemli.

* Atılım Gazetesi’nin 22 Ağustos 2014 tarihli 135. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 22 Ağustos 2014, Cuma 11:10
Kategoriler: Güncel, Haberler, Kadın