Kazanımı HDK’de örgütlemek

Kazanımı HDK’de örgütlemek

SARA ROBER – 

10 Ağustos günü gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimleri, bir ilk olması bakımından önemliydi. Ancak bundan da önemli olan olgu, bu seçimlerin tarihi bir dönemeç niteliği taşımasıdır. Seçim sonuçlarının politik arenada yarattığı sarsıntı, faşist devletin temellerine dokunarak zaten halihazırda var olan yapısal nitelikteki rejim krizini en üst boyuta taşımıştır. Burjuva siyasetin derinlerine nüfuz eden krizin sancıları, çelişki ve çatışmalar derinleştikçe yeni saflaşmaları yaratmış ve 90 yıllık faşist rejimin statükocu güçlerini tarihin çöplüğüne doğru itmiştir.

CHP-MHP ittifakının yaşadığı hazin son bunu açıkça ortaya koymuştur. CHP, bu seçimlerde en büyük yenilgisini almıştır. AKP ise burjuva politik arenanın yeni statükosu olarak yoluna devam ederken, aynı zamanda rejim krizinin çatlakları içinde Pirus zaferini ilan etmiştir.

AKP, CHP, MHP’de seçim sonuçlarının yarattığı çelişki ve çatışmalı süreç aynı zamanda sistemin kendini üretmede yaşadığı tıkanmayı ifade eder. Ezilenlerin HDP’ye yönelmeye başlaması da sistemin krizini derinleştiren temel olgulardan birisidir. Ezilenlerin seçeneksizlik girdabında yönünü yeni olana, yani HDP’ye daha güçlü çevirmesi bundan sonraki mücadele döneminin temel sorunudur. Burjuva politikada CHP ve MHP’nin erimesiyle birlikte AKP’nin hegemonyasının güçlenmesi aynı zamanda burjuva politik arenadaki cepheleşmeyi de ortadan kaldırmıştır. Dolayısıyla, demokratik devrimci cepheyi temsil eden HDP’nin karşısında yalnızca AKP’de cisimleşen tek bir cephe kalmıştır.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin başarısı ülkemizin demokratik devrim mücadelesi bakımından önemli bir dönemeçtir. HDP, Demirtaş’la birlikte önemli bir çıkış yapmıştır. HDP’nin oy oranının yüzde 50 artması, sadece niceliksel değil, niteliksel bir değişimi de ifade eder. HDP, ezilenlerin bilincinde yer edinmiş ve bir alternatif haline gelmiştir. Somut politik bir hedef ve birleşik mücadelenin yarattığı güçlü bir iradeyle kitleler nezdinde umut yaratmaya başlamış, özgürlük, emek ve barış mücadelesinin esas tarafı olduğunu ortaya koymuştur. Birleşik mücadelenin ve Haziran ayaklanmasının kitlelerde yarattığı bilinç düzeyi, örgütlü bir zemin ve adres olarak HDP’ye yönelmeye başlamıştır. HDP, ezilenlerin tüm kesimlerinin talep ve hedeflerinin birleştiği politik cephedir. Kürdistan’da gelişen devrim, Batı’ya doğru genişlemeye başlamış ve birleşik devrimin güçlü zemini olmuştur. Devrim mücadelesinin kanalları genişlemiş ve devrimin güncelliğinin politik ve örgütsel boyutu önümüzdeki dönemin somut bir görevi haline gelmiştir.

HDP, yüzde 10 barajını aşma noktasına gelerek kitlelerle arasına koyduğu seti yıkıp geçmiştir. Dahası yüzde 10 barajının delinmesi 90 yıllık tekçi faşist sömürgeci düzenin kitlelerin bilincinde yarattığı şovenizm perdesinin de yırtılmaya yüz tuttuğunun göstergesidir. Yüzde 10 barajı, tıpkı sistemin kendisi gibi çürük bir duvara dönüşmüştür. Bu çürük duvarın, ezilenler tarafından yıkılacak bir duruma gelmesi, sistem krizini koşullayan temel etmenlerden birisidir. HDP’nin çıkışının özü budur. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın HDP kongresinde yaptığı konuşmada, HDP-HDK’nın zamanı gelmiş bir proje olduğu yönündeki tespiti bu gelişmeyle birlikte gerçekleşmiştir. “Yeni yaşam” böyle bir doğrulamanın içinde belirmiştir.

Sistem partileri seçim sonuçlarıyla birlikte yeni krizlerin içine girerken, HDP güçlü dinamik bir zeminde, birleşik mücadele kanallarını genişleterek koşusunu sürdürecektir. HDP, böyle bir özgüven ve temiz bir sayfayla aldığı oy oranını örgütlü güce dönüştürecek, bunu doğrudan demokrasinin kanallarıyla kitle inisiyatifini güçlendirecektir.

HDP’nin seçimlerde elde ettiği kazanımın örgütsel görevleriyle tartışılması gerekir. Zira politik etki ancak örgütsel güçle bir anlama kavuşur ve buradan güçlenerek stratejik amacına ulaşır. Bu bakımdan doğrudan demokrasinin kanalları olarak öngörülen HDK’nın yerel meclis örgütlenmelerinin oluşturulup kitle inisiyatifinin geliştirilmesi ertelenemez çalışmalarıdır. Dahası, Gezi ayaklanmasıyla açığa çıkan örgütlenmeler HDK’nın temel kaldıraç noktalarıdır. Ki, serhıldan ve ayaklanmanın birleşik devrim kanalından akarak genişlemesinin temel ayakları bu örgütlülüklerdir.

* Atılım Gazetesi’nin 29 Ağustos 2014 tarihli 136. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 29 Ağustos 2014, Cuma 15:33
Kategoriler: Büyüteç, Güncel, Haberler, Makaleler