Öz savunma zorunluluğu

Öz savunma zorunluluğu

EFE DAĞLI –

IŞİD’in konjonktürel bir hareket olmadığı günden güne netleşiyor. Rojava’da tipik kontrgerillacılık yapan bu faşizan örgüt, Irak’ta önemli bir toplumsal tabana sahip. Üstelik Irak’taki ABD karşıtlarını kendi şemsiyesi altında toplamaya çalışıyor.

ABD, şimdiden IŞİD’le 5 yıllık bir savaşı planlıyor. Almanya, aynı zamanda, bu örgütün Katar’ın aktif desteğini aldığını açıklayarak Katar’ın hamisi Türkiye’yi de suçluyor. Türkiye devletinin IŞİD’e katkılarının haddi hesabı yok. Gün geçtikçe, özellikle IŞİD riski büyüdükçe, Türkiye’nin IŞİD’in hamisi olduğu kanaati de güçleniyor.

Pragmatik ABD için süreçlerden çok an’lar önemli. Kürdistan dahilinde IŞİD’i bozguna uğratan PKK bütün dünyada prestij kazanırken ABD, PKK’yi “terör listesinden çıkarma” gibi bir elma şekeriyle kandırmanın rüyasında. Elbette işe yaramayacaktır bu hamleler, ancak, PKK de uygun taktiklerle kendine yönelen yaygın uluslararası sempatiyi stratejisinin dolaylı yedeğine çevirecektir.

Yaşananları İmralı’dan yapılan analiz ve uyarıların da yardımıyla önceden fark eden PKK güçlerinin bu doğrultuda Kürdistan’daki en hazırlıklı güç olduğu Şengal’deki katliam ve direnişle yeniden ispatlandı.

Gerillanın acil eylem planı ve müdahalesi Êzidîleri toplu katliamdan, bir tür soykırım halinden kurtardı. Ancak gerillanın “halkın fedaisi” formatında mücadele etmemesi kayda değer. Halka yönelen hayati tehlike hali bertaraf edildiği andan itibaren gerilla güçleri, bizzat Êzidî halkının silahlanmasına, öz örgütlenmesini sağlamasına katkı sunmayı öncelemiştir. Direnişin sonuç vermesi bakımından bu hamle önemlidir. Bilinen anlamıyla öncü savaş mantığının, halkı basit-zayıf izleyici pozisyonuna sürükleyen sınırlı güçlerin profesyonel savaşının kalıcı direnişlere yol açma imkanını daha da yitirdiğini, bu arada yeni koşullar altında halkın bizzat katıldığı, örgütlediği savunma savaşlarının öne çıktığını Rojava ve Şengal örnekleri de bize somut biçimde gösteriyor. Her direniş, her savaş deneyimi yeni imkanlara işaret etmesi bakımından ayrıca ve başlı başına analiz etmeye değer. Şengal halkının bizzat katıldığı, örgütlediği savaşımların kalıcılığına son kanıt sayılabilir rahatlıkla.

Meselenin bizleri ilgilendiren diğer bir boyutu da Ortadoğu çeperinde her halkın, her inanç grubunun kendi öz savunma gücünü inşa etmeye mecbur olmasıdır. Silahlanmayan, öz savunmasını gerçekleştirmeyen hiçbir kesim bu cangılda varlığını devam ettiremez. Konu bizi ilgilendiriyor, çünkü bu coğrafya için de geçerli bir durumdan bahsediyoruz. Burada bir paradoks var ayrıca. Ortadoğu kaynadıkça Türkiye’de sivil toplumcu, içeriksiz, barışçı eğilimler de öne çıkıyor. Bu kesimlere 6-7 Eylül’den Maraş’a, Sivas’a onlarca örnek göstermeye gerek yok aslında. Durum ortada. Rejimin kolladığı IŞİD gibi yapılar (yarın bunların isimleri, sayıları değişebilir) bu topraklarda da aynı kafayla örgütleniyor. Şengal’e saldıranların yarın Kürt veya Alevi yoğunluklu semtlere saldırmayacaklarını kim garanti edebilir.

Türkiye’de bunlar hep tecrübe edildi. Hala öz savunmayı başa almamak, demokratik cephenin bu ayağının, halkla beraber inşa edilmesinden uzak durmak bir tür toplu intihardır. Alevilerden LGBTİ’lere bütün ezilenlerin kendi öz savunma donanımlarını sağlamaları zorunludur. Çünkü Türkiye’de büyük toplumsal çatışmalar bir kibritin ucundadır. Çünkü tekçi, despotik devlet yapısının içerdiği zehirle milliyetçilik toplumsal bilinç halini almıştır. Çünkü aynı devlet şimdi de mezhepçiliği toplumsal bilinç haline getirmeye çalışıyor. Bu Ortadoğu şartlarında böylesi ideoloji yüklemelerinin yol açacağı katliamların yanında Sivas’ın sözü bile edilmez. Öz savunmalarını sağlamasalardı, şimdiye dek Kürtlerin darmadağın edilmiş olacağını söylemeye gerek var mı?

Şengal’den Türkiye metropollerine dek her yerde halkın özgürlük ve adalet mücadelelerinin sonuç alması, aynı zamanda güçlü-yaygın bir öz savunma ile mümkündür.

* Atılım Gazetesi’nin 29 Ağustos 2014 tarihli 136. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 29 Ağustos 2014, Cuma 15:40
Kategoriler: Haber-Yorum, Haberler, Sizlerden