Yeni yaşamın mekansal inşası için temel atmaya

Yeni yaşamın mekansal inşası için temel atmaya

ÖNER GÜNEŞ-

Emperyalizmin zafer naraları ile girdiği 21. yüzyıla, Kobanê zaferi büyük direnişi ile adını kazıdı. Kobanê, DAİŞ çetesinin en modern silahlarına karşı insanlık onuru oldu. Tıpkı Filistin gibi, “tanklara karşı taş” diyerek insanlığa armağan etti zaferini. Coğrafyada savaş devam ederken, devrim yeni görevlerle karşımıza çıkıyor şimdi: Kobanê’nin mekansal inşası! Fakat bundan önce, bizlere uzun bir “asla unutmayacaklarımız” listesi bırakan Kobanê zaferine dair birkaç noktayı tekrarlamakta fayda var.

TÜRKÜ SÖYLER GİBİ YAPILMIYOR YAPI

Ortadoğu’nun kalbinde, küçük bir şehir Kobanê. Büyük umutlarla yeşeren zaferin harcı, bedenlerini siper ederek toprağa bırakanlar oldu. YPG/YPJ savaşçıları… Sibel, Kader, Oğuz, Nejat, Serkan! Onlar, özgür bir gelecek için sınırları parçalayanlar. Deprem görmüş yıkık bir kenti andırsa da şimdi, mayasında özgürlük olan bir devrimi emanet ediyor halkına. Bu yüzden meselemiz öncelikli olarak teknik bir mesele değil, devrimden öğrenmektir, devrimle birlikte üretmektir. Kobanê zaferi, “son kötü günleri yaşıyoruz belki/ilk güzel günleri de yaşarız belki” diyerek yarına seslenirken, bütün bildiklerimizi yeniden şekillendirmeye çağırıyor.

SEN DEĞİLSEN KİM?

Kültürüne ve tarihine kopmaz bağlarla inşa edilecek şehir, Ortadoğu için de yeni yaşamın bir adresi, umudu olacak. Tam da bu nedenle, Erdoğan’ın “Oradaki yıkılan yapıları kim yapacak?” şeklindeki çıkışı, sorunu inşaat sorunu olarak algılamasının çok ötesinde. Savaş sürecinde saldıramadığı Rojava’ya bu yolla girmenin kapısını açmaya çalışıyor. Biz de, insani yardım koridorunun açılması ve teknik elemanların yüzlerini Kobanê’ye dönmesi için söylüyoruz sözümüzü: “Sen gelmezsen TOKİ gelecek!” Sözümüz aynı zamanda, TMMOB’nin devrimci önderi Teoman Öztürk’ün 12 Eylül darbesinin hemen öncesinde söylediği şu sözler de bugün için pratik bir ayna olacaktır: “…Yüreğimizdeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürme yolunda inançlı ve kararlıyız…”

TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, Kobanê’ye giderek yaptığı ilk incelemeler sonucunda kentin yüzde 80’nin hasarlı olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler ise uydu fotoğrafları ile hazırladığı raporda 3200’den fazla binanın hasarlı olduğunu belirtti. Geçici yöntemlere başvurmayacak yeniden inşa süreci, uzun zaman alacak. Kentin öncelikli ihtiyacı, patlamamış mayın ve havan toplarından temizlenmesi. Hemen ertesinde kent ile ilgili ayrıntılı raporlar hazırlanmaya başlanabilecek. 
Yeni yaşamın parolası, dünyadaki birçok deneyimi içermesi ve onu aşma iradesi ortaya koymasıdır. Mekansal inşa için de durum aynıdır. Yeniden inşa, altyapıdan ortak kullanım alanlarının oluşturulmasına, tarım ve hayvancılıktan enerji sorununa kadar birçok konuyu içeriyor. Bu geniş yelpaze herkesin bir tuğla koyabileceğini gösteriyor; bilgi, deneyim paylaşımından Kobanê’de çalışmaya kadar.

Kobanê’deki yeniden inşa, insanlığın onuru ve özgürlüğüdür. Gezi ile Kobanê arasındaki bağı güçlendirmek adına atılacak en önemli adımdır. Mühendis, mimar, şehir plancılara çağrımız, “Yaz Stajı için Kobanê’ye!” Bu çağrı, sadece öğrencilere dönük değil, aynı zamanda teknik elemanlara da dönüktür; yeni yaşamın harcı olmak; devrimle birlikte öğrenmek ve üretmek için!

* Atılım Gazetesi’nin 27 Şubat 2015 tarihli 162. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 1 Mart 2015, Pazar 16:37
Kategoriler: Haberler, Politika