Çekirdek çitlerken Rojava devrimini çekiştirmek

Çekirdek çitlerken Rojava devrimini çekiştirmek

EFE DAĞLI –

Yürüyüş Dergisi çevresi, Rojava devrimine devrim demiyormuş!

Yürüyüş endişelenmesin, bu yolda yalnız değil. Etrafı epey kalabalık.

Bilumum ulusalcı, milliyetçi de Rojava’ya devrim demiyor.

Her şeyin en iyisini bilen Yürüyüş önümüze düşse ve Rojava’da devrim nasıl olurmuş pratikte gösteriverse! Güzel olur.

Öğrenmeye hazırız.

Buyursun gelsin!

Yürüyüş’te emperyalizm lafları bol kepçe!

Güzel… De!

Rus emperyalizmine dayanan Esad’ı neden destekliyor? Mesela, neden Esad’a konser vererek Rus emperyalizmine dayanan Esad’ı zemzem suyuyla yıkamayı seçiyor?

Peki, Yürüyüş 6-8 Ekim serhildanında neden yok?

Kobanê’deki saldırganlığa karşı neler yaptı?

Vaktimiz var, anlatsın dinleyelim.

Yürüyüş, gerek Rojava devrimi ve Kobanê direnişi, gerek kuzeydeki Kürt özgürlük mücadelesi ile ilişkili an itibariyle ne yapıyor ne üretiyor?

Mutlaka haberi vardır, Esad diktatörlüğü DAİŞ faşistlerini yenen Kürtleri muhatap kabul etmeye hazır olduğunu söylerken, Yürüyüş Esad’dan çok Esadçılık yapmakla ne murad ediyor?

Yürüyüş, Rojava devrimine devrim demiyormuş!

Kobanê bir bilgisayar oyunu demek.

Kulp takmak…

Bu ne ki ya, ben çok daha iyisini yaparım…

Siz bilmezsiniz ben bir zamanlar…

Kısacası, Trakya şivesiyle “masalla, masallaa”.

Rojava devrimi karşısında Yürüyüş budur!

Şimdi de kitlesini Zaloğlu Rüstem anlatılarıyla Rojava devrimi diye bir durum olmadığını ikna etmeye ve kendisine inandırmaya çalışıyor.

Bu, apaçık bir tıkanmanın dışa vurumu. Birkaç genel geçer tekrara sığınarak siyasetsiz kalmak, politikanın dışına düşmek bir hareketi tam da bu hale getirir.

Yürüyüş’ün kendisini tekrar etmek dışında söyleyecek hiçbir sözü yok.

Üstelik beş cümlelik bıktırıcı tekrarını tutarlılık etiketiyle dolaşıma sürer.

Yürüyüş, şu anda politika sahasının hiçbir yerindedir. Yapıp ettikleri onu devrimci demokrat kamuoyundan tecrit etmiştir. Çeşitli zamanlarda gerçekleştirilen tekil pratikler olmasa, Yürüyüş adlı bir çevrenin devam edip etmediği bilinmez hale gelmiştir.

Sürekli karamsarlık, kötümserlik, sol ve Kürt karşıtlığı üreten bu çevrenin önerdiği somut hiçbir şey yok.

Yürüyüş, Kürt özgürlük mücadelesine karşı tahammülsüzlüğünü “milliyetçiler” söyleminden tutalım, gidebildiği her yere kadar taşımakla nesnel olarak Türk orta sınıfların milliyetçi hassasiyetlerinin suyuna gitmektedir.

Biliyorsunuz, Yürüyüş “söz keskini” bir dergi.

O olmaz, şu yetmez, ötekisi anlamsız vs. vs.

Güzel, o halde nasıl oldurulduğunu, yettirildiğini gösterin.

O reformist, şu oportünist, beriki düzen içi vs. vs.

Buyurun sizi şöyle alalım “öz hakiki devrimcilik” nasıl oluyormuş gösterin.

Yürüyüş, Rojava’ya devrim demiyormuş.

Böylece Yürüyüş, giderek azalan ağırlığını kaybediyor ve sözü ucuzluyor.

Yürüyüş, Rojava ve Kobanê konusunda dört başı mamur bir lafazandan başka hiçbir şey değil! Kendisini bu noktaya çivileyen bizzat Yürüyüş’ün zihinsel kalıplarıdır.

Ateşten günlerden geçen Rojava’da savaş ve devrim var.

DAİŞ faşistleri saldırıyor, mevzi mevzi savaşılıyor darbeler vuruluyor, kayıplar veriliyor.

Yüzlerce devrimci şehit düşüyor Rojava topraklarında.

Neredeyse her yaştan, her milliyetten onur ve özgürlük savaşçılarıdır onlar.

Kimi okulunu, kimi ailesini, kimi ülkesini, kimi çocuklarını bırakıp akın akın Rojava devrimine katılıyor, dövüşüyor ve ah demeden ölüyor.

Son derece gürültüsüz biçimde “sıra neferi” olarak toprağa düşüyorlar.

Bakın adlarını bile sayamıyoruz artık. Her gün memleketin dört bir yanındaki mezarlıklara yeni ölümsüzler defnediliyor. Arkalarından dualar ediliyor, sloganlar haykırılıyor, bıraktıkları silahlar yeni ellerde yükselerek devrim düşmanlarına doğrultuluyor.

Devrim neymiş ve nasıl oluyormuş, kalbini mücadeleye yatıran herkes Kobanê’ye bakarak görebilir.

Kahramanlığın, direnişçiliğin büyük bir mütevazılıkla yapıldığı, düşman taarruzu altında ölümün su içer gibi, güler gibi, sohbet eder gibi karşılandığı bir mücadelede devrimin zaferi kaçınılmazdır.

Ancak ve sadece bir devrim tutkusu insanları böylesine kanatlandırabilir.

Rojava’da hala dövüşülüyor. Rojava’da dövüşülecek!

Rojava bizim kalbimiz. Rojava’da ülke ve özgürlük için savaşanlar onurumuz!

Yürüyüş, Rojava devrimine devrim demiyormuş.

Hadi canım sen de!

* Atılım Gazetesi’nin 20 Mart 2015 tarihli 165. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 20 Mart 2015, Cuma 17:30
Kategoriler: Güncel, Haberler, Makaleler, Polemik, Politika