Rojava’nın komünist şehitlerinin mesajı

Rojava’nın komünist şehitlerinin mesajı

serkan-nejat-sibel-oguzMarksist Leninist Komünist Parti’nin (MLKP) merkezi yayın organı Partinin Sesi’nin Ocak 2015 tarihli 82. sayısında yer alan “Rojava’nın Komünist Şehitlerinin Mesajı” başlıklı yazı, Rojava şehitleri Serkan Tosun, Suphi Nejat Ağırnaslı, Sibel Bulut ve Oğuz Saruhan’ın ardından yazıldı. Komünist öncünün Rojava devrimi ile kurduğu ilişkinin yanı sıra devrim savunmasında ölümsüzleşenlerin yükselttiği çağrılara dikkat çeken yazıyı güncel öneminden dolayı yayımlıyoruz

Rojava devriminin savunulması, daha özel örneğiyle de, Kobanê ve Şengal direnişleri MLKP’nin güçlü devrimci niteliklerini çok geniş yığınlara gösterdi. Bu süreç, aynı zamanda, MLKP’yi, soyuttan somuta, genelden özele, ilkeselden pratiğe hattındaki gelişim çizgisinde daha ileri sınırlara ulaştırdı, düşünsel ve pratik potansiyelini harekete geçirdi. Gündemine yeni sorun ve görevler taşıdı.

Olguya soru soracak olanların yanıtlaması gereken şudur: Neden devrimci hareketin başkaca bölükleri değil de MLKP tam zamanında Rojava’daydı? MLKP’nin Rojava’da ne işi vardı?

2012 Ağustos’unda Rojava devrimine katılan, 2013 Mart’ında Rojava örgütünü kuran ve aynı yılın Ağustos’unda halklarımıza Rojava devrimini savunma çağrısında bulunan MLKP ‘nin bu tutumu bir tesadüf müydü, yoksa onun devrimci ve bir yönüyle Kürdistani, bir yönüyle enternasyonalist niteliklerinin koşulladığı bir durum muydu?

Partimizin 20 yıllık gelişiminin devrimci bir eleştirel analizine girişenler, Rojava adımı ve eyleminin, komünist öncünün teorik, siyasi ve ideolojik kavrayış ve pratiğinin hazırladığı bir “sonuç” olduğunu teslim edecektir.

Kongre kararları ve perspektifleri başta olmak üzere, kağıda dökülmüş “en devrimci” sözlerin bile kendi başına, pratiğin dışında elbette bir hükmü yoktur. Devrimci irade ve eylem, devrimci özeleştiri ve pratikleştirilmesi, devrimci özveri ve emek olmaksızın, görev ve olanaklarla doğru ilişkilenmek, özneleşmek elbette mümkün değildir. Somut, maddi gerçeğe dayanan devrimci iyimserlikle donanmadan, müdahale etme, dönüştürme, yenilenme, kendi sınırlarını aşma hızı ve temposunda niteliksel gelişmeler elbette sağlanamaz. MLKP, kendisine bu ölçülerle yaklaşmayı yöntem edindiği için zayıflıklarıyla, gerilikleriyle, yetmezlikleriyle, hayal gücü ve iradesinde ortaya çıkan sınırlanmalarla mücadele kararlılığını elden bırakmamış, dönemsel zikzaklara rağmen çizgi sürekliliğini sağlamıştır.

20 YILLIK SINAV

MLKP’nin Birlik Devrimini “ömürsüz bir girişim”-“ilkesiz birlik”, devrimi örgütleme ve irade vurgusunu “volontarizm”, mücadelenin politik askeri biçimleriyle ilişkisini “taklitçilik”-“sol sapma”, yerüstü mücadelesi ve örgütlenmesi zihniyetini “legalizm”-“liberalizm”, Kürt ulusal özgürlük talebi karşısındaki duruşunu “sınıftan kopma”, devrimci ve antifaşist hareketin cepheleşmesi düşünce ve pratiklerini “ilkesizlik”-“özgücüne güvensizlik”, PKK önderliğindeki ulusal devrimci ve ulusal demokratik mücadeleyle ilişkisini “kuyrukçuluk”, devrimci bir stratejinin üzerinden atlayamayacağı “Türk-Kürt”, “Sünni-Alevi”, “laik-şeriatçı” karşıtlıklarının tanınmasını ve devrimin gelişim çizgisinde hesaba katılmasını “sınıf dışılık”- “bu karşıtlıklara dayalı iç savaş düşüncesi”, bölgesel devrim, bölgesel demokratik ve sosyalist federasyonlar tezlerini “fantazi”-“öykünme”, 3. Enternasyonal’e ruhunu veren ve eyleminde ışıldayan dünya devrimi perspektifini yükseltmesini, proleter enternasyonalizmi tahrip eden bürokratizmi yıkma yönelimini “Troçkizm” olarak niteleyenlerin sözleri, yalnızca MLKP’yi, Birlik Devrimi zihniyetini, MLKP’nin, öncellerinin, devrimci hareketin ve “genel ayaklanma” hattındaki 60’lar sonrası dünya komünist hareketinin devrimci eleştirisi temelinde var olduğunu anlayamamakla değil, en az bu ölçüde, grupçulukla, küçük burjuva kibirle, teorik yoksullukla, yenilenme iradesindeki zayıflıkla bağlıydı. 20 yıllık sınav, MLKP’nin Marksist Leninist, devrimci kimliğini açık biçimde ortaya koydu. Bizim için sorun, tüm bu konularda, partimizin teorik ve pratik gelişim temposunun yetersizliğinin sorgulanması ve aşılmasında cisimleşmektedir.

Bugün böyle bir temponun kazanılması, partinin tüm cephelerinde ve tüm örgütlerinde devrimci iddianın, devrimci inisiyatifin, devrimci ataklığın, devrimci cesaretin, devrimci emeğin, devrimci disiplinin ve kolektivizmin yeni bir düzeyde gerçekleştirilmesini gerektiriyor. Doğaldır ki, bunun öncülük sorumluluğu profesyonel ve yerel (yarı profesyonel) kadroların omuzlarındadır.

Her cephede, verili durumu aşma yönünde denetlenebilir bir gelişme örgütlenmelidir. İçe dönüklüğün, var olanı idare etmenin, organizatörlüğün, disipline ve kolektivizme gelmemenin, evrimci gelişmeye saplanmanın, iddiasızlığın, cüret yoksunluğunun her biçimiyle amansız bir savaşa tutuşmalıyız. Yerleşikliğin, yerleşik ilişkilerde enerji ve zaman tüketmenin her biçimini devrimci eleştiri ateşine tutmalı, tüm cephelerde, parti çizgisini uygulama kararlılığı taşıyan ve gerilla tarzı yaşamı benimsemiş yönetici militanlardan kurulu bir parti iskeleti yaratmalıyız. Rojava devrimi savunmasında ölümsüzleşen komünistlerin eylemine ancak böyle yoldaş olunabilir.

SERKAN, DEVRİMCİ ATILIM ÇAĞRISIDIR

Ölümsüzleşen yoldaşlarımız hangi çağrıları yükseltmiş oldular?

Serekaniye’de bayraklaşarak, devrimi anlamayan devrimciliğin, Türkiyeli olmak kadar Kürdistani olma zihniyet ve eyleminden uzaklığın, diplomatik ilişkilere, bürokratik bir çarka dönüştürülen enternasyonalizm tarzının devrimci eleştirisini yapan Serkan yoldaş, partimiz için gerilla tarzı yaşama ve devrimci cürete, fakat daha da önemlisi tüm bunların güçlü anlamlar kazanacağı devrimci atılım ruhuna çağrıydı. Parti tarzımızın belirgin çizgilerinden biri olan devrimci atılım ruhundan yoksunluk, komünist öncü için felaketlerin en büyüklerinden biridir. Partiyi iddiasızlaştıran, politik önderlik ve politik mücadele anlayışını, tarzını kemiren bu durum, tüm örneklerde evrimci gelişmeye hapsolmaya yol açmıştır. Mesele, salt politik askeri mücadele veya politik kitle mücadelesi cepheleri açısından düşünülmemelidir. Evrak yapımından eğitim çalışmasına, görsellikten basım ve yayın faaliyetine, tutsaklarla ve şehit aileleriyle ilişkiden çeşitli tipten kurumsallaşmalara değin tüm alan ve cephelerde sınırlarını aşma, partinin yeni ufuklara yürümesine itilim kazandırma, siyasi savaşımın yeni boyutlarına cevap olma pratiği ölçü alınmalıdır. Cüret, emek, yaratıcılık, ruhsal adaptasyon, öncü ve özne olma bilinci pratiğinde yeni anlamlar, yeni düzeyler kazanmıyorsa, o alan ve birimde devrimci atılım ruhundan söz edilebilir mi?

SUPHİ NEJAT SAFLAŞMA ÇAĞRISIDIR

Suphi Nejat yoldaş, düşüncede kapitalist düzene, faşist rejime, inkarcı sömürgeciliğe ve emperyalist küreselleşmeye karşı olan, pratikte ise düzenin çerçevelediği yaşam tarzını bozmak istemeyen aydınlar, akademisyenler, sanatçılar başta olmak üzere, onurlu ve özgür bir hayat isteyen herkese, saflaşma çağrısı ve iradesi olarak yürüdü sonsuzluğa. Söz yığını içinde kaybolmayın, yeni bir yaşama cesaret edin, emekçi insanlık için anlamlı bir varoluş mutluluğuyla buluşun, özneleşmenin insani doruklarına ulaşın çağrısıydı bu. Onuru yükseltme çağrısı. Türk halk gençliğinin komünist temsilcisi olarak, İngiliz halkının şair, yazar ve bilim insanı Christopher Caudwell’in, İspanya’da Franko ve Hitler-Musolini faşizmine karşı yükselttiği bayrağı, Kobanê’de DAİŞ faşizmine karşı yükselterek enternasyonalizmin içeriğini ve bu temelde saflaşmayı da gündemleştirdi. Caudwell de, İspanya’ya kanatlandığında henüz 29 yaşındaydı. Ambulans şoförü olarak baş

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 20 Mart 2015, Cuma 17:47
Kategoriler: Atılım Dosya, Güncel, Haberler