Soma’nın aynasına cesaretle bakmak ve görünmek!

Soma’nın aynasına cesaretle bakmak ve görünmek!

KANBER SAYGILI

13 Mayıs’ta Soma katliamının yıl dönümü.

301 madenci…

301 insan…

301 can…

301 oğul, eş, baba, yavuklu, arkadaş…

Ya öncesi ve sonrası, binlercesi?..

Denizden, barajlardan çıkarılan işçi cesetleri…

Asfalta saçılmış çocuk, kadın, erkek bedeni, tarım işçileri…

Kum torbası olarak kullanılan işçiler, filika cinayeti…

Yanan tekstil işçileri…

Asansör boşluğunda asılı kalmış işçi çığlıkları…

Yedi kat yerin altında çamurun içinde gözünün önüne gelen çocuğu, eşi ya da sevgilisiyle yaşadığı son hayalini kuran işçiler…

13 Mayıs’ta Soma katliamının yıl dönümü.

Kan paraları…

Yazılan tutanaklar…

Gözden ırak rüşvetler…

Birinci derecede sorumlu patronlara dair hükümsüz yargılamalar…

Günah keçisi kabilinden mühendislere ya da beyaz yakalılara verilen yargı cezaları…

Tutulmayan kayıtlar…

Kayıtsız kuyutsuz cinayetler…

Savcı gelmeden üzerine örtülmüş gazete yaprakları altındaki işçi cesetleri…

Öldürüldükten sonra demir uçlu ayakkabı giydirilen işçi ayakları…

Baret takılan işçi kafaları…

Beline emniyet kemeri takılan ölü işçi bedenleri…

Cinayeti gördüm diyenlere, işçi kıyımıyla açlığı dayatan katil patron zorbalığı…

13 Mayıs’ta Soma katliamının yıl dönümü

Sert konuşmalar, keskin sloganlar…

TV kameralarına yansımak için uçuşan bayraklar, flamalar…

Ölen işçi aileleri ile röportajlar…

Televizyon karşısında babasını kaybetmiş çocuklara alınan oyuncaklar…

Hep yanınızda olacağız vaatleri; vaatler, vaatler…

Dram üstüne dram üretmeye dönüşmüş yaşanan gerçeği böyle mi değiştireceğiz, hakikaten?

Bu katliamın içinde büyümüş, mücadele etmiş, kuyunun dibindeki işçi çığlığını yerin yüzüne çıkarmış, emekçi insanlığa mal etmiş bir sendika olarak…

Kaç yüz kere sorduk…

Havada kalması pahasına bir kere daha soruyoruz: işçiler öldürülmeden önce ne yapmalı?

Hala öldürülüyorsa işçiler, üçer üçer, beşer beşer…

Her gün yaşanıyorsa seri iş cinayetleri, her ay toplu işçi katliamları ve üç ayda bir Soma…

Bir kere daha soruyoruz: patronlar tarafında öldürülmemek için ne yapılmalı?

Nihayetinde onlardan habersiz, onlara dair haklarında methiyeler düzdüğümüz işçiden, işçilerden, insandan konuşuyoruz.

Sayılı günler kaldı, 13 Mayıs Soma katliamının yıl dönümü.

Farkında mıyız? Zamana yayılmış ölüm demek olan meslek hastalıklarını hala konuşamıyoruz!

AKP Hükümeti, AKP ve patronların devleti, bürokrasisi ve yargısı hala rahat ..!

* Atılım Gazetesi’nin 9 Mayıs 2015 tarihli 172. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 21 Mayıs 2015, Perşembe 18:29
Kategoriler: Emek, Haberler