Ferînaz serhildanı

Ferînaz serhildanı

HATİCE DUMAN

İran İslam devriminden sonra tesis edilen şeriat düzeninin en büyük hedefi kadınlar oldu. Şah döneminde sokağa çıkıp muhalif hareketlere kitlesel olarak katılan kadınlar, şeriat sistemiyle birlikte ilk saldırıya uğrayan kesimlerdir. Devrimci sosyalist kadınlar, ataerkil sistemin şeriat düzeniyle birlikte yeniden güç bulması için, gözaltına alınıp işkencelerden geçirildi. DAİŞ gibi mollalar da kadınların “cennete gitmemesi” için tecavüz işkencesini sistematik olarak kullandı. Evin hapishanesi bu bakımdan en öne çıkan vahşet merkezi oldu. Dahası, idamlar kitlesel kadın kırımına yol açtı. Tecavüze, faşist rejime direnen kadınların hayatı yağlı urganın ucunda son buldu. Bu politikayla birlikte kadınlar yaşamdan dışlanarak eve kapatıldı.

İran faşist rejimi, sadece kadınları değil halkları ve kendinden olmayan her insanı hedef tahtasına oturttu. Rojhilat’ta uygulanan asimilasyoncu inkarcı politikalar bu doğrultuda sistematikleştirildi. Kürt kadınlara yönelik şiddet de aynı oranda devam etti. Ancak buna karşın Kürt halkı da zorlu bir mücadele sürecine girdi ve gelişimini ilmek ilmek örmek durumda kaldı. PJAK, bu mücadelenin örgütlü bir kanalı olarak Rojhilat’ta mücadeleyi farklı bir boyuta taşıdı. Onlarca Kürt siyasetçisinin idam edilmesinin hedefinde de bu mücadele vardı. Dahası, İran faşist rejimi bölgedeki yayılmacı politikasını güçlendirmek için “iç”i stabilize etmenin bir aracı haline getirdi idamları. Böyle bir politikada Kürt kadınlarının daha özel hedef haline geldiğini görmek de zor olmasa gerek.

İran faşist rejimi, hapishanelerde Kürt devrimcilerini idam ederken tecavüz politikasını da devrede tuttu. Mahabat’ta Ferînaz Xosrewani’nin katledilmesi yaşanan en son örnek oldu. Ferînaz, çalıştığı Tara Oteli’nde İran rejimine bağlı istihbarat örgütü elamanlarının tecavüzünden kurtulmaya çalışırken yaşamını yitirdi. Bu olay, yıllardır biriken öfkenin patlamasına neden oldu. Kürt halkına ve kadınlara uygulanan zulüm ve inkarcı politikalar, bu isyana kadar sessizlikle geçiştiriliyordu. Verilen tepkiler bu politikanın çapının çok gerisinde kalıyordu. Elbette bu süreçte içten içe tepkilerde birikiyordu. Nihayetinde Ferînaz serhildanı bu içten içe büyüyen ateşin yangına dönüşmesiydi.

Ataerkil inkarcılığın şeriat koşullarda uygulama boyutu Ferînaz’la birlikte daha fazla ortaya çıktı. Ferînaz, kendisine tecavüz etmeye kalkan istihbaratçıyı öldürebilse Reyhan Jabbari gibi idama gönderilecekti. Ancak o pencereden kaçıp kurtulmak isterken hayatını kaybetti. Her koşulda ölümü dayatan bir rejimle karşı karşıya kadınlar. Buna karşın Ferînaz için ortaya konulan isyan ise yaşamın savunulması bakımından önemli bir dönüm noktasıdır. Halk, İran şeriat düzeninin adaletinin bir yağlı urganın ucunda olduğunu bildiği için de kendi adaletini uygulayarak Tara Oteli ateşe verdi.

Rojhilat serhildanı, Kürdistan kadın devriminin yeni bir halkası olma yoluna girmiştir. Rojova’dan esen devrim rüzgarı şimdi Rojhilat’ın semalarında dolaşmaktadır. Leyla Qasımların, Şirin Elembulilerin, Batı Kürdistan topraklarına ektiği bilinç tohumları şimdi devrimsel sürece doğru hızla ilerlemektedir. Bu noktada, İran sömürgeciliğinin Rojhilat’ta uyguladığı politikalar geri tepmeye ve gerilemeye başlamıştır. Bundan dolayı serhildanla birlikte Kürt kentleri binlerce asker tarafından kuşatmaya alınmış ve bütün zor araçları devreye girmiştir. Ancak buna rağmen İran yönetimi serhildanın dinmesi için Ferînaz’a tecavüz etmeye kalkan erkeğin yakalandığını duyurarak havuç politikasını da devreye sokmuştur.

Rojava devrimi, 2004’teki Qamışlo serhildanının üzerinden yükselmişti. Rojhilat devrimi de Ferînaz serhildanı ve benzerleri üzerinden yükseleceğini bilen İran rejimi bundan dolayı bütün saldırı politikasını devrede tutuyor. Ancak devrimci halk direnişini engelleme şansları artık kalmamıştır. Zira Rojhilat artık eski Rojhilat değildir. Elbette Kürt kadın devriminin Rojhilat’ta da önderlik rolünü oynayacağı açıktır. İran gibi despot, şeriatçı, erkek iktidarı altında bu zorlu bir yol olsa da kadın önderliği şimdiden sarsıcı niteliğini ortaya koymuştur. Bundan sonrası toplumsal alt üst oluşa gebedir. Ve “İran’ın erkek tahtı kadın eliyle yıkılacaktır.”

* Atılım Gazetesi’nin 15 Mayıs 2015 tarihli 173. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 22 Mayıs 2015, Cuma 14:42
Kategoriler: Haberler, Kadın, Özgür Kadın, Politika