Erkek şiddetine karşı daha fazla birleşik mücadele

Erkek şiddetine karşı daha fazla birleşik mücadele

FADİME ÇELEBİ –

Kadına yönelik şiddeti ve tecavüzü tartışmadığımız ve gündemimizde olmadığı gün yok. Erkek egemen sistem her gün aramızdan onlarca kadını alarak yaşamdan, aramızdan koparıyor. Birçok kadının geleceğe dair umutları erkekler tarafından toprağa gömülüyor.

Her gün çokça tartıştığımız bu vahşeti nasıl durdurabiliriz? Yeniden yeniden tartışıyor, isyanımızı örgütleyerek yürümeye çalışıyoruz.

Cansu Kaya. 18 yaşında üniversiteli genç bir kadın. Komşusu tarafından defalarca taciz edilmiş. Cansu, her defasında devletin sözde adalet kurumlarına şikâyet etmiş ama devlet önlem almayarak Cansu’nun katledilmesine göz yumdu. Erkek ve devlet el ele vererek kadınları yok ediyor, kadın bedeni üzerinden açık bir savaş yürütüyor.

Elbette karanlık ekenler kendi karanlıklarında boğulacaklardır. Kadınlar öldürüldükçe, erkek egemen statüko ve onun kurumları çürümektedir. Çünkü, erkek egemen sistem kendi sonunu getirecek isyanı bağrında mayalıyor, kadın kırımına karşı kadın özgürlük mücadelesi gelişiyor ve kadınlar ataerkiyi temellerinden sarsıyor. Erkek egemen sistem ve destekçileri gelişen kadın mücadelesi karşısında canhıraş bekasını korumak için daha da pervasız saldırıyor. Bu pervasızlığa karşı kadınların cevabı daha fazla isyan daha fazla mücadele oluyor. Erkekler sadece kadınları katletmekle kalmıyor, aslında kendi içinde insana dair değerleri de öldürüyor her defasında. Tacize, tecavüze ve şiddete uğrayan her kadın da biraz daha çürütüyor erkekleri.

Kadın özgürlük mücadelesi büyüdükçe ve toplumsallaştıkça erkek egemen sistemin kurumları başta olmak üzere, erkek egemenliğini yıkacak ve erkeğin insanlaşma sürecini sağlayacaktır. Erkeğe öğretilen bu cinsiyetçi rol dağılımının ortadan kalkması, aynı zamanda kapitalizmin insanı yozlaştıran, insana yabancılaştıran ve erkeğin şiddet ve baskı ile kendi doğasından uzaklaşmasına da son verecek, yani insanlaşan erkeğin de özgürleşmesini sağlayacaktır. Tabi erkeğin insanlaşması ve özgürleşmesi ancak kadın özgürlük mücadelesinin yükselmesiyle mümkün olabilir.

Kadınların tek tek öfkesinin önce birleşik kadın mücadelesine dönmesi gerekmektedir. Erkek egemen statükoyu ancak örgütlü ve birleşik mücadele sonucu yıkabiliriz. Bunu son olarak ‘Feride nerede?’ eylemlerinde bir kez daha gördük. Feride, Muğla’da yaşayan üniversiteli genç bir kadın, 3 erkek tarafından zorla kaçırılarak alıkonuldu ve kadın örgütlerinin mücadelesi sonucu bulundu. Kadınların kararlı mücadelesi, polisin Feride’yi bulmak için harekete geçmesini sağladı.

Sosyal medyada ‘#FerideNerede?’ hastagh’li eyleme katılan on binlerce kadın, adeta sosyal medyayı salladı. Kadınlar topyekun sokakta eyleme durarak Feride’yi aradılar ve Feride, kadın mücadelesi ve dayanışması ile bulundu.

Feride ölümden kurtarıldı ama Feride gibi kurtarılamayan onlarca kadın bu süre içinde erkek şiddeti nedeniyle öldü. Feride eyleminde bir kez daha gördük ki, kadın dayanışması bir cinayeti ve şiddeti önledi. Ondandır ki yeni dönemde Feride deneyimi bize nasıl yol alacağımızın, kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı nasıl bir strateji izleyeceğimizin somut ve pratik yol göstericisi oldu.

Bugün açısından; kadınların her alanda özgürleştirmedikçe, öz örgütlülüğünü harekete geçirmedikçe ya da var olan örgütlülüğünü büyütmedikçe erkek şiddetine karşı mücadele etme şansı yok.

‘Feride Nerede?’ eyleminde, sosyal medya, radyo gazete vb. fiili meşru mücadele araçlarını kullanmanın önemini çok net olarak gördük. Artık buradan hareketle var olan araçların daha da zenginleştirilmesi gerekiyor. Tüm bu araçların aynı zamanda erkek egemen sistemin erkekliğe hizmet ettiğini düşündüğümüzde, medyanın eril cinsiyetçi dilini ve söylemini teşhir eden bir bakış açısıyla değişimini zorlamak, bu alanları kadınlar olarak daha etkin ve verimli kullanmaya ihtiyaç kendini daha fazla dayatıyor. Şiddete karşı ortak ve birleşik mücadeleyi daha büyütmek ise tek yol olarak önümüzde duruyor.

* Atılım Gazetesi’nin 26 Haziran 2015 tarihli 179. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 2 Temmuz 2015, Perşembe 11:55
Kategoriler: Haberler, Kadın, Makaleler, Özgür Kadın, Politika