Kobanê’yi inşaya, dayanışmayı büyütmeye

Kobanê’yi inşaya, dayanışmayı büyütmeye

UĞUR OK –

Sosyalist gençler, Kobanê’nin yarattığı umudu, bu sefer de yıkık-dökük ve harabeye dönmüş bir kentten, dünya halklarının ve ezilenlerinin kalbini, fiziksel olarak da inşa etmeye gidiyor… ’68 devrimci önderlerinin Zap Köprüsü’yle yaptığı neyse, sosyalist gençlerin Kobanê’de yapmaya çalıştığı odur.

Sosyalist gençler, Nisan ayında yaptıkları Genel Kurul’da, bu yaz, geçmiş senelerdeki gibi bir yaz kampı yapmak yerine ‘Beraber savunduk beraber inşa edeceğiz’ sloganıyla, gençlik kitlelerini 19-24 Temmuz tarihleri arasında Kobanê’nin yeniden inşasına katılmaya çağırdılar. Bunu bir siyasi kampanya olarak örgütlemeyi karar altına aldılar. Mayıs ayının ortalarından başlayan çalışmalar, seçim sürecinden sonra hız kazanarak devam etti. Sosyalist yurtsever gençlik de kampanyayı gündemine aldı ve kendi cephesinden örgütlüyor.

Kobanê, Rojava devrimi bakımından simgesel bir yere sahip. Faşist DAİŞ çetesi, Kobanê’ye saldırana kadar adı çok fazla bilinmeyen bu Kürdistan kenti, şimdi Stalingrad ve Madrid gibi tarihsel direniş örnekleriyle birlikte anılır oldu. O artık, dünyanın tüm ezilenleri ve mazlumları için bir direniş abidesi, egemenler için ise korkulu rüyadır. Kobanê’nin bu simgeselliğinin, Stalingrad ve Madrid ile özdeşleşmesinin bir nedeni fasişt-gerici DAİŞ’e dur demesiyse, diğeri ve esas olanı ise uzun yıllardan sonra enternasyonalizm duygusunu ve pratiğini dünya ezilenlerinin kalbinin ortasına oturtmuş olmasıdır. Şüphesiz Rojava devrimi belli bakımlardan bu enternasyonalist çizgiyi barındırıyordu. Fakat Kobanê direnişi ve ardından Türkiye-Kuzey Kürdistan sahasında patlak veren 6-8 Ekim serhildanı, başkaca sonuçlarının yanı sıra, enternasyonalizm duygusuna ve Che’nin o ünlü “dayanışma ezilenlerin inceliğidir” sözüne, yeni koşullar içinde kan ve can verdi.

Kobanê direnişi, her ne kadar arkasında yıkık bir kent bıraksa da, dünya halklarının ve ezilenlerinin uzunca yıllardır -çok çeşitli nedenlerden dolayı- yıkılan, zayıflayan enternasyonalizm ve dayanışma kırıntılarından koca bir umut yeşertti. Enternasyonalizmi, 21. yüzyıl koşullarında ve Ortadoğu devrimci pratiğinde, kendi tarihsel koşulları içinde yeniden mayaladı. Dayanışmayı, büyük ve güçlü halkalar biçiminde örgütledi. Türkiye ve Kürdistan başta olmak üzere, dünyanın çok farklı coğrafyalarından, çok farklı halkların genç evlatları DAİŞ’te simgeselleşen dünya gericiliğine karşı kendi bedenleriyle çelikten duvar ördü. Kobanê’yle başlayan bu süreç, Rojava devriminin bütününe yayıldı. Binlerce genç, Kobanê direnişine ve Rojava devrimine katılmak için sınırları aşıp geçti. Keza binlercesi şehit düştü. Yüzlerini bile görmedikleri Rojava yoksulları için; Paramaz Kızılbaş, Sinan Sağır, Halil Aksakal, Ivana Hoffmann, Kader Ortakaya, Johnston Ashley ve daha niceleri…

İşte, kentin bu tarihsel rolünün farkında olan sosyalist gençler, Kobanê’nin yarattığı umudu, bu sefer de yıkık-dökük ve harabeye dönmüş bir kentten, dünya halklarının ve ezilenlerinin kalbini, fiziksel olarak da inşa etmeye gidiyor. Nasıl ki enternasyonalizmin ve dayanışmanın yükseltilmesinde, ‘ilk ben olmalıyım’ kararlılığıyla Sinanlar, Emreler, Sibeller, Paramazlar yürüdüyse, Onlar’ın izinden yürüyen sosyalist gençler de, kentin yeniden inşasında ilk olmalıydılar. Nitekim öyle de oluyor. Aksi bir durumda, yani böyle bir tarihsel süreci geride bırakmışken ve üstelik inşa süreci ortada duruyorken, geçmiş yıllardaki gibi bir yaz kampı yapmak, sosyalist gençler bakımından an’ın/dönemin öne çıkardığı görevlere kendini doğru biçimde uyarlama yaratıcılığı ve yeteneği bakımından geri bir tutum olurdu.

Fakat bu çalışmayı örgütlerken, dar, kendi kuvvetlerimizle gidip inşa sürecine katıldığımız bir pratik olarak hiçbir zaman görmedik. Bu süreci, bir kitle seferberliğine çevireceğimiz, on binlerce gence ulaşacağımız ve yüzlercesini Kobanê’ye taşıyacağımız bir çalışma olarak örgütlemeyi önümüze hedef olarak koyduk. Şimdiye kadar yürüttüğümüz çalışmadan da gördüğümüz üzere, her gün onlarca genç gerek sosyal medyadan, gerekse de stantlarımıza uğrayarak iletişime geçmekte, kampanyanın bir parçası olmaya çalışmaktadır. Kobanê, halen gençlik kitleleri için bir gündem olmayı sürdürmektedir. Bu ilgiyi ve eğilimi örgütlemek, önümüzde duran en önemli görevlerden biridir. Kitle çalışmasını yaygınlaştırmak ve yeni kentlere yaymak, sosyal medyayı etkili kullanmak, kimi sanatçı ve aydınlardan destek ve çağrı videoları almak, kampanya için arayan ve katılmak isteyen herkesi çalışmanın bir parçası haline getirmek, çeşitli tipten ekipler oluşturmak, yardım malzemeleri toplamak için dayanışma ağları örmek, HDP milletvekillerini konunun muhatabı haline getirmek ve onlarla basın toplantıları örgütlemek vb. bir çok cepheden yükleneceğimiz bir çalışma olacak.

Keza şehit ailelerimizi ziyaret edip, onları Kobanê’nin yeniden inşasına davet etmek de yapacağımız önemli manevi işlerden biridir. Çalışmanın kapsamı ve politik etkisi, sosyalist gençlerin enerjisine ve ataklığına kalmıştır. Heyetimizin Kobanê’de çeşitli kurumlarla yaptıkları görüşmeler, Türkiye ve Kürdistan gençliğinin yoğun ilgisi, daha şimdiden bu politik etkinin oluştuğunu ve beklentinin yüksekliğini göstermektedir. Bu, üzerimizdeki yükü ve tarihsel sorumluluğu arttırmaktadır.

’68 devrimci önderlerinin Zap köprüsüyle yaptığı neyse, sosyalist gençlerin Kobanê’de yapmaya çalıştığı odur. Nasıl ki Zap halklar arasında köprü olduysa, Kobanê’de halklar için enternasyonalizmin ve dayanışmanın köprüsünün daha güçlü bir biçimde inşası olacaktır.

* Atılım Gazetesi’nin 3 Temmuz 2015 tarihli 180. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 6 Temmuz 2015, Pazartesi 13:13
Kategoriler: Gençlik, Haberler, Politika