MESS’in saldırılarını boşa çıkarmak için

MESS’in saldırılarını boşa çıkarmak için

FEHMİ ÇAPAN-

Gerek işçi önderlerinin işten atılması gerekse de işçilerin ücret taleplerinin bir aylık süreye rağmen dikkate alınmamasından dolayı işçilerin direnme ve patronların saldırılarına yanıt verme hakkı doğmuştur. Renault işçisi bu hakkını tekrar kullanarak kazanımlarının uygulanmasını sağlayarak gerçekleştirdi. Saldırılara karşı Renault işçileri, izlenmesi gereken yolu gösteriyor.

Metal işçilerinin fiili grev ve direnişleri esasta başarıyla sonuçlandı, metal patronlarını tavizler vermek zorunda bıraktı. Ve otomotiv başta olmak üzere metal fabrikalarının bir bölümünde işbirlikçi sarı sendika Türk Metal’in varlığına son verdi. Şimdi, patronların saldırılarıyla bu durum tersine çevrilmek isteniyor.

SALDIRILAR

Metal patronları ve güdümündeki ‘sendika’ şebekesi işçilerin henüz devam eden direniş dalgasını kırmak, kazanımlarını yok etmek, örgütlülüğünü tasfiye etmek ve işçilerin yarattığı etki ve hegemonyayı dağıtmak için tek tek işyerlerinde farklı saldırılara girişti. Patronlar, TOFAŞ’ta olduğu gibi Türk Metal benzeri işbirlikçi sarı sendika Çelik-İş’i örgütleyerek tekrar durumu tersine çevirmek istiyor. Diğer yandan grev ve direnişin öncüsü, önderi işçileri önce birer ikişer işyerlerinden atarak tepkilerini ölçmeye çalışmakta. Gelişmelere göre geri adım atarak ya da işten atmalara devam ederek öncü, önder işçileri, işyerlerinden tırpanlamaya uğraşıyor. Bunun daha ilerisi, işçilerin iradesinin kırılması, patronların ve işbirlikçilerin hegemonyasının yeniden tesisi olacaktır.

YENİDEN ÜRETİMİ DURDURMAK MEŞRUDUR

Renault’ta, ORS’de ve Arçelik’te tek tek işçilerin atılması üzerine işçiler hemen direnişle yanıt verince patronlar ve işbirlikçileri geri çekilmek zorunda kaldı. Ancak örgütlülüğün zayıf olduğu TOFAŞ, Türk Traktör ve Ford Otosan gibi işyerlerinde bu saldırılar devam ederek sürüyor. Ford Otosan’da direnişten önce başlayıp devam eden, TOFAŞ, Ototrim, Rolmek, Opsan, Mako ve Türk Traktör’de yüzlerce işçi işten çıkarıldı. Grev ve direnişlerin sürdüğü işyerlerinde metal patronları anlaşma maddelerinden biri olan; ‘Hiçbir işçinin işten atılmaması’ maddesine rağmen yazılı veya sözlü anlaşmaya uymadıklarını gösteriyor. Salt bu durumun kendisi dahi işçilerin yeniden üretimi durdurmalarının haklı ve meşru gerekçelerini oluşturuyor. Bununla birlikte ücretlerde de bir ay içinde adım atacaklarını bildirmelerine rağmen bu talepte de oyalamaya dönük hareket ettikleri açık. Bazı açıklanan ücretlerin işçilerin talebinin çok gerisinde kalması, MESS dayatmalarının sürdüğünü gösteriyor. Yalnız Renault’ta işçilerin ücret talebi istenilen düzeyde elde edildi, MESS’in belirlediği sınırlar aşıldı. Bu da ikinci bir direnişle, işçilerin kararlılığı, örgütlü gücüyle sağlandı. Gerek işçi önderlerinin işten atılması gerekse de işçilerin ücret taleplerinin bir aylık süreye rağmen dikkate alınmamasından dolayı işçilerin direnme ve patronların saldırılarına yanıt verme hakkı doğurmuştur. Renault işçisi bu hakkını tekrar kullanarak kazanımlarının uygulanmasını sağlayarak gerçekleştirdi. Saldırılara karşı Renault işçileri izlenmesi gereken yolu gösteriyor.

TOFAŞ’ta, Coşkunöz’de, Ford Otosan’da, Türk Traktör’de ve başkaca fabrikalarda örgütlülüğün zayıflığı, patronların da bu zayıflıkları kullanarak saldırılarını yoğunlaştırmalarına yol açıyor. TOFAŞ’ta Türk Metal Sendikası’nın alternatifi diye örgütlenen yeni işbirlikçi sarı sendika Çelik-İş’in ilk işi işten atmalara karşı direnişe geçen işçilerin iş durdurma eylemini engellemek oldu. Fiili meşru mücadeleyle elde edilen kazanımları güvenceye almanın yolu yine koordineli örgütlenmeyle fiili meşru mücadeledir. Çelik-İş, TOFAŞ’ta mahkeme yoluyla işten atmaların engellenmesini öne geçirerek yangın söndürücülüğü rolüne soyundu. Patronları rahatlatma yolunu seçti. Bugün üretimden gelen gücün kullanılması yerine etkisiz eylem biçimlerini gündemleştirerek işçilerde umutsuzluk, karamsarlık havası adım adım tesis edilmektedir.

SALDIRILARA BİRLİKTE YANIT

İşten atılma saldırılarına cevabı fiili meşru mücadele hattını sürdüren Opsan ve ZF Sachs işçilere vermeye devam ediyor. İzmir Çiğli’de Schneider ve ZF Lemföder işçileri, TOFAŞ, Mako, Ford Otosan, Türk Traktör ve diğer işyerlerinde işten atmalara karşı MESS’i uyardılar. Sınıf bilincinin gelişmesinin bir işareti olarak sınıf kardeşlerine yönelen saldırıyı kendilerine yapılmış olarak görüp hareket edeceklerinin mesajını verdiler. Anlaşma yapmış olmalarına rağmen Renault işçileri de kendi öncü rollerine göre hareket edeceklerini gösteriyorlar.

Metal işçileri kendilerine Renault işçilerini örnek olarak alıyor. Onların yol göstericiliğinde yürüyeceklerini hemen her defasında belirtiyorlar. Dönemin özgün öncüsü olarak Renault işçilerinin omuzlarına önemli bir sorumluluk biniyor. Öncü olarak metal işçilerini zayıf olan yanını göstererek bunları bu verili durumda giderecek adımlar atmak yükümlülüğüyle karşı karşıya. Kendi deneyimlerini diğer işyerleriyle paylaşarak fabrikalar arası iletişimi geliştirerek metal patronlarının birliği karşısında işçilerin birliğini geliştirecek adımlar atabilir. Böyle bir iradeyi geliştirebilir.

TABANDAN ÖRGÜTLENME VE BİRLEŞİK MÜCADELE

Metal işçilerine saldırılar iki önemli nedenden kaynaklanıyor. İşyerlerinde örgütlülüğün ve fabrikalar arasında ilişkinin zayıflığından kaynaklanıyor.

Tek tek işyerlerinde birliklerini güçlendirdiklerinde, işyeri komite veya meclisleri temelinde örgütlendiklerinde, var olan örgütlülüklerini güçlendirdiklerinde işçilere saldırmaya cesaret edemeyecekler. Kendi temsilcilerini seçtiklerinde, işyerlerinde demokratik işleyişi egemen kıldıklarında, işçilere danışılmadan önemli karar alamayacaklarını, onayı olmadan uygulayamayacaklarını sağladıklarında ve patronların saldırıları karşısında anında refleks gösterebildiklerinde iradeleri kırılacak olanlar metal patronları ve işbirlikçileri olacaktır.

Bugün saldırılar karşısında birleşik bir irade oluşturmak acil bir ihtiyaçtır. Tek tek fabrikalarda seçilen temsilcilerin bir bölümüyle işyeri/fabrikalar arası bir koordinasyon oluşturmak, bu yolla saldırılara merkezi ya da birleşik bir iradeyle karşı koymak mümkündür. Dün kendiliğinden ‘domino etkisiyle’ eylemler başarıya ulaşırken; bugün moral bozukluklarını, dağınıklığı gidermenin ve patronlarının/MESS’in enva-i çeşit oyunlarını boşa çıkarmanın yolu, güçleri birleştirerek hareket etmekten geçiyor. Hareketin bugün sendikasız olması, yarın sendikalaşarak bir mecraya girmesi, merkezi bir irade oluşturmanın önünde engel değil.

HAREKETİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ İÇİN

Düne kadar milliyetçi muhafazakâr düşüncenin etkisiyle sola, sosyalist güçlere mesafeli duran işçiler bugün burjuva parti ve çevrelerin esasta sınıfa düşman olduğunu bugün yaşayarak görüyor.

Sol, sosyalist güçler de gelinen aşamada bu nesnel durumu da gözeterek daha uygun biçimlerle aradaki kopukluğu aşmak için adımlar atabilir. Öncü, önder işçilerin işyerlerinden atılması tersine çevrilmezse hareketin patronlar tarafından adım adım tasfiyesi kaçınılmaz hale gelir. Bu nedenle metal işçileriyle irtibatlanmak, bir biçimde ilişki kurmak hareketin sadece bugünü açısından değil, aynı zamanda geleceği için de elzemdir.

Sınıf sendikaları saldırıya uğrayan metal işçileriyle etkin bir dayanışma içinde bulunarak patronların ve işbirlikçilerin oyunlarını bozabilir, hareketin kendiliğinden dinamiğine sınıf bilinci aşılayabilir, patronların saldırılarına ortak yanıt verebilir.

HDP, Meclis’te oluşturduğu grupla, işçi komisyonlarıyla metal işçileriyle daha güçlü temas kurabilir; önyargıları kırabilir, ezilenlerin partisi olduğu duygu ve düşüncesini geliştirebilir. Ve mecliste mücadelelerinin sözcüsü olabilir, sokakta birlikte yürüyebilir.

Sosyalistler bir yandan sosyalist sınıf bilincini geliştirmek, diğer yandan metal fırtınasının kazanımlarını sağlamlaştırıp güçlendirmek ve onu ileriye taşımak için bol engelli koşuya hazırlıklı olmalıdır.

* Atılım Gazetesi’nin 10 Temmuz 2015 tarihli 181. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 10 Temmuz 2015, Cuma 19:09
Kategoriler: Emek, Haberler, Makaleler, Yol