Devrim inşası yolunda ölümsüzlüğe yürüdüler

Devrim inşası yolunda ölümsüzlüğe yürüdüler

Kobanê ‘nin yeniden inşası için “Birlikte savunduk, birlikte inşa ediyoruz” şiarıyla kampanya yürüten SGDF üyeleri, Suruç’ta alçakça bir saldırının hedefi oldu. AKP beslemesi barbar DAİŞ çeteleri, 31 canımızı katletti. Yüzün üstünde genç yaralandı.

HABER MERKEZİ- Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri, Kobanê’nin yeniden inşası için çıktıkları yolun Suruç durağında katledildi. “Beraber savunduk, beraber inşa ediyoruz” şiarıyla haftalarca kampanya yürüten SGDF üyeleri, çocuk parkı, kütüphane ve hatıra ormanı yapmayı planlıyordu.

SGDF üyeleri, İstanbul, İzmir, Samsun, Diyarbakır, Ankara ve daha bir çok ilden Suruç’ta buluşmak üzere yola çıktı. SGDF üyeleri, İstanbul’da yolculuk öncesi “Rojava’da devrim yükseliyor, kan ter içerisinde” yazılı pankart açarak Kadıköy Belediyesi önünde açıklama yaptı.

SGDF Eşbaşkanı Oğuz Yüzgeç burada yaptığı konuşmada, üç yıldır faşist DAİŞ çetelerine karşı umutla direnenleri selamladı, devrimin sadece Rojava’nın değil, Türkiye ve Kürdistan’da faşizme karşı direnen herkesin devrimi olduğunu vurguladı.

‘GEZİ’NİN DİRENCİYLE KOBANE ‘DE OLACAĞIZ’

Rojava devriminin kalbine doğru yol aldıklarını kaydeden Yüzgeç, şunları söyledi; “Orada kadınların özgürlüğü, gençliğin iradesi komünler var. Kobanê düşmedi, dimdik ayakta. Devrimi savunmaya gidiyoruz. Gezi’nin direnciyle orada olacağız. Devrime bir tuğla bile olsa emek vermek isteyen herkesi çağırıyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından SGDF, BEKSAV ve ESP üyeleri, Suruç’a doğru yola çıktı.

‘BİR TUĞLA DA BİZ KOYMAK İSTİYORUZ’

SGDF üyeleri, Ankara’da Yüksel Caddesi’nde açıklama yaptı. SGDF MYK üyesi Berfum Çolak, “Halkların kardeşliğine inandığımız için, Rojava devrimini kendi devrimimiz gibi savunup, sahiplendiğimiz için, Türkiye ve Kürdistan’ın birleşik devrimine inandığımız için, bir tuğla da biz koymak ve oradaki devrimden öğreneceklerimiz için yarın Kobanê’deyiz” dedi.

DEVLET SURUÇ’TA KATLİAM YAPTI

Kobanê’ye gitmek üzere yola çıkan gençlere, Rojava şehitleri Bedrettin Akdeniz, Leyla Doğan ve Mustafa Can Şeker’in aileleri de eşlik etti. Suruç ilçe girişinde arama noktası kuran polis tarafından durdurulan gençlerden ikisi keyfi gerekçelerle gözaltına alındı, bir süre sonra serbest bırakıldılar.

Suruç’ta Amara Kültür Merkezi’ne giden gençler, Kobanê ‘ye gidiş amaçlarına ilişkin basın açıklaması yaptı.

BEKSAV adına yapılan konuşmanın ardından SGDF Eşbaşkanı Oğuz Yüzgeç söz aldı. Gençlerin “Arin’den Sibel’e yürüyoruz zafere” şeklinde slogan attığı an büyük bir patlama yaşandı. Açıklama esnasında gençlerin yanına gittiği tespit edilen DAİŞ militanının üzerindeki bombayı patlatması sonucu, 31 devrimci can verdi. Şiddetli patlamada 100’ün üzerinde kişi de yaralandı.

Katliam esnasında çekilen görüntüler ve fotoğraflar ile sağ kurtulanların anlatımları, saldırının tüm vahşetini gözler önüne serdi. Kültür merkezi çevresinde yaşananları seyreden polisler, patlama sonrasında olay yerine koşan halka gaz bombaları ile saldırdı. Uzun süre ambulansların bölgeye ulaşmasını dahi engelledi.

BOMBACIYI GÖRDÜM SIRITIYORDU

Suruç katliamında yaralanan SGDF üyesi Zindan Dorudemir, açıklama esnasında önce torpil sesine benzer bir ses duyduklarını ardından ise büyük patlamanın geldiğini söyledi. Dorudemir, ilk sesi duyduğu an “arkasına döndüğünü ve arkadaşlarının arasında tanımadığı bir genci sırıtırken gördüğünü” söyledi. Dorudemir, “Arîn’den Sibel’e yürüyoruz zafere” sloganı atıldığı sırada patlama yaşandı. Öncesinde torpil sesi gibiydi. Dönüp sesin geldiği yere baktım tam emin değilim ama tanımadığım 20 yaşlarında seyrek saçlı bir genç, çok kötü bir şekilde sırıttı ve ardından büyük bir patlama gerçekleşti” diye konuştu.

Patlamayla birlikte büyük bir alev oluştuğunu ifade eden Dorudemir şunları söyledi; “Gözlerimi kapatmak zorunda kaldım, ses çok yüksekti. 10-15 saniye gözlerim kapalı kaldı. Gözümü açtıktan sonra bulunduğum yerden 15-20 metre uzakta olduğumu gördüm. Çok kötü bir koku geldi. Bu insan eti kokusuydu. Saçım, yüzüm, kolum ve her yerim yanmıştı. Parçalanan arkadaşların bedenlerini gördüm. Yoldaşlara koşmaya başladım.”

Bir süre kimsenin bir şey yapamadığını belirten Dorudemir, “Ambulanslar 20 dakika sonra geldi, yaralılar taşınırken polis geldi. Kalkanları, hazırda biber gazları, akrepleri, gözaltı araçlarıyla gelmiştiler. Oysa oradaki yaralılara müdahale edebilirlerdi. Onlar, karşımıza geçip güldüler. Hem bizi öldürdüler, hem güldüler. O kitle bunu hazmedemedi, alandan çıkmalarını söyledi. Polis biber gazlarıyla her tarafa saldırdı” dedi.

‘SAĞIMDA VE SOLUMDAKİ HERKES ÖLDÜ’

Patlamadan yaralı kurtulan HDP Çorum İl Eşbaşkanı Özlem Tunç da tedavi altına alındığı Batman’da yaşadıklarını anlattı. Tunç yaşadıklarını şu şekilde anlattı; “Bahçedeki basın açıklaması bitmek üzereydi. Bir anda büyük bir patlama sesi duyduk. Yanıbaşımda ateşin etrafa saçıldığını fark ettim. Patlama hemen arkamda oldu. Sağımdaki ve solumdakilerin hepsi öldü. Sonrasını hiç hatırlamıyorum. Hastaneye kaldırıldım. Durumum kötüydü. Yanımda ağır yaralılar vardı.”

Tunç katliama ilişkin ise şunları belirtti; “Onlar ne yaparlarsa yapsınlar biz omuz omuza verip dayanışma içinde olacağız. Durumum yürek acımız dışında iyi, devletin katil yüzü, yoldaşlarımızı bizden aldı. Acımız kadar öfkemiz de, inancımız da büyük. AKP’nin IŞİD eliyle yaptığı bu katliamı unutmayacağız, unutturmayacağız. Şehit namirin.”

*Atılım Gazetesi’nin 25 Temmuz 2015 tarihli 183. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 27 Temmuz 2015, Pazartesi 13:51
Kategoriler: Güncel, Haberler, Politika