Zafer için ölmek

Zafer için ölmek

SAMİ ÖZBİL –

Kalplerini ve kollarını açarak Rojava devrimine koşan özgür yeni hayat sevdalısı genç yoldaşlarımız mücadelemizin yıldızlarıdır. Anılarına bağlı kalmak, Türkiye ve Kürdistan devrimlerini zafere ulaştırmak boyun borcumuzdur.

Pirsus’ta (Suruç) genç sosyalist katliamı…

Hiçbir söz, acımızı ve öfkemizi tarif edemez…

Onlarca genç yoldaşımızı katleden kontrgerilla şebekesinin hakettiği yanıtı alacağı muhakkak.

Şehit yoldaşlarımızın isimleri ebediyete dek yaşayacak.

Öfkemiz ve ümidimiz, hesap sorma kararlılığımız ve metanetimiz iç içe.

Rojava devrimi için ödenen bedeller şan ve şereftir. Devrimci sosyalistler devrimin ilk anından itibaren bu bedelleri kabul ederek yeni yaşamın yapıcısı oldular.

Yürünen yol devrimin yoludur. Ödenen bedel; haklı/doğru bir yerde duran, halkın özgürlüğü için mücadele edenlerin ödediği bedel, Ernesto’nun “Hoş geldi sefa geldi” ifadesinde anlam bulan bir adanmışlıktır.

Halkımız sokaklarda devrimci evlatlarını sahiplendi, sahipleniyor. Genç yoldaşlarımızın acısı Türkiye sathında ve Kürdistan’daki mücadelede yaşayacak.

Katillerin kim oldukları belli.

DAİŞ ve iktidarın türlü işbirliklerinden birinin sonucu onlarca genç sosyalistin katli olmuştur. Bu savaş suçu nedeniyle iktidar mutlaka yargılanacaktır.

Türkiye sathı, Rojava devriminin dolaysız etki sahasıdır. Halk devrimi sahipleniyor, sosyalistler devrime katılıyor.

Burası, yenilgi üstüne yenilgi alan DAİŞ faşizminin de dolaysız etki sahasındadır. Bu coğrafyayı gerici iç savaş mekanına dönüştürdüler. En alçakça yöntemlerle saldırıyorlar.

Adana-Mersin, Amed ve Pirsus, tümü iç içedir, tümünde rejim ve DAİŞ ortak hareket etmiştir. Hiçbiri tesadüfi değildir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayram sabahında Kürtlere hakaret ettiği, onları alaya aldığı bir ülkede, dört gün sonra Rojava devrimini kendi devrimi görenlerin katledilmesi hiç de tuhaf değil.

Gerici iç savaşa dönüşen bu coğrafyada kitlesel katliamlar silsileler biçiminde sürer. O nedenle, artık en basit demokratik eylemlerde dahi özsavunmanın tesisi mecburidir.

Kontrgerilla şebekesinin katliamları sürecektir.

Hiçbir saldırı ve vahşet, DAİŞ ve destekçilerinin yenildiğini gizleyemez.

Rojava devriminin içinde bulunan devrimci sosyalistler, 21. yüzyılın bu en önemli halk devriminin yapıcısıdırlar. Bu nedenle katliamın muhatabı oldular. Rojava’da darbe yiyen, yenilen, en son Haseke’de dağılan DAİŞ faşizminin intikamcılığı onların yenildikleri hakikatini değiştirmez.

Genç yoldaşlarımız ümitli bir yolculuğa çıkanlardı. Devrimi inşa edecek, yeniden kuracaklardı. Bedenleri ve kanları Rojava devrimimizin harcına katılmıştır. Onların isimleri ilelebet yaşayacak, bizden sonraki kuşaklar onları hep hatırlayacak.

Genç yoldaşlarımızın yürüyüşü sürüyor. Hiçbir saldırı yürüyüşü durduramaz. Rojava şehirlerindeki özgürlük güçleri ve sosyalistler, Rojava devrimine katılmak, mücadeleyi mevzi mevzi omuzlamak için yanıp tutuşan yoldaşları, genç sosyalistlerin anılarını ve ideallerini oraya taşıyacak.

Kalplerini ve kollarını açarak Rojava devrimine koşan özgür yeni hayat sevdalısı genç yoldaşlarımız mücadelemizin yıldızlarıdır. Anılarına bağlı kalmak, Türkiye ve Kürdistan devrimlerini zafere ulaştırmak boyun borcumuzdur. Öleceğiz, bedeller ödeyeceğiz, zulme uğrayacağız, hepsi kabulümüz, ama mutlaka sözümüze bağlı kalacak ve durmaksızın çoğalarak zafere ulaşacağız.

* Atılım Gazetesi’nin 25 Temmuz 2015 tarihli 183. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 27 Temmuz 2015, Pazartesi 13:15
Kategoriler: Haber-Yorum, Haberler, Makaleler, Rota