AKP-CHP koalisyonu ya da Erdoğan’ı aşmak

AKP-CHP koalisyonu ya da Erdoğan’ı aşmak

AYHAN YENER

Erken genel seçime gidilmesinin AKP’yi tekrar tek başına iktidar yapacağını umut eden Erdoğan, bu koalisyonu istemeyecektir. AKP’nin de Erdoğan’ı aşma ve farklı bir politika izleme gibi bir düşüncesi, iradesi ve yönelimi yoktur.

AKP ve CHP genel başkanları koalisyon görüşmeleri için bir araya geldiler ve sonrasında birtakım açıklamalar yapıldı. Halkın bir an önce kurulsun da normal bir hükümetle belki kanlı gidişat düzelir beklentisi karşılık bulacağa benzemiyor. Çünkü saraylının kan ve barutla örülü beyni ile hareket eden AKP’den de, Kürt sorununda adil bir çözümü hedeflemeyen CHP’den de böyle bir atraksiyon beklemek gerçekçi değil.

CHP, eski devletin partisidir. İdeolojik, politik ve kurumsal bakımdan bir devlet geleneğine sahiptir. Başkanları, yönetimleri değişse bile Kemalizmden ve klasik resmi ideolojiden kurtulamamıştır. AKP de devlet partisidir. Fakat bir farkla; AKP, önceki devlet mekanizmasını kendi ihtiyaç ve çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırarak ve biçimlendirip tüm devlet kurumlarında etkili ve egemen hale gelerek, kendisinin kurumlaştığı ‘yeni’ devletin partisidir. Burada yeni ile eski devletten kasıt, ilericilik gericilik anlamında değil, eski Kemalist faşist resmi ideoloji yerini İslamcı faşist ideolojiye bırakmıştır. CHP ile AKP burada da ayrışıyorlar. Buna rağmen bu ayrışma her şey demek değildir. Eski ile yeninin uzlaşması, anlaşması burjuva siyaset literatüründe pek çok kez görülmüştür. Sonuçta her iki burjuva kanadın da korumakta ısrar ettikleri, devletin bekasıdır. Faşist sermaye devletinin korunması esasına göre konumlanan tarafların bu düsturdan hareketle koalisyon kurmaları absürt olmaz ancak AKP-CHP ittifakının hayatta pek bir karşılığı yok.

Görüşmelerde ortaya çıkan bazı olgular koalisyon seçeneğinin CHP ile tüketilmesi ve erken genel seçime gidilmesi yönünde veriler sunuyor. Fakat koalisyon konusunda son sözü Erdoğan söyleyecek. Erdoğan’ın koalisyon konusundaki görüşleri biliniyor. Hiçbir koalisyonu kabul etmeyen ve erken genel seçime gidilmesinin AKP’yi tekrar tek başına iktidar yapacağını umut eden Erdoğan, bu koalisyonu istemeyecektir. AKP’nin de Erdoğan’ı aşma ve farklı bir politika izleme gibi bir düşüncesi, iradesi ve yönelimi yoktur.

Gerçekçi bakış bu koalisyonun olmayacağı yönünde. Çünkü şimdiye kadar yapılan görüşmelerde, tarafların, kurulacak hükümetten bakanlıkların paylaşımı ile eğitim, dışişleri ve adalet konusunda ciddi görüş ayrılıkları var. Bundan daha önemlisi ise erken genel seçime gidilse de MHP destekli seçim hükümeti kurulsa da iki tarafın da halka, ‘denedik olmadı’ diyebilmeleri için ellerinde kozlarının olmasını sağlamaktır. AKP bu haliyle de hükümet olmayı sürdürmekten, hatta yasal hükümet iken yapamadıklarını geçici hükümet döneminde yapmış olmalarından kaynaklı durumdan memnun olduklarını da söyleyebiliriz. Nitekim yaşanan katliamlar, operasyonlar ve savaş hali tam da Erdoğan’ın hukuksuzluk ve diktatörlük ruhunun yapmayı planladığı şeylerdi. AKP-CHP koalisyon görüşmeleri esnasında bütün sıralanan anlaşmazlık maddeleri halkın zihnini bulandırmak üzere ortaya atılmış gerekçelerdir. Karşılıklı oynanan tiyatro, halkları yeni bir erken seçime hazırlamak için zaman kazanma hamleleridir. Tayyip Erdoğan, daha sürecin başında zaten koalisyon istemediğini beyan ederek, Davutoğlu’na hükümet kurma görevini gecikmeli verdi. Şimdi de 45 günlük süreyi esnetmeyeceğim diyerek, MHP’nin dışarıdan destek açıklamasına atıf yaparak AKP ile fiili bir cuntacı işbirliği bir süre daha bu şekilde götürmeyi hedefliyor. MHP’nin seçim sürecinde ve sonrasında AKP’ye dair keskin tüm sözleri, Meclis başkanlığı ve RTÜK seçiminde çürüdü. Erdoğan karşıtı görünen MHP şimdi işbirlikçi durumdadır. Savaşın ve ölümlerin ortağı olmak için can atmaktadır. Fakat Erdoğan, MHP’yi de sadece savaşa destek olması bakımından kabul edebilir onun dışında başka hiçbir seçenek yoktur. Şu anda Erdoğan ve AKP için asıl olan, halkların kanının dökülmesi üzerine kurulu iç savaş siyasetidir. AKP, sadece seçimin kaybedilmesi nedeniyle başlatmadı bu savaşı. Fırsatını bulduğu ilk anda yapacaktı.

Sonuç olarak, şu anki denklemler ışığında bir koalisyon kurma ihtimali yok gibi görünüyor. Ne CHP ile ne MHP ile. Erdoğan’ın hayalindeki başkanlık sistemi devreye girmiş durumdadır. Tek ihtiyaç olan kaos ve krizdi, onu da katliamlarla ve Türkiye-Kürdistan çapında yürüttüğü canice savaş pratiği ile yarattı. Şimdi, eğer ülke genelinde ciddi bir karşı duruş olmazsa, Erdoğan cunta iktidarı ile devam edecek. Erken seçim kararı alınsa dahi, geçecek sürede halkların büyük acılar yaşayacağını şimdiden görebiliyoruz. CHP ile kurulacak bir koalisyon buna dur diyebilir mi, şüpheli. CHP’nin koalisyon görüşmelerinde ortaya attığı “reformcu” ve 4 yıllık hükümet modeli mümkün değil. Çünkü AKP’nin böyle bir derdi yok, zira kendini reform hükümeti olarak görüyor ve yaptığı zulümlerin hepsi kendi reformlarıdır. Zulüm ve saltanat iktidarından vazgeçmeleri beklenemez. Yani, erken seçim kapıdadır. Hangi koşulda olursa olsun önümüzde kısa veya orta vadede bir erken genel seçim olacaktır. AKP ve Erdoğan kurdukları saltanatın bir başkası ile paylaşılması taraftarı değildir. Zorla götürülmedikçe de iktidardan vazgeçmeyecektir. Bu, çok kanlı bir savaş ve kaosa neden olsa bile.

* Atılım Gazetesi’nin 14 Temmuz 2015 tarihli 186. sayısında yayımlamıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 14 Ağustos 2015, Cuma 19:27
Kategoriler: Büyüteç, Haber-Yorum, Haberler, Makaleler, Politika