Kadınların onuru özgürlüktür

Kadınların onuru özgürlüktür

FADİME ÇELEBİ-

Tüm muhalif kesimlerin Saray darbesiyle yüz yüze kaldığı bu günlerde, kadınlar da faşizmin cinsiyetçi politikalarıyla karşı karşıya. Son olarak faşist devlet tarafından Muş Varto’da (Gimgim) katledilen Ekin Wan isimli gerilla gibi.

Sömürgeci devletin özel harekâtçıları, Ekin Wan’ın işkence ettikleri çıplak bedenini, sokağa attı, medyada sergiledi. Kirli savaşın kirli yöntemleriyle Kürt halkının onurunu, kimliğini ve faşizme meydan okuyan kadınların iradesini teslim alma savaşını kadın bedeni üzerinden yapmaya çalıştı.

90’lı yıllarda köy yakmalar, zorla göçler, köy meydanlarında soymalar, toplu tecavüzler, katledilmiş gerilla kadınların cinsel organlarını parçalamalar, panzerlerin arkasında sürüklemeler gibi kirli savaşın bin bir halini kadınlar üzerinde uygulan faşist devlet; devrimci, demokrat ve yurtsever kadınları mücadeleden vazgeçirmeyi hedeflemişti. Hapishanelerde binlerce kadın faşizmin zindanlarında ve sömürgeciliğin ellerinde tacize, tecavüze uğradı ve işkencelere maruz kaldı. Ama ne kadınlar mücadelelerinden vazgeçti, ne de Kürt halkı onurundan, kimliğinden…

Bakıyoruz o günden bugüne değişen bir şey yok. Kadın bedenini savaş meydanı gören aynı zihniyet, kadınlara işkenceler yapıyor, kadınların bedeni üzerinden yürüttüğü psikolojik ve fiili savaşın her türlü kirli yöntemleri uyguluyor. Ekin Wan’a yapılanlar da bunlardan bir tanesidir.

Darbe yaparak ülkeyi iç savaşa sürükleyen Saray cuntası ve geçici AKP Hükümeti, başlattığı savaşla ‘90 yılların kirli savaş yöntemlerini de yeniden devraldığını kanıtlıyor. Saray cuntası, işkenceci, tecavüzcü Musa Çitil’i Amed’e atadı. Hakkâri’de, Amed’de, Silvan’da, Şemdinli’de yaşanan katliamlar, infazlar, kaçırılma olayları, bombalamalar. Hepsi daha önce ‘90’lı yıllarda denendi.

Biliyoruz ki AKP iktidarı, seçimle yenilgiye uğradı. Artık kaybetme korkusu ve telaşında. AKP’nin içinde bulunduğu çaresizlik, Erdoğan’ı daha da saldırganlaştırdı. Erdoğan başkanlığı ele geçirmek için planladığı faşist saray darbesinin startını Suruç katliamıyla verdi. Ardından Kürt halkına topyekûn savaş açan devlet, faşist Hitler gibi “önce kadınları vurun” diyerek, aynı acizlikle kadınlara ve kadının bedenine yönelik insanlık dışı işkencelere yöneldi.

Kadını erkeğin, ailenin, toplumun ve ulusların namusu olarak gören AKP, yıllardır özgürlüğü için devlete diz çökmeyen Kürt kadınlarını ve onun savaşçılarını katledip, cinsel işkence uygulayarak teslim alacağını zannediyor. Kürt kadınları, namusun kadın bedeninde değil, mücadelede/özgürlükte olduğunu kavrayıp, dosta düşmana göstereli çok oldu. Bu nedenle Ekin Wan’ın çıplak bedeni üzerinden Kürt kadınını ve halkını aşağılamak boşuna. Asıl çürümüş olan köhnemiş erkekliktir, köhnemiş sömürgecilik, köhnemiş barbarlık düzenidir.

Uygulanan kirli savaş yöntemleri ve işkenceler kadınları gelecek düşlerinden koparamayacaktır. Kadınlar on binler olup sizin kirli savaş politikaları karşısında barikat olup milyonlarca Ekim Wan olacak.

Tüm bu kadın bedeni üzerinden yapılan saldırıların failleri, kadınların öfkesinde boğulacak. Çünkü Ekin Wan gibi binlerce özgürlük düşü olan kadınlar erkek egemen sistemini alaşağı edecek. Sömürgeci faşist rejimin kan siyaseti şimdiye kadar bir işe yaramadı. Saray cuntası da kurtaramayacak. Saldırganlık ve zulmün en barbar uygulamalarını tekrar hayata geçirmeleri, ellerindeki tek kozun, savaş kozunun devreye sokulmasını beraberinde getirdi. “Büyük insanlık” çağrısı yapanlara karşı insani, kültürel ve tarihi ayaklar altında çiğnemek sonları olacak.

Özgürlüğe sevdalı, onurlu kadınlar getirecek sonlarını. Ekin Wan gibi savaşan ve direnen onurlu kadınlar sadece kendi özgürlüklerini de değil, büyük insanlığın ne olduğunu da barbarlık düzenini yıkarak gösterecek. Kadınlar kazanacak, insanlık kazanacak.

* Atılım Gazetesi’nin 21 Ağustos 2015 tarihli 187. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 22 Ağustos 2015, Cumartesi 12:09
Kategoriler: Haberler, Kadın, Makaleler, Özgür Kadın, Politika