Sarayın savaşına karşı kadınların barışı

Sarayın savaşına karşı kadınların barışı

FADİME ÇELEBİ –

Kendisine kurduğu Sarayda darbe yaparak iktidarını pekiştiren Erdoğan; geçici, yetkisiz hükümetiyle halklara savaş açmış durumda. Saray darbesiyle adeta tüm halklara ve ezilen tüm toplumsal kesimlere korku salarak kendi iktidarı için taş üstünde taş bırakmıyor.

Tüm savaş ve çatışmalı ortamlarda olduğu gibi, kadınlara bir hayat boyu gözyaşı, zulüm, acı düşüyor.

AKP ve Sarayın efendisi 7 Haziran seçim yenilgisini kabullenemedi. Yenilgiyi kabullenmeyen Saray, yeni bir hamle yaparak özellikle de Kürdistan da Kürt halkına ve onun seçilmiş belediye eş başkanları ve yöneticilerine tutuklama ve operasyonlarla topyekûn bir saldırı politikası uyguluyor. Silvan, Yüksekova, Varto örneklerinde gördüğümüz gibi kelle avcılarının, özel TİM’lerin hedefinde kadınlar var. Geçmiş yıllardan da biliyorlar ki, kirli savaş politikalarını kadınlar paçavraya çevirdiler ve çevirebilirler.

AKP, tüm toplumu kutuplaştırarak savaş politikaları üzerinden cinsiyetçiliği ve milliyetçiliği, körükleyerek topluma korku salmayı hedefliyor.

Kadın bedeninin savaşlarda her dönem kullanıldığı, kadının mağdur bırakıldığı, erkek egemen iktidarın çıkardığı savaşları kadınlar barış talepleriyle sokakta ses oluyor.

Kadınlar tarafından oluşturulan barış girişimleri bu süre içinde anlamlı, önemlidir. Savaşın karşısında barış için sokağı örgütlemek, sokaktan çıkan iradeyi bir harekete dönüştürmek önümüzdeki dönemin kadın mücadelesi açısından değerli bir yerde duruyor. Örgütlenecek eylemler, kurulacak platformlar, yapılacak forumlar vb. her türlü mücadele araç ve biçimleri bu dönemde barış mücadelesinin sokağa taşınmasının aracı olacaktır.

AKP’nin bu saldırgan politikasına karşı kadınlar açısından barış için girişilecek her türlü mücadele hattı meşrudur. Örneğin, yüz binlerce kadının Türkiye ve Kürdistan’da yüzlerce eş zamanlı ve zincirleme eylemin farklı kentlerde yapıldığını düşünün, bunun yaratacağı sonuçlar anaların ağlamaması için önemlidir. Türkiye’de ve Kürdistan da onlarca ilde oturma eylemleri her akşam ışık söndürme eylemleri, barış fenerlerin uçurulması, barışa türkülerin söylenmesi, asker anneleriyle barış annelerin buluşmaların yapılması vb. savaş isteyen AKP’nin en önemli dayanağının elinden alınması anlamına gelecek.

Yine son dönemlerde asker ailelerinden çıkan sesler, barış zemininde buluşturulması için muazzam olanaklara işaret ediyor. Asker anne ve gerilla anneleri saray savaşına karşı buluşuyor etkinliklerinin örgütlenmesine zemin oluşturuyor.

Tüm saydığımız eylem ve mücadele biçimleri oluşturulacak ortak platformlarda daha da zenginleştirilerek buradan yeni bir barış mücadele hattının gelişmemesi için bir neden yok.

Nasıl ki, Gezi’de ve Özgecan eylemlerinde kadınlar ortak bir mücadele hattı belirlediyse, bu hat üzerinden ortak bir zeminde buluşulduysa bugün içinde barış mücadelesinde de bu hat üzerinden yürünebilir. O anlamda birçok ilde oluşturulan barış için kadın girişimi platformları değerli ve önemli bir yerde duruyor.

Bizlere dayatılan savaş konseptine ve savaş düzenine karşı savaşın reddi için kadınların kolektif aklı ve iradesiyle barışın sesi olmalıyız. Bu mücadele aynı zamanda kadının barış mücadelesinde de özgürleşmesini sağlayacak, erkek egemen savaş çığırtkanlığı yapan AKP’nin de sonu olacaktır.

Bu topraklarda savaşın karşısında barış tohumları ekmek kadınların toplumsal görevidir. O halde barış, biz kadınlar için yeniyi inşa etmekse; adil, onurlu, demokratik bir barış mücadelesiyse bu bilinçle kuşanmak, kendi geleceğimiz için özgürlüğe ve yaşamı kurma mücadelesine sarılma ve büyütme zamanı.

Sarayın savaş politikasına karşı barış mücadelesinde kararlı ve ısrarlı bir mücadele sürdürülmelidir. AKP savaş stratejisi karşısında en çok da kadınlar direnmelidir. Sarayın başlattığı başkanlık savaşına barış kalkanı olmalıyız. Bu savaş en çok kadınları vuruyorsa, en çok bu savaşta kadınlar etkileniyorsa; barış mücadelesinin öznesi ve önderi olmalıdır.

*Atılım Gazetesi’nin 28 Ağustos 2015 tarihli 188. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 31 Ağustos 2015, Pazartesi 10:49
Kategoriler: Haberler, Kadın, Makaleler, Özgür Kadın, Politika