Başbakan mısın? Çöpçatan mısın?

Başbakan mısın? Çöpçatan mısın?

FADİME ÇELEBİ-

“Aşınız var, işiniz var, bir de hayırlı kısmet bulursunuz, bulamasınız hükümetimize başvurusunuz onu da biz hallederiz.”

Bu sözler, Başbakan’ın alanlarda seçim vaatleri arasında yer alıyor.

Tüm Türkiye’yi dolaşarak adeta bir oy için söylemediği kalmayan Davutoğlu, şimdi de çöpçatanlığa başvurarak ne kadar büyük bir çıkmazın içinde olduğunu da gösteriyor. Tüm bunları söylerken de erkek egemen bir topluluğa seslenerek erkek iktidarın zihniyetini de bir kez daha ortaya koyuyor. 13 yıllık iktidarı boyunca kadın düşmanı ve cinsiyetçi söylemleriyle tavan yapan AKP iktidarı, tüm bu söylemlerinden de vazgeçmiyor.

Her gün erkek egemen açıklamalarıyla cinsiyetçiliği körükleyen AKP, Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Ayşe Gürcan, “Zorla güzellik olmaz diyorlar zorla da güzellik olur” diyerek, her gün beş kadının katledilmesini de desteklemiş oluyor. Bu zihniyetin kendisi, toplumsal alanda kadınların daha fazla şiddet görmesi, daha fazla öldürülmesi olarak hayatımızın her alanına yansıyor.

Zorla güzellik olur politikası Özgecanların, Ayşe Paşalıların, Güldünyaların daha fazla katledilmesiyle sonuçlanıyor. “Zorla güzellik olur” politikası ile tacizin, tecavüzün, kadın katliamlarının yolu daha fazla açılıyor.

Bu yaklaşım, kadını birey olarak görmeyen erkek egemen zihniyet tarif etmesidir. Her dönem AKP ve kurmayları, kadını erkeğe eşitleyerek ifade ediyor. Birinin eşi, birinin sevgilisi, birinin kız kardeşi vb. tarifleyerek kadını da hiçleştiren somut bir politika izlemektedir.

Davutoğlu, alanlardan kadınlardan oy isterken bile erkek üzerinden oy istiyor. Kadını, bağımsız kimliği ile ülkenin vatandaşları olarak değil de erkek egemen sistemin kölesi ve erkeğe tabi bir siyasal fikir üzerinden, sadece oy deposu olarak gördüğünü ifade etmek gerekiyor.

Eril siyasetinde aynı zamanda tüm toplumsal kesimlerde bu fikirleriyle kadının bağımlı zayıf bir insan olduğu fikri üzerinden de yaymaya çalışıyor. 13 yıl boyunca, gerek Davutoğlu’nun kendisi gerekse de AKP kadın erkek arasında toplumsal çelişkileri derinleştirerek uçurumlara yol açmıştır. Kadının aklını ve iradesini hiçe sayan iktidar, kadını sadece ama sadece işin mutfak kısmında görmek istiyor.

13 yıllık politikanın hayattaki karşılığı tam da budur diyebiliriz. Yargıdan siyasete, ekonomiden sağlığa, eğitimden tüm toplumsal yaşam alanlarından, kadının adının silinmek istendiği bir siyasi iktidarla karşı karşıyayız.

Ama kadınların mücadele deneyimleri ve tarihsel kazanımları o kadar güçlü ki, kadını erkeğin kölesi yapamayacaklardır. Kadınlar kendi tarihlerini yazıyorlar. Rojava devriminde, Gezi’de, Özgecan isyanında, sokakları tutuşturarak isyan ruhunu büyüterek direne direne erkek egemen sisteme ve onun zihniyetine karşı geleceği örüyorlar. Tüm bunları silip atmak o kadar kolay olmayacaktır.

Kadınlar, erkek egemen politikalarınıza ve şiddetinize karşı mücadeleyi daha fazla büyüterek, sokakları daha fazla tutuşturarak, yarattığınız katliamcı erkek siyasetinize karşı kadın dayanışmasını büyüterek erkek sistemini yıkacaklardır.

AKP’nin seçimlerde gençliğe vereceği hiçbir şey kalmadı. Geleceği çöpçatanlık yaparak kurmaya başladı. Ne diyelim, başbakan olamadı, bari çöpçatan olsun!

* Atılım Gazetesi’nin 30 Ekim 2015 tarihli 196. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 31 Ekim 2015, Cumartesi 16:51
Kategoriler: Haberler, Kadın, Makaleler, Özgür Kadın, Politika