AKP’nin yüzde 100 yalanı

AKP’nin yüzde 100 yalanı

AYHAN YENER –

AKP, 64. Hükümet programını açıkladı. Bütün bu vaatleri yalan, çünkü asgari ücret AKP döneminde en aşağı noktaya çekildi. Taşeronlaşma AKP döneminde kamuda 185 kat artarak, 1 milyon 611 bin kişiye yükseldi. Sendikalaşma oranı yüzde 10’dan yüzde 4.5’e geriledi. İş cinayetlerinde sadece 2014 yılında 1886 işçi hayatını kaybetti.

AKP, 64. Hükümet programını açıkladı. İlk 100 gün içinde yerine getireceklerini söyledikleri vaatlere bakılırsa bundan sonra her şey güllük gülistanlık olacak. Asgari ücret artacak, emekliler rahat nefes alacak, küçük esnafın yüzü gülecek.

13 yıl boyunca yapılan icraatlar sanki başkalarına aitmiş gibi, sanki yepyeni bir anlayış iktidara gelmiş gibi afili yalanlarla süslenmiş adi bir senaryoyla karşı karşıyayız. 7 Haziran seçimlerini beğenmeyip, 8 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar halkın burnundan fitil fitil getiren, 250’ye yakın insanı sadece iki seçim arasında, beş ay içinde katleden, bizi seçmezseniz kapınızda beyaz torosları bulursunuz, biz olmazsak ülke batar diyen kendileri değilmiş gibi şimdi pembe hayallerle kendilerinden iyilik beklememizi istiyorlar.

Savaş ve kan üzerinden iktidar olup, halkı refaha kavuşturacağını iddia etmek ancak AKP gibi bukalemun siyasetine hastır. Vakti zamanında Turgut Özal ikinci kez hükümet olduktan hemen ertesi gün fahiş zamları halkın üzerine yağdırdığında, gazeteciler Özal’a, ‘neden zamları seçimden önce yapmadınız da şimdi yapıyorsunuz’ diye sorduklarında Özal, çok aleni bir şekilde ‘seçimden önce zam yapacak kadar aptal mıyız’ demişti. Halkı aptal yerine koyan bu zihniyet AKP’de devam ediyor. Bu kadar zulüm saltanatı sürdüren bir iktidarın bugün iyi şeylerden bahsetmesi halkı aptal yerine koyduklarının ispatıdır.

Hükümet programında ilk yüz gün için yapılacaklar listesinde yer alan asgari ücretin 1300 liraya çıkarılması, taşeron işçilerin kadroya alınması, işçi ve bağ-kur emeklilerine yıllık 1200 lira zam vaatleri tam bir yalandır. Daha seçimin ertesi günü Ali Babacan’ın biz böyle bir söz vermedik demiş olması, işin nasıl bir dalavere ile yürütüldüğünü gösteriyor. Bütün bu vaatler yalandır, çünkü asgari ücret AKP döneminde en aşağı noktaya çekildi. Taşeronlaşma AKP döneminde kamuda 185 kat artarak, 1 milyon 611 bin kişiye yükseldi. Sendikalaşma oranı yüzde 10’dan yüzde 4.5’e geriledi. İş cinayetlerinde sadece 2014 yılında 1886 işçi hayatını kaybetti.

Emekliler ikinci bir iş yapmadan evlerine ekmek götüremiyorlar. Emeklilere aylık 250 lira taksitle ev alma imkanı getirileceği de programa konmuş. Ancak emeklilerin maaşına aylık 100 lira zam öngörülüyor. Oysa polislerin hizmet tazminatı 240 ile 580 TL arasında artırılıyor. Gençlerin Genel Sağlık Sigortası borçları silinecekmiş. Zaten ödeyemiyorlar ki.

AKP’nin bu yalandan şişirilen vaatleri normal bir ülkede çok rahatlıkla yerine getirilecek şeylerdir. 13 yıllık iktidarları döneminde yapmadıklarını bundan sonra hangi veriye dayanarak yapacaklarını kabul edebiliriz. Kendini savaş hükümeti olarak örgütlediği ayan beyan ortada olan; içte ve dışta kan ve ölüm üstünden ahkam kesen bir politika yürüten bir iktidarın, üstelik politikası yerlerde sürünen haliyle halka refah ve huzur getireceği hayal bile edilemez. 1 Kasım’dan bu yana onlarca insanın katledildiği, Tahir Elçi örneğinde görüldüğü üzere politik suikastlara girişildiği bir dönemde, Rusya’yla savaşın eşiğine gelindiği bir politikayla, ekonomik olarak dışa bağımlı, savaş ekonomisinin hüküm sürdüğü bir ülkede işçi ve emekçilere, ezilenlere daha fazla baskı, kemer sıkma ve yoksulluktan başka bir pay düşmez.

AKP’nin, Kürt sorunu başta olmak üzere halkların hiçbir sorununu çözmek üzere bir politikası yoktur. Kürtler olmadan Kürt sorununu, Aleviler olmadan Alevi sorununu, işçiler olmadan işçi sorununu, kadınlar olmadan kadın sorununu çözmek, bir dönem Eğitim Bakanının ‘öğrenciler olmasa üniversiteleri bir güzel idare ederdik’ demesi ile eşdeğerdir.

AKP savaş hükümetidir. Bütün varlığı savaş üzerine kuruludur. İktidara gelir gelmez, Rusya’nın savaş uçağını düşürerek, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi katlederek, Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ü hapse atarak icraatına başlayan AKP, halklara bir şey verecek durumda değildir. ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ sözü tam da AKP için söylenmiş bir sözdür. Geçmiş icraatları bundan sonra yapacaklarının teminatıdır. Çok fazla geriye gitmeye gerek yok. HDP Eş Genel Başkanlarına suikast girişimleri, HDP milletvekillerine öldürücü derecede gaz ve mermilerle saldırı, Kürt kentlerinde her gün yenisi eklenen sıkıyönetim ilanları ve katliamlar, Batı’da her türlü hak arama eylemine polis saldırıları, sadece son bir ayda yaşandı.

Mafya liderine ödüller veren, ülkeyi mafya tarzı yönetmeye çalışan AKP’nin iktidarda olduğu önümüzdeki 100 gün ve her an sömürgeci faşist savaş politikalarının kanlı, kirli ve soğuk yüzüyle karşılaşacağız. Barışa, kardeşliğe ve özgürlüğe dair tek kelimesi ve icraatı olmayan AKP’nin, ne işçi ve emekçilere ne de bir bütün olarak ezilen halklarımıza vereceği bir dakikalık huzur yoktur.

* Atılım Gazetesi’nin 4 Aralık 2015 tarihli 201. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 4 Aralık 2015, Cuma 11:53
Kategoriler: Emek, Haberler, Politika