Beraber katlettiniz, topyekun direneceğiz

Beraber katlettiniz, topyekun direneceğiz

AV. ÖZLEM GÜMÜŞTAŞ*-

Biz ezilenlerin savunmanları, özgürlükçü avukatlar ölümü gördük, Tahir ustamızı kesik bir kol gibi omuzbaşımıza koyduk. Tahir Elçi’nin savunmanlık pratiği de, davası da bize emanettir. Müdahili olduğumuz davalar, izini sürdüğümüz kayıplarımız adına tarafı olduğumuz yer, egemenlerin elinde silah olmuş yargıya, bu yasal kurşunlara, siyasi cinayetler ve katliamlara boyun eğmeyecek.

Tahir Elçi’yi sonsuzluğa uğurladık. Yargısız infazlar, faili meçhuller, köy boşaltmaları davalarının, JİTEM yargılamalarının müdahili olan güçlü hak savunucularından birini, bir özgürlükçü savunmanı kaybettik. Amed’in ortasında, 517 yıllık Dört Ayaklı Minare’nin başucunda hem de. Tahir Elçi’nin savunmanlık pratiği, Dört Ayaklı Minare gibi güçlü bir tarihin gölgesinde serinleyebilirdi ancak. Bu savunmanlık pratiğini böyle bir tarihsellikle anacak, yaşatacağız.

Elçi’nin ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmada yayın yasağı yok. Tam aksine dakika dakika haber yapılıyor. Çünkü Elçi, olay tutanağında “çatışma bölgesi” diye tarif edilen özyönetim ilanının olduğu Sur bölgesinde ve eylemcilerle polis arasında yaşanan bir kaçma-kovalama arasında yaşamını yitirdi.

Soruşturma dosyasında gizlilik kararı var, çünkü kaçan eylemciler silah kullanmadı. Eylemcilerin kaçtıkları yönde değil, Elçi’nin ve basın mensuplarının bulunduğu yerde boş kovanlar, kurşun izleri vardı ve atılan onlarca mermi arasında sadece Elçi yakın mesafeden, tek kurşunla hayatını kaybetti.

Elçi soruşturmasında “olay yeri inceleme dahi yapılamıyor” çünkü Başsavcının zırhlı araçlar ve özel timlerle ‘inceleme’ye gittiği bölgede, işlemleri izlemek için toplanan halkın üzerine ateş açılıyor.

Elçi’nin kanı, boş kovanlar Sur’da boylu boyunca yatarken, siyasi iktidar ve havuz medyası yeni bir algı operasyonu için açıklama üstüne açıklama, haber üstüne haber yapıyor. Bu mizanseni algılamaya, Cumhurbaşkanı’nın Elçi’nin ölümüne ilişkin yaptığı açıklamadaki “terörle mücadelede kararlılık” sözleri yeter. Biz bu “kararlılık”ta adım adım gelen ölümü görüyoruz. Biz avukatlar Elçi soruşturmasında, kendi kaderini eline alan bir halkın ve onun tarihsel değerleri, mekanları, geçmişi, kültürü ile yaşama hakkının önünde uzanmış yatan bir barış ve kardeşlik elçisinin yasal mermilerle katlini görüyoruz. Kim katletti Tahir Elçi’yi? Hangi silahtan çıkan kurşun vurdu? Biliyoruz. Bizim soruşturmamız ve hukuki mütalaamızda kurşun çok. Tahir Elçi’yi çok kez vurdu yasal mermiler!

Bir hukukçu, üstelik bir savunma örgütünün başkanı olarak katıldığı bir televizyon programında yaptığı “PKK terör örgütü değildir” açıklamasının ardından siyasi iktidarın açıklamaları, havuz medyasının haberleri ile başlatılan linç girişimi adli soruşturma süreci ile sürdü. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Elçi hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” gerekçesiyle soruşturma başlattı. Soruşturmayı basından öğrenen Elçi, ifade vermek üzere Savcılığa davet edileceğini düşünerek, başkanı olduğu Diyarbakır Barosu’nda bekledi. Bu bekleyiş süresinde Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi “…Yurt içinde saklandığı, tüm aramalara rağmen kendisine ulaşılamadığı, tebligat yapılamayacağı anlaşıldığı” gerekçesiyle yakalama kararı aldı. Savcılık yakalama karar talebine “tutuklanmak üzere sevk edilmesi halinde…” diyerek talimatını da yazmıştı. Bu andan itibaren linci tutuklama ile sürdürmeye karar veren yargı karşısında Elçi makamında kalmayı tercih etti. Gece yarısı Diyarbakır Barosu, TEM polisleri ve çevik kuvvet ekiplerince basıldı. Baro içinde yapılacak arama avukatların itirazı ile gerçekleşmedi ama büyük bir polis kalabalığı Elçi’yi “yakaladı”, Emniyet’te sabaha kadar gözaltında tuttu ve sabah saatlerinde de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na çıkardı.

Soruşturma savcısının “terör örgütü olduğu bilindiği halde neden böyle bir açıklama yaptınız” sorusuna saatlerce yanıt veren Elçi, tutuklama talebi ile Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Elçi yurt dışı çıkış yasağı konarak serbest bırakıldı. Hakkında örgüt propagandası yaptığı gerekçesi ile 1.5 yıldan 7.5 yıla kadar hapis istemi ile jet hızıyla dava açıldı. Katıldığı program hakkında ise ayrıca soruşturma açıldı. Tüm soruşturma süreci boyunca yayın yasağı yoktu, gizlilik kararı yoktu. Bir soruşturma şüphelisinin “kirlenmeme hakkı”nı, “özgürlük ve güvenlik hakkı”nı güvenceleyecek hiç bir tedbir yoktu. Aksine, yargının bu keyfi ve siyasi tutumu ile dize getirme pervasızlığı basın aracılığıyla tüm topluma izlettirildi.

Tahir Elçi’nin katıldığı programdan Dört Ayaklı Minare’ye kadar giden kısacık zaman, bir siyasi cinayetin yol haritasıdır. Bu cinayeti planlayanlar; kolluk güçlerini, adli makamları, yakalama-gözaltına alma tedbirleri ve mahkeme kararlarını, hedef göstermeden öte gitmeyen iddianamelerini Elçi’nin üzerine kurşun gibi yağdırmaktan geri durmamıştır. Suruç katliamında, Ankara katliamında susan, yasaklardan başka hiçbir şey için karar almayan adli yargı, Tahir Elçi’yi açıklamasından sonra dakikalar, günler içinde bir soruşturmanın öznesi haline getirip, tutuklama tehdidi altına almış, bir baro başkanından ‘hedef’ yaratmıştır. Sarayın savaş planının bir parçası olduğundan kuşku duymadığımız Elçi’nin katli, bir yasal mermi noktayı koyana kadar bir çok yasal güzergahtan geçmiştir.

Biz ezilenlerin savunmanları, özgürlükçü avukatlar ölümü gördük, Tahir ustamızı kesik bir kol gibi omuzbaşımıza koyduk. Suruç katliamında, Ankara katliamında süren adalet arayışımıza yasaklar koyan, katliamların olağan şüphelilerini bildikleri halde yakalamayan, haklarında tek bir soruşturma açmayıp, karar almayan adli yargının, bir baro başkanı hakkında aldığı karar ve açtığı dava savunmanlık pratiğimize açık bir mesajdır. Bunu aldık.

Tahir Elçi’nin savunmanlık pratiği de, davası da bize emanettir. Müdahili olduğumuz davalar, izini sürdüğümüz kayıplarımız adına tarafı olduğumuz yer, egemenlerin elinde silah olmuş yargıya, bu yasal kurşunlara, siyasi cinayetler ve katliamlara boyun eğmeyecek.

* Ezilenlerin Hukuk Bürosu

** Atılım Gazetesi’nin 4 Aralık 2015 tarihli 201. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 4 Aralık 2015, Cuma 12:03
Kategoriler: Haberler, Makaleler, Politika, Serbest Kürsü