Örgütlenerek özgürleşiyoruz

Örgütlenerek özgürleşiyoruz

FADİME ÇELEBİ-

Kadınlar cephesinde toplumsal bir aydınlanmanın ciddi anlamda geliştiğini ve milyonlarca kadının da artık erkek egemen sisteme ve yasalarına karşı bir bilinç düzeyi yakaladığını düşündüğümüzde, bunun örgütlenmesi sosyalist kadınlara düşüyor.

25 Kasım’da tüm alanlarda kadınlar renkleriyle meydanları doldurdu. Bu yıl Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Haftası’nda geçen yıllardan farklı olarak, özsavunmanın meşruluğu ve bunun bir hak olduğu milyonlarca kadının talebi olarak alanlarda somut ifadesini buldu.

25 Kasım’da sosyalist kadınlar örgütlü bulundukları alanda yoğun bir çalışma yürüttü. Ev ziyaretleri ve toplantıları, kahvaltılar, kadın buluşmaları, sokak açıklamaları, paneller vb. bir dizi iletişim aracı pratik olarak kitle çalışmasının bir parçası kılındı. Kitle çalışmasında önemli bir adım atıldığını ifade etmek gerekiyor.

Tam da yönümüzü kitle çalışmasının bir parçası kılmışken “Örgütlenerek özgürleşiyoruz” şiarı ile Aralık ayında yapılacak kadınlar kurultayları için kitle seferberliğini daha da büyütmeye ihtiyaç var.

Araya zaman koymadan hemen başlanmalı ve şimdiden startı verilmelidir. 25 Kasım çalışmasını da aşan bir çalışma yürütülmesi için kadın kitlelerine temasın somut olanakları, verileri her bir alan tarafından tespit edilerek, hedefler konulmalıdır.

Ayrıca kurulacak komite, komisyon, yürütmeler çalışmanın toplam planlanmasını yaparken somut hedefler belirlenmelidir. Alanın kadın kitlesinin ihtiyaçları düşünülerek bunun üzerinden pratik adımlar atılmalıdır. Kadın kurultayları kaç kadına gidileceği, kaç kadınla temas halinde olunacağı, kullanılacak görsellerin neler olacağı, tartışmaların hangi biçimde örgütleneceği vb. somutlaştırılmalıdır. Örgütlenecek kadın kurultaylarını sadece çevre çeperimizi, aktif çalışanlarımızı örgütleyen motive eden kurultaylar olarak görmemek gerekir. Buluşmanın zeminini darlaştırmadan, geniş kadın kitlesini bir araya getirme yaklaşımı önemli olacaktır. Her yerel kendi özgün gündemleri üzerinden nasıl örgütleneceği, nasıl bir hat izleyeceği üzerinde kapsamlı bir hazırlığa girişmelidir. Yeni dönemde yerellerde kadın çalışmasının somut ihtiyaçları ve araçlarını nasıl zenginleştireceği, örgütlenme araçlarında somut açığa çıkaracaktır. Yerel kadın çalışmamızın gelişiminin politik hattının da örülmesi ve ivmesi olarak da görmek gerekiyor.

“Örgütlenerek özgürleşiyoruz” kurultayları; yerelleşme, yerelden politika yapma, yerel sorunlara daha fazla kafa yorma zeminini de güçlendirecektir. Yereldeki her türlü politik gelişmeyle, sosyalist kadınlar olarak nasıl ilişkileneceğimiz, ilişkilenirken de araç, biçim ve modellerini tartışacağımız kurultaylar, kadın çalışmasının yeni dönemde yol alınması ve içinde yeni bir deneyim olanaklarını bizlere politik ve örgütsel veriler de sunmaktadır. Yırca’da termik santrallere, Yeşil Yol projesine karşı kadınlar yaşam alanlarını savunmak için oluşturdukları direniş örnekleri; okullarda, yurtlarda genç kadınların taciz ve tecavüz saldırılarına karşı oluşturdukları birlikler; Alevi kadınların özellikle yöre dernekleri içinde yürüttükleri çalışmalar vb. bu örneklerin sadece bir kaçı. Bu deneyimlerin, düzenlenecek kurultaylarda incelenmesi, üzerinde düşünülmesi, alınacak somut kararlara ışık tutacaktır.

Kadına yönelik şiddet çalışmasında özsavunma meşruluğu ve bunun somut araçları tartışma konuları arasında olmalıdır. Özsavunma kurslarının açılması ya da kadın dayanışma evlerin kurulması, katledilen kadınların aileleriyle daha yakın ilişkilerin kurulması, davaların takibi için özel örgütlenmelerin oluşturulması ihtiyacı akılda tutulmalıdır.

Yine, belli başlı kentlerde emekçi kadınlarla buluşmanın somut araçları üzerinden kadın evleri, kadın dernekleri, semtlerde sağlık taraması yapan sağlık emekçilerin düşünülmesi, erkek egemen şiddete karşı özsavunma ekiplerinin oluşturulması, kültür sanat alanında kadın müzik grupları, kadın koroları, kadın tiyatro grupları kurultayda tartışma gündemlerimiz arasında olunmalıdır.

Kadınlar cephesinde toplumsal bir aydınlanmanın ciddi anlamda geliştiğini ve milyonlarca kadının da artık erkek egemen sisteme ve yasalarına karşı bir bilinç düzeyi yakaladığını düşündüğümüzde, bunun örgütlenmesi sosyalist kadınlara düşüyor.

Sosyalist kadınlar olarak daha fazla kadına ulaşmak, daha fazla kadınla görüşmek ve örgütlemek için “Örgütlenerek özgürleşiyoruz” kurultayları tam da bu zemini bizlere sunuyor. O halde, göğün yarısını örgütlemeye!

* Atılım Gazetesi’nin 4 Aralık 2015 tarihli 201. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 4 Aralık 2015, Cuma 11:59
Kategoriler: Haberler, Kadın, Makaleler, Özgür Kadın