Erdoğan dehşet saçmak için Tahir Elçi’yi katletti

Erdoğan dehşet saçmak için Tahir Elçi’yi katletti

ZİYA ULUSOY-

Erdoğan, Saray’ın savaşını, Türk şovenizmini tırmandırarak, medyaya faşist denetim koyarak, gazetecileri ve tweet atanları dahi zindana atarak, basını yalnızca faşizmin kara borazanının öttüğü karanlığa gömmek istiyor. Bu, yalan imparatorluğu yaratmaktır. Ve dehşet stratejisinin diğer yüzüdür. Toplumsal tabanını yalan imparatorluğuyla güçlendirmeyi amaçlıyor.

Erdoğan cuntasının cellatları, 28 Kasım’da yaptığı basın açıklamasında, cesur Kürt aydını, Amed Barosu başkanı Tahir Elçi’yi katletti.

Elçi, elbette bir simge. Bir Kürt yurtseveri olarak, içten, cesur ve kararlıydı. Barışçıydı, fakat sömürgeci devletin tabusuna meydan okuduğu, “PKK silahlı mücadele yürüten bir harekettir” dediği için, doğrudan Erdoğan ve devlet tarafından hedeflendi. Dink gibi göstere göstere öldürüldü. Yargılandı, Erdoğan medyası ve tekelci medya tarafından hedef gösterildi ve gündüz gözüyle, basın açıklaması yaparken, katledildi. Böylece Kürt sorununda demokratik barışçı çizgide olanlara da mesaj verildi: ‘Dehşet saçan katliamlarımız karşısında diz çökeceksiniz’!

Gezi ayaklanması, Kobanê direnişinin zaferi, 6-8 Ekim serhildanı ve 7 Haziran seçim zaferinden, faşist diktatör Erdoğan ve milliyetçi devlet aparatı (MHP ve generallerden Ergenekonculara uzanan) ürktü ve kesin bir ders çıkardı. Kürt özgürlük hareketinin ve Batı’da komünist, devrimci ve demokratik hareketin üzerine dehşet saçan saldırılarla gidilecek.

Amed mitingi, Suruç (Pirsus) ve Ankara barış mitingi katliamları, Cizre’den Derik’e bitmeyen kuşatma, dehşet stratejisinin saldırı biçimleri.

Uçak bombardımanıyla gerçekleştirilen Roboski katliamını da birlikte düşündüğümüzde, Erdoğan faşizminin dehşet saçarak teslim alma stratejisinin, bomba-bombardıman ve kuşatma saldırıları, 90’larda olabileceği dahi düşünülmeyen biçimler.

Tahir Elçi’nin katledilmesi, HDP Eş Genel Başkanlarına suikast denemeleri. Öyle ki bununla şaşkınlığa düşürülerek, korkuya kapılarak, yönsüzlük içine düşülmemiz hedefleniyor.

Erdoğan, Saray’ın savaşını, Türk şovenizmini tırmandırarak, medyaya faşist denetim koyarak, gazetecileri ve tweet atanları dahi zindana atarak, basını yalnızca faşizmin kara borazanının öttüğü karanlığa gömmek istiyor. Bu, yalan imparatorluğu yaratmaktır. Ve dehşet stratejisinin diğer yüzüdür. Toplumsal tabanını yalan imparatorluğuyla güçlendirmeyi amaçlıyor.

Dehşet stratejinin bir diğer boyutu bilindiği gibi Rojava devrimine karşı savaş ve Suriye gerici iç savaşına batmaktır, Kobanê’ye DAİŞ çetesinin saldırtılması. Yeni Enver Paşalığa soyunan Yeni Osmanlıcı ikilinin, önleyici savaşla Emevi Camii’nde namaz amacına ulaşamayınca, DAİŞ ve diğer İslamcı çeteleri Kobanê’ye nasıl saldırttığını yaşadık gördük. Şimdi aynı fetih savaşını Nusra ve Ahrar ul Şam ile Efrin’e karşı yürütüyor. Yanı sıra, doğrudan MİT’e bağlı ve Türkiye’den ırkçı çetelerin de içinde yer aldığı Sultan Selim-Murat-Süleyman Şah vb. sultan tugaylarını kurdu.

Erdoğan-Davutoğlu ikilisi, Rojava ve Suriye savaşıyla, büyük devlet şovenizmi rüzgarı estirmek istedi. Bu yolla, Türk halk kitlesinin başı döndürülecek, faşizme İslam dünyası lideri Türkiye imajı arkasında toplanması sağlanacaktı.

Rojava devriminin şanlı direnişi, Erdoğan faşizminin vekalet savaşını yenilgiye uğratınca, bu kez Rus savaş uçağını düşürerek daha alt seviyede kalsa da aynı İslamcı-Türkçü ideolojiyle karılan taban yaratmak istiyor.

Sonuç olarak içte zalimlikte geçmişi aşan, dehşet saçan yöntemlerle kirli savaş, dışta yayılmacı fetih ve vekalet savaşı, Erdoğan faşizminin, İslamcı-Türkçü sentezin stratejisini oluşturuyor. Yalan imparatorluğu ve uygun ittifaklar da bu stratejinin diğer yüzü. Amacı boyun eğdirerek direnişi zayıflatmak, İslamcı-Türkçü faşizmi konsolide ederek sürekli kılmak.

Erdoğan faşizminin ekibi, talan ve iktidar gücünün tadına varmış gözü dönmüşlük ile faşist saldırganlık stratejisini teorize etmeye de çalışıyor. Mealen, ‘ABD gerileyerek emperyalist dünyanın liderliğini yitirdi. Türkiye merkez ülkeler seviyesine yükseldi. Eski Osmanlı toprakları artık bizim egemenlik alanımızdır. Bu egemenlik savaşında kim önümüzde engel olursa gereken cevap en sert biçimde verilecek, engeller temizlenecek.’

Erdoğan faşizmi, cesur ve içten Kürt aydını Tahir Elçi’yi bu zalim stratejinin gereği olarak göstere göstere katletti. Devam etmeye de çalışacak.

Sınır tanımaz saldırganlığına ve yalanına rağmen Erdoğan faşizmi, vehmettiği güçlülükte değil.

Yetersiz güçle içte dışta savaşa dalarak bölge egemenliğinde birinci olmak, talan ve militarizmi büyütmek istiyor. Fakat bu ayağına daha çok dolanacak, içte mücadele ve dışta daha dişli rakiple dalaşta hüsrana uğrayacaktır.

Erdoğan faşizmine karşı direniş ne denli yaygın ve dirençli olursa, zayıflığı daha erken görülecek, karamsarlık yerine kararlılık yükselecektir.

En büyük örgütlü demokratik ve devrimci güç olan Kürt özgürlük hareketinin, Erdoğan faşizminin bitmeyen kuşatma ve katliamlarına karşı kentlerde “hendek”le simgelenen başeğmez özsavunma direnişi, öncü direniş olarak desteklenip güçlendirilmelidir.

Bu direniş olmazsa, Kürt halkının geri kesimi ve Türk halkı daha çok kazanılır liberal söylemi Ağustos’tan bu yana söyleniyor. Vicdana seslenerek, mağdurluğumuzla halkı yanımıza alacağımız yanılgıdan başka bir şey değil. Ölü taklidiyle faşizmin yok edici saldırganlığı tarihte asla engellenememiştir. Bugün daha fazla geçerlidir.

Erdoğan faşizmi güç zehirlenmesiyle bunları uyguluyor. Karşısına boyun eğmeyen güç çıktıkça ve çıkarıldıkça, faşizmin korkaklık ve özgüvensizliğinin sendelemesini, geriletilmesini göreceğiz. Erdoğan faşizminin sınır tanımaz saldırganlığına karşı bütün demokratik güçler tek barikat olmalı, demokrasi blokunda birleşmeli.

Demokratik barış mücadelesi şehidi Tahir Elçi’nin ve kaybettiğimiz genç yüreklerimizin anısı, bu onur verici görevi hepimizin omuzuna yüklüyor.

* Atılım Gazetesi’nin 11 Aralık 2015 tarihli 202. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 12 Aralık 2015, Cumartesi 15:08
Kategoriler: Büyüteç, Haber-Yorum, Haberler, Makaleler