Erdoğan Faşizmine karşı öncü kaleyi güçlendirelim

Erdoğan Faşizmine karşı öncü kaleyi güçlendirelim

ZİYA ULUSOY-

Kürt halkımızın destansı direnişi, Erdoğan faşizmine karşı öncü barikat, öncü kaledir. Bu öncü barikatı, ya bütün ilerici güçlerimizle destekleyip tek bir cephe yaratacak ve Erdoğan’ın faşist kuşatmasını kırana kadar büyüteceğiz. Ya da Erdoğan’ın kara koyu faşizmi bizi yenecek. Direnişin arkası halklarımızın baharıdır. Kudurgan Erdoğan faşizmine karşı direnelim, halklarımızın baharının yolunu açalım!

Erdoğan cuntası, Silvan’dan Cizre’ye, Sur’dan Silopi’ye, Kürt kentlerine kuşatmayı Eylül’den bu yana sürdürüyor. Kürt halkımızı acımasızca ve katlederek öldürüyor. Yalnızca kuşatmalarda katlettiği canlarımız şimdiden yüzleri buldu. Şok ve dehşet yaratarak teslim almak istiyor.

Erdoğan cuntası, emrindeki polis şefleri ve anlaştığı generalleriyle, şimdi de soykırım denemesi yapacağını ilan ediyor.

Davutoğlu’nun “sokağa çıkma yasağına hiç ara vermeden ev ev temizleyeceğiz”, Erdoğan’ın “yok olacaksınız” tehdidi, YeniŞafak’ın, Ağrı isyanındaki gibi “büyük temizlik” manşeti, soykırım tehdididir.

Erdoğan cuntası, soykırım tehdidini gerçeğe dönüştürebilir mi? Erdoğan-Davutoğlu çetesi soykırımcı zihniyete ve niyete sahip. Fakat kendi dışındaki nedenlerle soykırım gerçekleştiremez. Bu çetenin -çapını aşan- bölgesel emperyalist yayılma için yakmayacağı halk yok. Devrimci dinamiğe ve örgütlülüğe sahip Kürt halkımıza karşı soykırımcı kini çok daha fazla. Bu çetenin Kobané ve Şengal’e DAİŞ’i saldırtması, Efrin’e Nusra ve Ahrar-uş Şam’ı saldırtmaya başlaması, soykırımcı niyetini kanıtlıyor. Fakat Kürt halkımızın direnme deneyi ve örgütlülüğü bunun birinci engeli.

Ayrıca, Kürt özgürlük hareketinin bütün Kürdistan’a yayılmış gücünün vereceği yanıtın Erdoğan faşizmini sarsacağı, 24 Temmuz sonrasındaki meşru misillemesiyle bir kez daha açığa çıktı. Rojava devrimiyle genişlettiği mevzileriyle Kürt özgürlük hareketini yenemeyeceğini, Erdoğan çetesinin kendisinin de bildiği bir gerçek. Erdoğan çetesinin çok özendiği Srilanka diktatörlüğü, çok dar alanda ve adadaki Tamil gücüne soykırım uygulayabildi. Geniş Kürdistan coğrafyasında çok etkin Kürt özgürlük güçleri karşısında, zalimliğiyle, katliamcılığıyla tarihe geçer ama Pirus zaferi bile kazanamaz. Yenilgisini, kudurganlığıyla davet etmiş olur.

Türkiye devrimci ve demokratik güçleri, örgütlü güç yetersizliğine rağmen boyun eğmeyen direnişçi geleneğe sahip. Yeniden yaratıcı seferberlikle Erdoğan faşizmine karşı direnişi örecektir. Erdoğan çetesi, kış koşullarına güvenerek kent kuşatmalarıyla, öldürerek, yakıp yıkarak, sürgün dayatarak, Kürt halkımız üzerinde şok ve dehşet yaratarak teslim almak istiyor.

Erdoğan’ın tank ve toplarına, özel harekatçı katillerine, Esadullah çetelerine karşı, Kürt halkımız hendeklerin arkasında sokak sokak ve aylarca direnerek yanıt veriyor. Eli kanlı Erdoğan çetesini şaşkına çeviriyor. Kesintisiz sokağa çıkma yasağıyla ve on binleri savaşa yığarak bitmeyecek kuşatma altında soykırım tehdidi savurması, Erdoğan-Davutoğlu çetesinin halkımızın destansı direnişi karşısında zıvanadan çıktığını gösteriyor.

Devrimci, ilerici bütün partiler ve güçler. İşçiler, gençler, kadınlar, demokratik Alevi hareketi. Demokratik kitle örgütleri. Gücümüzü tek bir direniş cephesinde birleştirerek Erdoğan faşizmine karşı direnebilir, onun saldırısını kırabiliriz.

Kürt halkımızın destansı direnişi, Erdoğan faşizmine karşı öncü barikat, öncü kaledir. Bu öncü barikatı ya bütün ilerici güçlerimizle destekleyip tek bir cephe yaratacak ve Erdoğan’ın faşist kuşatmasını kırana kadar büyüteceğiz. Ya da Erdoğan’ın kara koyu faşizmi bizi yenecek.

Bölge halklarının mücadelesi ve enternasyonal dayanışma, mücadelemizin doğrudan desteği olacak. Bu mücadelenin de cephe arkasında seferber edilmesi gerekiyor. Bölgede yayılmacılığa çıkan Erdoğan rakiplerinden de bela bulursa bu da cephemizin hesapta olmayan şansı olacaktır.

Eğer Kürt halkımızın öncü barikatıyla tek cephede güçleri seferber edersek, bizim değil, Erdoğan faşizmi güçlerinin morali bozulacak. Biz değil, Erdoğan çetesi yenilgiye gidecek.

Erdoğan faşizminin hendek üzerine, Kürt gençliğimizin direnişçiliği üzerine demagojisi, liberaller üzerinden yankı yaparak direnişimizi zayıflatma riski taşıyor. Aynı şey, Kürdistan’da da kaderini Barzani iktidarına bağlamış bazı yurtsever güçler üzerinden yapılıyor. Faşist yalan imparatorluğuna aldanmayalım, kendimizi ve halklarımızı aldatmayalım. Erdoğan, 5 Haziran Amed Mitingi, 20 Temmuz Suruç,10 Ekim Ankara Barış mitingi katliamlarını yaparken, hendek ve “silah”lı Kürt gençleri mi vardı?

Erdoğan faşizmi, barışçı çabalarımıza gözü dönük kitle katliamlarıyla saldırdı. Yetinmedi, Hitler faşizminin işgalci güçleri gibi Kürt halkımızın kent ve sokaklarını tank-top-özel harekatçı katillerle kuşattı. Bitmeyen kuşatma ve ölümlerle teslim almak istiyor. Tank-top-helikoptere karşı hendek en saf ve temiz direniş düzeyidir. Daha fazlasını neden yapamadığımızı ve nasıl yapabileceğimizi sormalıyız.

Erdoğan’ın İslamcı Türkçü faşizmi, Kürt halkımızın, devrimcilerin, barış mücadelecilerinin canlarını alarak, kudurganlığıyla yarın ne yapacağını, rejiminin zifiri karanlığını gösteriyor.

Kürt halkımızın destansı direnişi, halklarımızın öncü kalesidir. Öncü kaleyle tek yürek, tek barikat birleşerek direnişi güçlendirelim ki, Erdoğan faşizminin zifiri karanlık amacını yenelim.

Halklarımızın tek cephedeki direnişi güçsüz kaldıkça, Kürt halkımızın Türk halkıyla birleşik mücadele ve kurtuluş inancı da en büyük yarayı alıyor. Mücadele gücümüzü seferber ederek Kürt halkımızın yalnız olmadığını gösterelim.

Erdoğan faşizminin İslamcı, Türkçü, burjuva çıkarcı seferberliğine karşı halklarımızın, ezilenlerin demokratik, sosyalist, ilerici seferberliğini sağlayalım. Kobanê direnişine seferberlik gibi yapalım.

Türkiye kentlerinden “Kürt halkı yalnız değildir” şiarıyla alanlara çıkan, kadın hareketinin, Cumartesi Anneleri’nin, öğrenci gençliğin, barikat kuran semt gençliğinin mücadelesini, işçi ve memur sendikalarının kıpırdanışını büyütelim.

Direnişin arkası halklarımızın baharıdır. Kudurgan Erdoğan faşizmine karşı direnelim, halklarımızın baharının yolunu açalım!

*Atılım Gazetesi’nin 25 Aralık 2015 tarihli 204. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 2 Ocak 2016, Cumartesi 15:51
Kategoriler: Büyüteç, Haber-Yorum, Haberler, Makaleler