HDK Kongresi sürecinde devrimci sosyalistlerin tutumu

HDK Kongresi sürecinde devrimci sosyalistlerin tutumu

ÇİÇEK OTLU-

HDK, halklarımızın demokratik örgütlenmesini geliştirmeli, toplumsal mücadeleyi inşa etmelidir. Bunun temel aracı meclislerdir. Meclislerin olabildiğince yerel örgütlenmesi, yerel sorun ve taleplerle ilişki kurması, yerelleşmesi önemlidir. Bundan dolayı halkın günlük yaşamıyla temas edecek, halkı toplumsal bir dayanışma ve paylaşım içerisine çekecek pratiğe yönelmek zorunludur.

HDK konferansı temel metinleri arasında yer alan “HDP-HDK İlişkisi Üzerine” ve “HDK’nin İşlevi ve Örgütlenmesi Üzerine” çerçeve metinler, içerik olarak devrimci sosyalistlerin temel görüşlerini de yansıtmaktadır. Bununla beraber, birkaç önemli vurguya burada yer vermekte fayda var.

HDK içerisinde yer alan politik öznelerin ittifaka bakış açısı ve yükledikleri rol farklılıklar arz etmektedir. Farklılıkların olması anlaşılır bir durum. Fakat birlikte çalışma kültürünün zayıflığı nedeniyle de herkes işine geldiği gibi hareket etmektedir. HDK’nin daha kuruluş sürecinde bizim “HDK’lileşmek” diye tarif ettiğimiz bakış açısının halen süren öneminin altını çizmek gerekir. Her devrimci sosyalist “HDK’lileşme” halinin yayılmasında öncü ve yapıcı bir misyon taşımaktadır.

Bugüne kadar hayatın her alanında asgari ortak politikalar üretmeyi başarmış HDK, bu politikaların gerektirdiği kadar HDK tüzel kişiliği altında ortak örgütlenme ve ortak faaliyet içinde olamamıştır. Özellikle bundan böyle alan meclislerinin inşasına yönelme iradesini ortaya koyan bileşenlerin, HDK ile kurduğu ilişkiyi çok yönlü olarak yeniden gözden geçirmeli ve bu ‘ikilemi’ aşmaya çalışmalıdır” şeklindeki temel görüş, önümüzdeki süreçte bileşen kurumları bu zafiyeti aşmaya ve çelişkiyi gidermeye çağırmaktadır. HDK’yi eylem birliği veya platform gibi gören yaklaşımları aşmamız gerektiği açıktır. Bu durum, ancak “birlikte çalışma” veya “organik çalışma” diye tarif edilen bir ilişki tarzıyla aşılacaktır.

Bu sorun kapsamındaki bir diğer yaklaşım, HDK’yi kendi programı ve tüzüğü üzerinden değil de grupsal ihtiyaçlar üzerinden ele alan yaklaşımdır. HDK örgütlenmesiyle kurulan ilişki bu durumda temsili bir katılımla sınırlı kalmaktadır. Şimdi, devrimci sosyalistler de dahil, HDK bileşenleri bu sınırlılığı aşmak zorunda. HDK, programında ifade edildiği gibi, politik öznelerin ve toplumsal kesimlerin “ortak evi”dir. Çalışmayla kurulan ilişkiye bir de bu gözle bakılmalıdır. “Birlikte çalışma ve ortak faaliyet” HDK’nin gelişimi ve yeniden inşası için olmazsa olmaz şart haline gelmiştir. HDK bünyesinde yer alan öznelerin hepsinin bu görüş açısına göre hareket etmesini istemek gerekir. Fakat bu şekilde bir ilişki kurmaya yönelmeyenlerle “ipi koparmak” zorunda da değiliz. Bu durumda yapılması gereken, ilişkilerimizde önceliği “birlikte çalışma ve ortak faaliyet” ilkesine göre hareket edenlere vermektir. Birlikte çalışma, hiçbir politik öznenin kendi bağımsız çalışmasının önünde engel olmadığı gibi, politik öznelere daha geniş bir alan da açacaktır.

Şimdiye kadar HDK’nin başlıca sorunu ve zaafı, kelimenin gerçek anlamıyla meclisleri kuramamak ve geliştirememek olmuştur. HDK’nin temeli meclislerdir. Meclis yoksa, HDK yan yana duran ama birleşik çalışamayan bir eylem birliği veya platform olmanın ötesine geçemez. Emekçileri ve ezilenleri cepheleştirme görevi başarılacaksa, bu, tüm toplumsal mücadele dinamiklerinin örgütlenmesi ile ete kemiğe bürünecektir. HDK’yi, çerçeve metinde belirtildiği biçimde, “Tanım maddesinde belirtilen sosyal güçlerin sorunlarını temel alan, çözümler üreten ve buna uygun bir ‘yeni yaşam kurmak’ amacıyla işlev görecek olan ‘ortak dayanışma ve mücadele zemini” niteliğinde ele almak yerindedir.

Meclislerin ele alınışının özünde de bir değişiklik yoktur. Fakat bugünün ihtiyaçlarını gözeten bazı nüanslar söz konusudur. “Önümüzdeki yeni toplumsal mücadele döneminde HDK kimlik siyaseti ile sınıf siyasetini birleştiren bir politik hat oluşturmalıdır. Bütün enerjisini kimlik mücadeleleriyle eş zamanlı olarak emeğin farklı alanlarda kapitalist sömürüye karşı süren mücadelelerinin birleştirilmesi ve örgütlenmesi doğrultusunda harekete geçirmeye çalışmalıdır” şeklindeki saptama, programa uygun ama güncellenmiş bir örgütsel dizilişi, HDK’nin yeni dönemde hangi örgütlenme hattından ilerleyeceğini tanımlamaktadır.

HDK, halklarımızın demokratik örgütlenmesini geliştirmeli, toplumsal mücadeleyi inşa etmelidir. Bunun temel aracı meclislerdir.

Meclislerin olabildiğince yerel örgütlenmesi, yerel sorun ve taleplerle ilişki kurması, yerelleşmesi önemlidir. Bundan dolayı halkın günlük yaşamıyla temas edecek, halkı toplumsal bir dayanışma ve paylaşım içerisine çekecek pratiğe yönelmek zorunludur. Bu amaçla, meclislerin inşası güncel politik taleplerle kendini sınırlamayan ve toplumsal yararlı faaliyetler örgütlemeye yönelen bir yoldan ele alınmalıdır. Toplumsal yararlı faaliyetler kapsamında halkın günlük yaşamını kolaylaştıran kolektif işler, eğitim ve sağlık hizmetleri, kooperatifler, ortak üretim sahaları, komün tarzı ilişki biçimleri hedeflenmelidir. Bütün bunlar, halkın kendi arasındaki dayanışmayı artırmanın yanında, hem devrimin potansiyel güçlerinin bir araya getirilmesine hem de buradan gitgide halkın kendi kendini yönetme yolunun açılmasına hizmet edecektir.

Bugüne değin meclisler, pratikte sadece politik öznelerin temsilcilerinin ve kısmen de tabanının toplanıp tartıştığı ve kararlar aldığı bir örgütsel form olarak kanıksanmıştı. Şimdi bu durumu değiştirecek bir dönemin arifesindeyiz. Değişim, emekçilerin ve ezilenlerin meclislerde örgütlenmesi ve böylece HDK’nin kendi toplumsal temeline oturtulmasıdır. Başlangıçta politik öznelerin bir araya geldiği biçim sadece meclis girişimi olabilir. Meclis girişimlerinin asli işi, üretim ve yaşam alanlarında halkın ve kitle örgütlerinin meclislere çekilmesini sağlamak olmalıdır. Demektir ki devrimci sosyalistler, önümüzdeki dönemde özellikle HDK mahalle meclislerinin inşasına ve yaygınlaştırılmasına, gerek belirlenmiş kadrolarıyla gerekse yereldeki bütün tabanı ve ilişkileriyle, en enerjik tarzda katılma göreviyle yüz yüzedir.

Öncelikli hedef, HDP’nin aldığı oy potansiyelinin meclislerde örgütlenmesidir. Bunu başaramayan bir HDK, HDP’nin de geleceğini teminat altına alamaz. HDP’nin mahallelerde kendini örgütleme amacıyla kuracağı komisyonlar da HDK yerel meclisinin içinde yer almalıdır. HDP ve HDK birbirinin alternatifi ve rakibi değil bütünleyenidir. HDK içinde yer alan bileşenlerin bir bölümünün HDP’de yer almaması bu durumu değiştirmez. Mevcut haliyle kararların mutabakatla alınmasını içeren HDK hukukunda yapılabilecek kısmi bir değişiklikle, kararlara katılmayanların çoğunluk görüşüne yol vermeleri yöntemi izlenebilir.

Şimdiye kadar sorun şöyle konuluyordu: HDK HDP ile nasıl ilişki kuracak? Zira HDP’nin politik doğası gereği işin odağında durduğu seçim dönemleri, sorunun öyle konulmasını mecbur kılıyordu. Şimdiyse tartışma şu şekilde yürütülüyor: HDP HDK ile nasıl ilişki kuracak? HDP üye ve yöneticileri, partideki görevlerinin yanında, HDK’nin meclislerinin örgütlenmesinde ve komisyonlarda da yer alacaktır. Bu görüş açısı, HDP’nin toplumsal bir temele dayandırılması, politik olanın toplumsallaşması ile doğrudan ilişkilidir. Buna göre, sokakla parlamentonun kaynaştırılması, toplumsal olanın siyasallaştırılması veya tersinden siyasal olanın toplumsallaştırılması, HDP’ye yön veren bir hareket noktası olmalıdır.

* Atılım Gazetesi’nin 1 Ocak 2016 tarihli 205. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 7 Ocak 2016, Perşembe 14:56
Kategoriler: Haberler, Makaleler, Politika, Rota