Güle güle efeler diyarının yiğit kadını

Güle güle efeler diyarının yiğit kadını

Medya Savunma Alanları’na gittiğimizde, Berçem yoldaş bir işi nedeniyle alanda bulunmuyordu. Yoldaşlar ondan alanın kadın komutanlarından birisi olarak bahsettiler. Sonraki süreçte de sohbetlerde öncelikle kendi gelişimini nasıl yönettiğini ve emeği ile var ettiğini, sonra da onun konumlanmada, noktaların oluşturulmasında (kurumlar) aklıyla birlikte emeği ile nasıl katıldığını, yoldaşların gelişimine emek verdiğini anlatıyorlardı.

Alana geri geldiğinde bir akşam karanlığında tanıştık yoldaşla. Kocaman bir yüreği bu ufak tefek bedende taşıyormuş diye düşündüm. Yoldaşın yeni görev alanı belirlenmiş artık yeni görevine hazırlıyordu kendini. Sabah sporlarını da, silahları kullanmayı da buna uygun gerçekleştiriyordu.

Berçem yoldaş, partimizin 4. Kongre’de politik-askeri kadro, kadın komutanlaşması ve önderleşmesine çağrısına en hızlı cevap veren kadın yoldaşlarımızdan biriydi. Berçem yoldaşla sohbetlerimizden, diğer yoldaşların anlatımlarından anlıyorduk ki, Medya Savunma Alanları’nda partimizin kendini var edişinde yoldaşın çok fazla hem kafa hem de kol emeği vardı. Bütün askeri alanların bir disiplini ve mantığı vardır ama burada her şey insanı ve mücadeleyi temel alan bir şekilde düzenlenmişti ve sisteme kavuşturulmuştu. PKK’li yoldaşlarımızın (devrimci ve ulusal hareketin) yıllardır biriktirdiği deneyimleri bir de parti aklı ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilerek yaşam bulmasında yoldaşın önemli katkıları vardı.

Yoldaş, yine partimiz MLKP’nin 4. Kongresi ile birlikte kadın aydınlanması, kadın şafağı olarak tanımladığı süreci, cins bilincini kuşanarak kadın özgürlük mücadelesini büyütmede, erkek egemen zihniyetle amansız mücadele yürütmede bu alanlarda kararlıca uygulayıcısı olmuştu. Bir sohbetimizde kadın alanı ile çıkan tüm yazıları satır satır okuduğunu ifade etmişti. Hem kendinde daha bütünlüklü ve derinlikli bir bakış açısı kazandırıp, komutanlaşıp, önderleşirken kadın yoldaşlarını komutanlaştırma ve önderleştirmede, onlara cins bilinci kazandırmada, erkek yoldaşların erkek zihniyetleri ile yüzleşme, değiştirme dönüştürmede çaba sarf etmişti.

Yine sohbetlerimizin birinde, Türk ve Sünni bir aileden geldiğini ifade etmişti. Etkinliklerimizin bazılarında da Ege türküleri söylemişti. Şehit olunca öğrendik ki, kızkardeşinin tanımlaması ile O ‘Efeler diyarının yiğit kadınıydı’.

Ege’den başlayıp Akdeniz’in batısına kadar uzanan bölge, efelerin diyarı olarak da tanımlanır. Osmanlının zulmüne silahı ile karşı koyan, onlarca efe yaşamıştır. Halk arasında ‘Efe gibi’ kavramı korkusuz, baş eğmez, haksızlıkların karşısında duran, adaletsizliğe karşı çıkan kadın ve erkekler için kullanılır hala bu bölgelerde.

Yoldaş da duruşu, mücadelesi, baş eğmezliği ile doğup büyüdüğü topaklara uygun bir tutum sergiledi. Faşist katiller sürüsüne silahı ile direnerek cevap verdi, şehit düştü. Geride hepimize artık mücadelemizin başka bir düzeyde devam etmesi gerektiği mesajını verdi.

Türkiye’nin batısından Kürdistan özyönetim direnişçilerine bir selamdır şimdi yoldaşların eylemi. Ezilen, her gün katledilen, şiddete uğrayan kadınların özgürlük çığlığıdır. En çok da devrim, kadın devrimi, kurtuluşumuz için silahımızla savaşmanın adıdır.

Yoldaşlarımızın antları kadın savaşçıların andıdır şimdi silahları da ellerimizde….

*Rojava’dan MLKP’li Kadın Savaşçı

**Atılım Gazetesi’nin 8 Ocak 2016 tarihli 206. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 21 Ocak 2016, Perşembe 11:44
Kategoriler: Sizlerden