Özneleşmek için bilinçlenmek bilinçlenmek için okumak

Özneleşmek için bilinçlenmek bilinçlenmek için okumak

“Komünist için sorun, mevcut dünyayı devrimci bir biçimde değiştirmek, bulmuş olduğu duruma hücum etmek ve onu pratik olarak değiştirmektir.” (Marx-Engels, Alman İdeolojisi)

“Mevcut dünyayı devrimci bir biçimde değiştirmek”,

“Bulmuş olduğu duruma hücum etmek”,

“Bulmuş olduğu durumu pratik olarak değiştirmek”…

Marx-Engels’in “komünist için sorun” olarak tarif ettiği “durum” gerçekte komünist bireyin özneleşme serüveninin ta kendisidir.

Sınıflı toplumda birey, bulmuş olduğu durumu oluşturan nesne parçalarından herhangi biridir. Bir başka deyişle toplum biçiminin bir nesnesidir. O, belirleyen değil, toplumsal maddi ilişkiler tarafından belirlenendir. O, bağımsız bir özne değildir. Kaderi çizilmiştir.

Bir özne haline gelebilmek, mevcut egemen toplumsal bilinç biçimlerinden kopuşmakla mümkündür. Kopuşma düşünsel olduğu kadar eylemsel de olmalıdır. “Duruma hücum etmek” böylesi bir kopuşu gerektirir.

Kopuşu tamamlamak için duruma hücum etmek yetmez, “durumu” pratik olarak değiştirmek gerekir.

Sınıflı toplumlarda kopuşun tamamlanması yani özneleşmek ancak ve ancak örgütlü mücadeleyle gerçekleşebilir. Birey, bulmuş olduğu durumun bilincine şu ya da bu düzeyde varmış olabilir, hatta duruma hücum da edebilir. Ancak durumu pratik olarak değiştiremez. Bireyin hücum gücü ve yeteneği ne kadar üstün olursa olsun bunu başaramaz. Çünkü “bulmuş olduğu durum” egemen sınıfın örgütlenmiş iktidarıdır. Durumu pratik olarak değiştirmek ancak ve ancak bu örgütlenmiş egemenliği yıkmaya girişmekle mümkündür. Bunun da karşı bir örgütlenme ve örgütlenmiş savaş olmadan başarılamayacağı açıktır.

Bireyin özneleşmesi, sınıf bilinci edinmesi ve sınıf mücadelesine örgütlü katılmasıyla gerçekleşebilir. Elbette bu özneleşme bir oluş halidir, sürekliliği ifade eder.

Durumun bilincine varılması ve duruma hücum edilmesi diyalektik bütünlük içinde ele alınmalıdır. Durumun bilincine varmayan birinin eylemi kördür, yönsüzdür, hedeften yoksundur. Böyle olduğu içindir ki durumu değiştirme gücü daha baştan sakatlanmıştır.

Okumaya ilgisiz bir komünist, düşünmeye ilgisiz biri demektir. Ki, böyle birinden durumun bilincine varması ve bu bilinçle duruma hücum etmesi beklenemez. Böyle olduğu içindir ki, okumak bir komünist için bireysel heves değil, varlık tarzının olmazsa olmazlarından biridir. Parti yayınlarını, Marksizmin kaynaklarını, bilimsel inceleme ve araştırmaları, kimi burjuva yayınları okumayan, takip etmeyen kişi her şeyden evvel içinde bulunduğu durumu kavrayamaz. Böyle biri hangi kafayla hangi bilinçle duruma hücum edebilir ki…

Günlük basını takip eden ve bunu eylemle tamamlayan kimi yoldaşlar bununla avunuyorlar. Oysa parçayı bütünlüklü kavramak, stratejik düşünmeyi öğrenmek, çevresini parti politikaları doğrultusunda örgütlemek için parti yayınları ve Marksizmin temel kaynakları ile bilimsel araştırmalar mutlaka okunmalıdır.

Bilinç, eylemle birlikte “durumu pratik olarak değiştirme” iradesinin oluşturucu unsurlarından biridir. O halde okumak, özneleşme-iradeleşme serüveninin olmazsa olmazıdır.

Okumanın kendisi de bir irade işidir, örgütlenmelidir.

Bu türden bir örgütlülüğü teşvik etmek için bundan böyle dönemsel okuma programları yayınlanacaktır.

Her partili (geniş anlamda, parti çeperinin içinde yer alan herkes) dönemsel olarak belirlenen kitap ve makaleleri okumayı bir mücadele görevi olarak kavramalıdır. Okumakla kalmamalı, okuduklarını başkaları ile tartışmalı, eğitim çalışmalarına konu yapmalıdır.

Bu dönem için belirlenen iki konu var.

Birincisi, şehitlerimizi tanımak, anlamak, onlardan öğrenmek, onları hangi bakımlardan aşmak gerektiğini kavramaktır. Kuşkusuz konuya dair okunabilecek pek çok kitap ve makale var. Yine de şu üç kitabın program dâhilinde okunmasına öncelik verilmeli:

1) Süleyman Yeter, Yeni Bir Yaşam Savaşının Sosyalist Kartalı

2) Demircioğlu, Önce Ben Olmalıyım

3) Güneş Ve Özgür

İkincisi, günün devrimci görevleri bağlamında komünist öncünün cephe politikasını bilince çıkarmaktır. Bu amaca bağlı olarak aşağıdaki yazı ve röportajlar okunmalıdır:

1) Yeni Bir Siyaset Tarzıyla Halklarımızın Alternatifini Yaratmaya, Marksist Teori, Sayı 3

2) “Artık Bir HDK Gerçekliği Var”, Marksist Teori, Sayı 6

3) HDK: Aşağıdan Birliği Geliştirmek İçin İradi Müdahale, Marksist Teori, Sayı 8

4) Mücadele Ve Örgüt Biçimleri Sorununda Komünist Öncü, Marksist Teori, Sayı14

5) Komünist Öncü Ve Birleşik Mücadele, Marksist Teori, Sayı 15

*Atılım Gazetesi’nin 8 Ocak 2016 tarihli 206. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 21 Ocak 2016, Perşembe 12:35
Kategoriler: Haberler, Makaleler, Politika, Yapıdan