ICOR 2. Ortadoğu Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı

ICOR 2. Ortadoğu Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı

ICOR’un davetiyle devrimci, komünist ve antiemperyalist örgütler tarafından gerçekleştirilen 2. Ortadoğu Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, Rojava devrimi ve Ortadoğu’da gelişen halklar mücadelesine ilişkin önemli tespit ve kararlar yer aldı.

BERLİN – Uluslararası Devrimci Parti ve Örgütler Koordinasyonu (ICOR) tarafından Kasım ayında Ortadoğu’ya yönelik emperyalist müdahaleler, savaşın sonuçları ve halkların direnişi üzerine düzenlenen 2. Ortadoğu Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı.

ICOR konferansının sonuç bildirgesinde şu ifadeler yer aldı:

1- ICOR’un 2. Ortadoğu Konferansı, Batı Asya ve Avrupa’dan MLOA (Afganistan), MLPD (Almanya), Komünist İnşa (Almanya), CPI/ML Red Star (Hindistan), Komala/KP (İran), PYD (Rojava Kürdistan), MMLPL (Fas), FHKC (Filistin), PPSR Watad (Tunus), MLKP (Türkiye/Kürdistan), TKP/ML (Türkiye), Rode Morgan (Hollanda), MLP (Rusya) ile Yemen ve Libya’dan devrimcilerin katılımıyla örgütlendi.

Konferans, bir yıl önce gerçekleştirilen 1. Ortadoğu Konferansı kararlarının çoğunun başarıyla uygulandığını kaydetti. Yeni gelişmeler ve değişimlere ilişkin tartışmaların yürütüldüğü konferansta, Ortadoğu’da devrimci güçlerin birlikte hareket etmeyi güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.

2- Ortadoğu (Batı Asya), emperyalizme karşı enternasyonal devrimci kurtuluş savaşın temeli oldu. NATO ve ABD emperyalizminin stratejisiyle Ortadoğu bir çömlek kırığı gibi paramparça hale geldi. Ortadoğu’da Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi bölgesel güçler ise bölgede etkisini koruma ve geliştirme çabasında bulunuyorlar. Kuzey Irak Kürt otonom bölgesinde Türkiye; Rus ve Alman emperyalizmi ise havadan ve karadan askeri güçleri ile pozisyonlarını güçlendirmeye çalışırken, Kürt özgürlük mücadelesini darbelemek istiyor. Suriye’de gerici Esad rejimin çöküş tehlikesi ile birlikte Rus emperyalizmi bölgeye direk askeri olarak müdahale ederek Esad’ın çöküşünü engellemeye çalıştı. Bu, aynı zamanda iki emperyalist blokun askeri olarak karşı karşıya gelmesi riskini büyütüyor. Suriye’de yaşam koşulları kalmamasından kaynaklı 13 milyondan fazla kişi ülkeyi terk ederek bir mülteci hareketi doğdu. Netanyahu hükümeti ise faşist terörüyle Filistin halkının yaşam koşullarını ağırlaştırdı. Filistin gençliği yeni İntifadayla birlikte kırılmamış özgürlük iradesiyle, devrimci önderliğe çağrı yapıyor.

Bu zemini dikkate alan 2. Ortadoğu Konferansı, bütün emperyalist güçlere yönelik bir cephe açılarak bağımsız antiemperyalist çizginin geliştirilmek zorunluluğunun altını çizer.

3- Yeni tarz faşist terör örgütleri DAİŞ ve El Nusra gibi örneklerin, toplumsal koşulların dağıldığı, kitlelerin artık eskisi gibi yaşamak istemediği ve devrimci zeminlerin oluştuğu bölgelerde ortaya çıkması dikkat çekicidir. Onları emperyalist sistem tarafından yaratılmış karşı devrimci güç olarak nitelendirdi.

4- Rojava’da demokratik devrim ve Kürt ulusal mücadelesinin gelişiminin enternasyonal bir etkisi var. Ortadoğu’da bir başka odak ise Filistin kurtuluş mücadelesidir. Kürt ve Filistin kurtuluş mücadeleleri ve diğer devrimci güçlerin birlikteliğinin daha da güçlendirilmesi yeni çıkışlar sağlayabilir. Afgan halkının emperyalizme ve faşizme karşı mücadelesi, Yemen’de olduğu gibi bölgesel gelişen antiemperyalist mücadeleler önemlidir.

5- Konferansımız, Rojava’da demokratik devrimin sağlamlaştırılması ve gelişimini selamlıyor. Konferans, Rojava’ya yönelik emperyalist ambargonun kaldırılması, Rojava’nin diplomatik olarak tanınması ve insani koridorun oluşturulmasını talep eder. 2. konferansımız, ICOR ve diğer devrimci örgüt ve partilerin ortak projesine büyük katkıları olan 10 ülkeden toplam 170 kişilik işçi tugaylarını, proletarya enternasyonalizmini pratikte yaşattıkları için kutluyor. 2. konferansımız, proleter enternasyonalist mülteci politikası bakımından, mültecilerin enternasyonalist mücadeleye katılımını sağlamak için Almanya’da oluşturulması önerilen “Dayanışma evi” örnek projesini selamlıyor.

6- Kürt ulusal hareketinin, diğer uluslarla birlikte oluşturduğu cephenin cesur mücadelesi sonucunda Kobanê’de DAİŞ çeteleri yenilgiye uğratıldı. Buna, Enternasyonal Özgürlük Tugayları da katıldı. Konferansımız, bu mücadelede Ivana Hoffmann gibi şehit düşen özgürlük savaşçılarını anıyor. Meşru silahlı mücadele ile dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz.

Konferansımız ayrıca, İngiltere’de bulunan Suriye Uluslararası Gözlem Evi ve Uluslararası Af Örgütü’nü, Rojava’da Kürt kurtuluş örgütlerinin farklı etnik kökenlerden insanları baskı altında tuttuğu ve bölgeden göçe zorladığı yalan söylemlerini kınamaktadır.

7- Konferansımız, dayanışmacı ve güçlü bir tartışma kültürüne sahiptir. Ortadoğu’da devrimci güçler ve örgütlerin koordineli ve birlikte hareket etmesinin büyük önemine dikkat çeker, bunun Ortadoğu’da özgürlük ve demokrasi mücadelesinin gelişiminin temeli olacağına vurgu yapar.

2016’da Nepal’de düzenlenecek Dünya Kadın Konferansı’nın hazırlık yapan kadınlar ile birlikte çalışmanın yolunu arayacağımızı belirtiyoruz.

Konferansımız, konferans çalışmalarının devamı ve geliştirilmesi için bir hazırlık komitesi oluşturdu. PYD (Rojava), MLKP (Türkiye/Kürdistan), MMLP (Fas) ve MLPD (Almanya) bu komitede yer alacak. Konferansımızın örgütsel ve tematik olarak geliştirilmesi hedefleniyor.

Yaşasın Ortadoğu halkların mücadelesi!

Dünyanın bütün proleterleri ve ezilen halkları birleşin!”

* Atılım Gazetesi’nin 15 Ocak 2016 tarihli 207. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 22 Ocak 2016, Cuma 11:39
Kategoriler: Dünya, Haberler, Politika