SKM Sözcüsü Çelebi: Örgütlenirsek kazanırız

SKM Sözcüsü Çelebi: Örgütlenirsek kazanırız

30 Ocak’ta “Örgütlenerek özgürleşiyoruz” şiarıyla toplanacak kongrelerini anlatan SKM Sözcüsü Fadime Çelebi, “Erkek egemenliğine itiraz etmek, kadın aklıyla müdahale etmek, daha fazla örgütlenmeye ve özgürleşmeye ihtiyacımız var. Tüm kadınlara çağrımız budur; “Örgütlenerek kazanabiliriz, özgürleşebiliriz.”

SEMİHA ŞAHİN – [ETHA]

İSTANBUL– ESP/Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), İstanbul Su Tiyatrosu’nda 30 Ocak’ta 3. Kongre’sini toplayacak. Kongre, “Örgütlenerek özgürleşiyoruz” şiarıyla düzenlenecek. Kongre öncesi illerde kurultaylar düzenleyen SKM, AKP-Saray iktidarının sürdürdüğü savaş politikalarına, erkek şiddetine, toplumsal cinsiyetçiliğe ve eşitsizliğe karşı geliştirilecek mücadele hattını tartıştı.

SKM Sözcüsü Fadime Çelebi, kongre öncesi ETHA’nın sorularını yanıtladı. Çelebi, Saray’ın yürüttüğü savaş konseptinin yoğunluğu içinde kongrelerini toplamalarının önemli olduğunu belirtti. Çelebi, bu süreçte hem sosyalist kadınlar olarak üzerilerine düşen görevleri, hem de birleşik mücadeleyi nasıl büyüteceklerini tartışacaklarına dikkat çekti.

‘SAVAŞ KONSEPTİ VAR, AMA DİRENİŞ DE VAR’

Kongrenizi savaş konseptinin ağırlığı altında topluyorsunuz. Kongrenizin gündemleri neler olacak?

Bu süreçte kongre örgütlemek, sosyalist kadınlar açısından önemli bir yerde duruyor. Çünkü Türkiye ve Kürdistan topyekün bir savaş konsepti içinde. AKP’nin 13 yıllık baskıcı ve katliamcı politikaları kongremizin temel gündemlerinden biri olacak. Önümüzdeki süreci hem kadın kitlemizle, hem kadın üyelerimizle tartışmak, sürecin bizlere yüklediği görevleri tartışarak, birlikte ortak bir kadın aklı ve iradesi oluşturmayı düşünüyoruz.

Savaş konsepti kadınları hedefliyor. Nasıl tanımlıyorsunuz?

Kürdistan’da Saray’ın başlattığı savaş var. Bu savaşa karşı Kürt kadınlarının özyönetim iradesi somutlaşmış durumda. Özyönetim iradesinin öncü gücünün kadınlar olduğu görülüyor. Bugün kadınlar katlediliyor, sokak ortasında infaz ediliyor. Bu saldırılar karşısında duran güçlü bir kadın iradesi var. Yerine/yurduna, taşına/toprağına sıkı sıkı sarılan kadın iradesi var. SKM olarak bu iradeyi selamlamak istiyoruz.

Elbette savaşa karşı Batı’daki versiyonu ise batıyla Kürdistan’ı ayrıştırmak, birleşik mücadeleyi bölmek olarak yansıyor. Batı’daki refleks veya herhangi bir eyleme sokak gücünü dağıtmak için saldırıyor. Evleri basıyor ve katlediyor. Yeliz ve Şirin’de gördük. Onlardan önce Dilek’te, Dilan’da gördük. Birçok kadın katlediliyor. AKP’nin saldırı politikalarının temelinde kadınlar duruyor. Çünkü, kadınlar bu siyasal öncü dinamikleri olduğu için hedefliyor. Bu katliamlarla birlikte kadının özellikle kadın olmaktan kaynaklı fiziken parçalamaya çalışıyor. Göğüslerine kurşunlar sıkılıyor, vajinasına sıkılıyor. Kadınların beyinlerine sıkılıyor. Politikleşmiş kadınlara vahşi bir saldırı uygulamaya çalışıyor.

BARIŞ İRADESİNİ, ÖZSAVUNMAMIZI BÜYÜTMEK GÖREVİMİZ

Kadınların direnişi var, ancak bu dağınık görülüyor SKM bu konuda ne düşünüyor?

AKP’nin saldırgan politikası karşısında güçlü bir direniş hamlesi de var. Gerçek birleşik bir mücadeleye henüz dönüşmüş değil ama her kulvarda güçlü bir direniş var. Bu direnişleri, birleşik güçlü bir kadın direnişine dönüştürmek, barış iradesini buradan güçlü bir şekilde büyütme sorumluluğunu taşıyoruz. Süreçten kaynaklı kadına yönelik şiddet gölgede kalmış durumda. Özsavunma fikrini daha fazla büyüteceğiz. Mekanizmaların büyütülmesini, geliştirilmesini, Nevin, Çilem’le başlayan birçok kadın tarafından kullanılan özsavunma fikrini daha fazla tartışacağız, somutlaştıracağız.

Güçlü bir kadın mücadelesi deneyimine sahibiz. Önümüzdeki dönemde bu daha da güçlenecektir. Salt Türkiye açısından söylemiyorum, dünyada da kadın hareketi gelişiyor. Kadınlar olarak farklı farklı ideolojik bakış açımız olsa da aynı zeminde buluşmayı nasıl gerçekleştirebiliriz, mücadeleyi nasıl birleştirebiliriz sorularına yanıt arayacağız.

AYRI KULVARLARDA DİRENİŞ VAR, BUNLAR BİRLEŞEBİLMELİ

AKP’nin cinsiyetçi politikalarının sonu gelmiyor. Son açıklamalar da buna bir örnek. Nasıl karşı durulacak bu saldırılara?

AKP’de kadınlar siyasetin hiçbir noktasında yer almıyor. Kadını dışlayan, kadını hiçleştiren, kadını eş-çocuk-yatak üçgenine sıkıştıran bir politika var. Kadınlar, AKP’nin söylemine karşı güçlü bir şekilde alanda kendini gösteriyor. AKP’nin erkek egemen aklı sadece cumhurbaşkanı, başbakan veya bakanlarından ibaret değil. Diyanet’e bakın. Fetvalarla kadını erkeğe bağlı kılan, hiçleştiren açıklamalarına bakın. Eğitim sistemi aynı, kadını toplumsal cinsiyetçi roller üzerinden biçimlendiriyor. İş yaşamına bakalım, işsizliği kadının çalışmasına bağlıyorlar. Kadını toplumsal yaşamdan koparan bir bakış açısı var.

Türkiye ve Kürdistan’da kadınlarda aydınlanma var. Devletin söylemlerini püskürtüyor. Diyanet başkanlığının sitesinde verilen fetvayı kadınlar geri aldırdı örneğin. Sadece püskürtmek yetmiyor. Mevzi kazanmak, buradan kadın hareketini güçlendirmek gerekiyor. Birleşik kulvarda söylemek, sözümüzü ortaklaştırmak, etkili sokağı harlayan güçlü bir kadın hareketine ihtiyaç var. Türkiye’de güçlü bir zemin var. Kürtaja karşı ortak eylemleri buna örnek verebiliriz. Bu dönemde de, AKP’nin erkek egemen yaklaşımlarına karşı sokağı örgütlemeye ihtiyaç var.

Yeni bir Anayasa tartışılıyor. Anayasa’nın kadından yana düzenlenmesi gerekiyor. Kadına yönelik cinsiyetçi, ayrımcı gibi yaklaşımlara karşı kadından yana düzenlemeler yapılmalıdır. Anayasada teminat altına alınmadığında, yasal çerçevesine indirgenmiyor. Kadını koruyan, kollayan yasalar olmadığında toplumsal sahada kadına yönelik her türlü söylem şiddeti meşrulaştırıyor. Bu alanların yeni dönemde düzenlenmesi, kadın gözüyle bir anayasanın hazırlanması gerekiyor.

‘ÖRGÜTLENMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK’

“Örgütlenerek özgürleşiyoruz” şiarıyla çağrınız nedir?

Bulunduğumuz her alanda örgütlenmek gerekiyor. Bulunduğumuz her alan; işyeri, fabrika, okul, hastane, neredeysek… Bulunduğumuz her alanı örgütlü bir mekana dönüştürmek, örgütlülüğümüzü güçlendirmek gerekiyor. Saldırılar karşısında birey olarak bir şey yapma şansımız yok. Örgütlenme fikrini, alanın tüm toplumsal alanına yaydığımızda güçlü bir kadın iradesine ve örgütlülüğüne dönüştürebiliriz. Çok fazla tarihsel deneyimimiz var. Somut örneklerimiz var. Kadınlar örgütlendiğinde hiçbir gücün kadınları yenemeyeceğini biliyoruz. Yanıbaşımızda Rojava örneği var. Bu saldırıları daha güçlü örgütlenerek geriletebiliriz.

SKM olarak bulunduğumuz her alanda erkek egemen yaklaşımlara itiraz etmek, mücadele etmek, kadın aklıyla müdahale etmek, buradan daha fazla örgütlenmeye ve özgürleşmeye ihtiyacımız var diye düşünüyoruz. Şiarımızı da buradan belirledik. Kadın dayanışmasını büyütmekten, bir araya getirmekten başka şansımız yok. O nedenle de tüm kadınlara çağrımız budur; örgütlenerek kazanabiliriz, özgürleşebiliriz.

* Atılım Gazetesi’nin 15 Ocak 2016 tarihli 207. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 22 Ocak 2016, Cuma 11:50
Kategoriler: Güncel, Haberler, Kadın