Kadın meclisleri erkek egemenliğine karşı bizi güçlendirecek

Kadın meclisleri erkek egemenliğine karşı bizi güçlendirecek

HDP Kadın Koordinasyonu Üyesi Beycan Taşkıran, HDP içinde kadın meclislerinin kurulmamasının kadınları erkek egemenliği karşısında örgütsüz bıraktığını belirtti, “Konferansımızda kadın meclislerini kurma kararı aldık. Artık parti içinde erkek egemenliğine karşı daha güçlü mücadele edeceğiz” dedi.

ARZU DEMİR – [ETHA]

ANKARA- Halkların Demokratik Partisi (HDP), 25 Ocak’ta Ankara’da toplanacak 3. Kongresi’ne giderken konferanslarını tamamladı. İlçe ve illerde yapılan konferansların ardından Ankara’da gerçekleştirilen merkezi konferansta, partinin geçmiş pratiği masaya yatırıldı, eleştiri ve özeleştiriler yapıldı.

HDP’li kadınlar da, ayrı gerçekleştirdikleri kadın konferansında, AKP’nin kadın düşmanı politikaları karşısında aldıkları politik tutum ile erkek egemenliğinin parti içindeki yansımalarını ayrıntılı olarak tartıştı. Kadınlar, erkek egemenliği karşısında daha güçlü mücadele edebilmek için HDP içinde kadın meclislerini kurma kararını da aldı.

Konferansın katılımcılarından HDP PM ve Kadın Koordinasyonu Üyesi Beycan Taşkıran, konferansın sonuçları ile HDP’deki erkek egemenliğin yansımaları ve mücadele yöntemlerine ilişkin sorularımıza yanıt verdi.

Taşkıran’ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

HDP Kadın Konferansı yapıldı ve geçmiş dönem tartışıldı. Ne tür sonuçlar çıkardınız?

Büyük değişim ve sarsıntıların yaşandığı bir süreçte kadın konferansımızı gerçekleştirdik. Yaşanan devrimci duruma kadın cephesinden nasıl yanıt verebileceğimizi konuştuk. Tartışmalarda öne çıkan sonuç şu: Sistemin erkek egemen yapısı ve AKP’nin kadın düşmanı yüzü IŞİD çizgisine ulaşmış durumda. Buna karşı kadın cephesinden hem birleşik hem de HDP kadın meclisleri olarak etkin yanıt vermek gerektiği sonucu ortaya çıktı. Bu konuda ciddi bir özeleştiri de verildi.

Diğer bir gündemimiz; parti içi mücadele oldu. Erkek egemen kadın düşmanlığının parti içinde de yansımalarını çok somut görüyoruz. Eşbaşkanlık, eşit temsiliyet gibi tarihsel kazanımlarımız var ancak bunları uygulama güvencesi yok. Seçimlerde eşit temsiliyet, fermuar sistemi, kadın meclis grubu gibi adımlar çok önemli adımlar oldu. Ama bunun yetmediğini biliyoruz. Bütün bu sorunlara müdahale etmek için kadın koordinasyonu yerine kadın meclislerini kurma kararı alındı.

ÖRGÜTSÜZLÜK BİZİ ERKEKLER KARŞISINDA GÜÇSÜZ BIRAKTI

HDP’de kadın meclisleri neden kurulamadı?

Geçen yılki HDK kadın kongresinde de konuştuk ama ne yazık ki bazılarımızın gördüğünü hepimiz göremiyor. Biz, o gün de parti içinde bir kadın örgütlenmesine ihtiyaç olduğunu biliyorduk. Eğer parti içinde bir kadın örgütü kuramazsak, bizi erkek egemenliği karşısında silahsız bırakacağını çok iyi biliyorduk. Ama o günkü tartışmalarda meclislerin kurulması fikrinde ortaklaşamadık. Son bir buçuk yıllık deneyimin ortaya çıkardığı sonuç, bu yaklaşımın kadınları örgütsüz bıraktığı gerçeği oldu.

HDP kadın meclislerinin parti ile ilişkisi nasıl olacak? Partinin yanında ayrı bir kadın partisi gibi mi örgütlenecek?

Merkez, il ve ilçe düzeyinde HDP kadın meclisleri kurulacak, toplumsal alanda, mahallelerde ise HDK kadın meclisleri ile yürüyeceğiz. Parti içinde parti örgütlerine paralel olarak kadın meclisleri kurulacak. HDP kadın meclislerinin aldığı tüm kararlar partiyi bağlar. Merkez, il ve ilçe düzeyinde parti bu kararlara uymak zorunda. Biz de bu güvenceye yaslanarak hareket edeceğiz.

ERKEK BAŞKAN, KADIN YARDIMCI

Eşbaşkanlık sistemi HDP açısından çok ayırt edici bir yerde. Tüm kurumlarında eşbaşkanlık sistemini pratikte uyguluyor musunuz?

Eşbaşkanlık hukuken bir hak, tüm il ve ilçe yönetimlerinde merkezi düzeyde uygulamaya çalışıyoruz. Meclis’teki diğer siyasi partilere bakıldığında HDP elbette, çok ayırt edici bir yerde duruyor. Ancak bu bizim için yeterli değil. Bilinç olarak savunduğumuz şey ne yazık ki, pratikte çok ciddi sorunlarla karşılaşıyor. Erkek başkan, kadın yardımcı ya da sekreter. Bizi pratik olarak bu noktalara doğru savuran çok açık bir yaklaşım var. Özellikle yerel örgütlerde bu örnekler daha uç yaşanıyor. Kadın meclisinin burada büyük bir anlamı var. Bir kadın eşbaşkan ya da kadın yönetici, kadın örgütüne, kadın meclisine, kadın bilincine yaslanmazsa kendini var etme olanağı çok zayıf. Bu, tek başına güçlü olmakla ilgili bir mevzu değil. Her ezilen kendini örgütlemek zorunda.

PARTİMİZİN ÇİZGİSİNDEN BİHABER ERKEKLER OLDU

HDP’li erkekler, toplumsal cinsiyet rollerini partinizin içine nasıl taşıyor?

Öncelikle bütün karar mekanizmasını kendinde merkezileştiren, ben merkezci, ben bilirimci bir tutum var. Yapılan bütün işleri, parti yönetim mekanizmalarında ihtiyaçları kadınla paylaşmayan, kadınları bu konunun bir parçası haline getirmeyen, her yerde kendini muhataplaştıran bir yaklaşım görüyoruz. Adeta kadını bir ‘vitrin’e indirgeyen, kadını bir kişilik, özyönetim mekanizmasının, eşit temsil mekanizmasının parçası olarak görmeyen bir yaklaşım. Hatta söz ile olmasa da pratik ile kadını, eşbaşkanlık sistemini bir yük olarak gören tutumlar çok. Bunu en çok adaylık dönemlerinde gördük. Kadın adayları değersizleştiren, hatta yanındayken bile sadece kendisi adaymış gibi kendini tanıtan, kürsülerde ilk önce konuşan, dakikalarca konuşan yaklaşımlar. Hatta partimizin kadın özgürlük çizgisinden bihaber olduklarını gösterenler de oldu.

Toplumsal cinsiyet rollerinin HDP’ye taşınmaması için başka ne tür önleyici tedbirleriniz olacak parti içinde?

Birincisi; kadın meclisi, karşımıza çıkan her soruya anında müdahale eden, çözümler üreten ve denetleyen olacak. Özellikle kadına yaklaşımlar ve anlayışlarda, homofobik, transfobik yaklaşımlarda, ertelemeci bir tutum söz konusuydu. Örgütsüzlük bu sorunlarla mücadele etme gücü ve olanağını zayıflatıyordu. İkinci bir önlem; partimizin kadın özgürlükçü çizgisini erkek başta olmak üzere tüm partiye akademi, atölye gibi eğitim yöntemleri anlatmak olacak. Tüm eğitim konularının yanında partimizin kadın özgürlük çizgisi programı, yaklaşımı mutlaka tartışma konusu haline getirilecek. Kongre sürecindeyiz. İl ve ilçe yönetimlerinde de partimizin kadın özgürlükçü çizgisine en yakın olan erkek arkadaşların görevlendirilmesine çalışacağız. Aslında HDP’de bu anlamda bir ilke var ancak yeni dönemde kadın örgütü ile daha güçlü yapma olanağımız var. Sadece kadın arkadaşlarla değil, aday olan erkek arkadaşlarla da mülakatlar yapmak, kadınların itirazı varsa değerlendirmek gibi pratiklerimiz daha çok olacak.

Bu mekanizmayı işletirken kadınların örneğin tüzüksel güvencesi var mı?

Yok. Yeni dönemde bunun daha derinlemesine tanımlanması gerekiyor. Adaylık döneminde ya da kongrelerde yönetici seçildiğinde mülakat yöntemini ilkesel olarak uyguladık. Bu konuda partimizin içinde teamüller var. İl kongrelerinde bunu somut olarak uygulamaya çalıştık. Yazılı mülakatlarımız oldu. Ama bunu iç yönetmeliklerle güçlendirmemiz gerektiği ortada. Kişilerin yorumlarına bırakan değil de partinin anlayışı olarak tüm il ve ilçe örgütlerine zorunluluk haline getirmeliyiz. Kadın konferansında tartıştık ve parti içi yapılanmada yönetmelik hazırlama çalışmamız mutlaka olacak.

Kadınların şikayetlerini değerlendiren sadece kadınlardan oluşan bir disiplin kurulunuz var mı?

Bu yok. Ama yeni dönemde de bunu tartışıyoruz. Bir eğilim olarak kadın konferansımızdan da çıktı. Kadın iradesi ve aklı ile kadına yönelik suçlamaları değerlendirecek ve kadınlardan oluşacak bir disiplin ya da etik kurulu gibi bir sistemi kurmayı düşünüyoruz.

* Atılım Gazetesi’nin 22 Ocak 2016 tarihli 208. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 24 Ocak 2016, Pazar 13:33
Kategoriler: Haberler, Kadın, Politika, Röportaj