“Çöktürme” planının ve katliamların reisi Erdoğan

“Çöktürme” planının ve katliamların reisi Erdoğan

ZİYA ULUSOY – 

Faşist reis Erdoğan’ın “Çöktürme planı”, Sri Lanka diktatörü Rajpaksa’nın Tamillere 2009’da uyguladığı soykırımı ve toplama kamplarını örnek alıyor. Erdoğan cuntası ve kuyrukçusu ulusalcıların telaşı, faşizmin teslim alma planının direnişle bozuluyor olmasıdır. Direnelim, halkların demokratik güçlerini büyütelim. Direnişin ardı halkların baharıdır.

Hitler faşizminin iki temel özelliğinden biri militarist-polisiye devlet terörü, diğeri yalandı.

Erdoğan faşizminin de. Erdoğan-Davutoğlu çetesi, içte ve dışta savaşta pervasızlaştıkça, yalanda da arsızlaşıyor.

Erdoğan cuntası, yalnızca Haziran’dan bu yana sayısız katliam yaptı. Bu katliamlara ilişkin bile başkasını suçlayacak kadar kaba yalana başvurdu. Tekeline aldığı ve korku girdabına soktuğu ana akım burjuva medya yoluyla ve yaygın AKP örgütlülüğü aracılığıyla, gerçeğin üzerini faşizmin karanlık sisiyle örtmeye çalışıyor.

Milli-yerli yalanıyla, Kürt halkımıza karşı şovenizm kusarak “din savaşı” ateşiyle oynayarak, egemen güçleri ve Türk halkının geniş kesimlerini faşizminin en kirli savaşında etrafında toplamaya çalışıyor.

Amed seçim mitingi, Suruç’ta sosyalist gençler, Ankara barış mitingi katliamlarıyla, Erdoğan dehşet yaratarak demokratik güçleri teslim almaya çalıştı. Bu kanlı katliamlarla yeniden seçim kazandı.

İslamcı-Türkçü reis olarak, Eylül 2014’te hazırladığı “Çöktürme planı”nı yürürlüğe koydu.

Yaklaşık 5 aydır soykırımcı “Çöktürme planı”yla, Kürt kentlerini/mahallelerini Hitler’in işgal güçleri gibi ezmeye çalıştı. Çocuk-kadın-yaşlı yüzlerce Kürt insanını katletti. Faşist reis Erdoğan’ın “Çöktürme planı”, Sri Lanka diktatörü Rajpaksa’nın Tamillere 2009’da uyguladığı soykırımı ve toplama kamplarını örnek alıyor. 15 bin Kürt’ün katledilmesi, 300 bininin toplama kamplarına hapsedilmesini, asker-polis özel harekat güçlerince gerçekleştirilmesini öngörüyor.

İsminden anlaşılacağı gibi, halka diz çöktürme ve Kürtlerin devrimci kentlerini çöktürmeyi hedefliyor. Faşist reisin ve Davutoğlu’nun söylediği gibi, 1920-30’lardaki Kürt isyanlarına karşı uygulanan “temizlik”i sonuna kadar götürmeyi amaçlıyor.

Bununla paralel olarak, Türkiye’de demokratik/devrimci güçlere polis kurşunu, yasak ve hapisle saldırıyor. Ankara, Suruç katliamlarıyla yaratmak istediği dehşete bunları ekliyor. Yeniden barış sesinin her yükselişine McCarty’ci sürek avıyla saldırıyor. Reis Erdoğan’ın bebekleri katletmesine karşı, Türk halkından barış sesini yükseltmesini talep eden insanlara, onurlu demokratik akademisyenlerin kirli savaş suçuna ortak olmayacaklarını deklare eden kitlesel barış sesine karşı, faşist susturma ve yargılama seferberliği ilan ediyor.

Faşist reis Erdoğan, generallerle birlikte planlayıp uygulamaya koyduğu çöktürme ve katliamlara dayanan soykırımla, Türk burjuva çevreleri ve halkı, dini ve şovenist seferberlikle faşizmin saflarında toplama çabasıyla, 3-5 haftada sonuç alacağını hesapladı.

Kürt halkı ve Kürt özgürlük hareketinin direnişi, bu acımasız ve soykırımcı faşist hesabı bozdu.

Türkiye’de sosyalistlerin, demokratik kitle örgütlerinin ve barışsever demokratik güçlerin yetersiz kuvvetlerine rağmen, yiğitçe direnişi, ortak mücadeleyi geliştirme çabası, faşist reisin teslim alma planını boşa çıkarıyor.

Yeniden özgürlüksever güçlerin toparlanıp ilerleyeceği yol aydınlanıyor. Akademisyenlerimizin soykırımcı savaş suçuna ortaklığı reddeden barış talebini yükselten mücadelesi, bu sürece değerli bir katkı, faşist kuşatmanın çözülmeye başlayacağının habercisidir. Faşist reis Erdoğan, kitlesel katliamları, soykırımcı çöktürme planını gerçekleştirdiği, Cerablus’a savaşla girme provokasyonu için DAİŞ’ci katilleri turist katliamına seferber ettiği halde, demokratik barış isteyen akademisyenlerimizi karalamaya bu nedenle çalışıyor. Bu faşist koroya; yalaka, çıkarcı, burjuva, İslamcı, Türkçü, mafyacı ve ulusalcı tüm güçleri telaşla seferber ediyor.

Erdoğan cuntası ve kuyrukçusu ulusalcıların telaşı, faşizmin teslim alma planının direnişle bozuluyor olmasıdır.

Masayı devirerek soykırımcı kirli savaşı başlatan, reis Erdoğan ve onun çeşitli renkten kuyrukçularıdır. Erdoğan ve kuyrukçusu faşist cephe, bu ölçüsüz, kuralsız acımasız kirli savaşa karşı direnen Kürt hareketinin polis üssüne karşı Çınar’da verdiği cevabı suçlamaya girişiyor.

Başlattığınız kirli savaşa karşı direnişin sert cevaplarına yol açan da sizin soykırımcı ve yayılmacı savaşçılığınızdır. Kürt özgürlük hareketinin halkların demokratik kardeşliğini amaçlayan inceliği devam ediyor.

Kara çalmanız, suçluluğunuzu örtme arsızlığı, telaşınız soykırımcılığınızın amacına ulaşamamasındandır.

“Milli, yerli, ulus devlet”, “mütareke aydınları” yalan ve arsızlığıyla ırkçı soykırımcılığınızı örtemez, emek ve demokratik barıştan yana özgürlüksever akademisyenlerimize kara çalamazsınız.

Halklarımızın emeğini talan eden soyguncuların toplandığı sınıf yerli burjuvazidir, Erdoğan’dır, ulusalcılardır, İslamcılardır, Türkçülerdir. Emeği talan eden engerekler, çiyanlar bunlardır. Bunlar aynı zamanda, Kürt halkımızın yurdunu işgal eden sömürgeci, soykırımcı savaşçılardır. Suriye’de emperyalistlerle birlikte yok edici gerici savaşı başlatan bu engereklerin başı Erdoğan-Davutoğlu çetesidir. Arsız “milli” yalanlarınızla bu kanlı gerçeğinizi örtemezsiniz.

Kürt özgürlük hareketi, komünistler, devrimciler, demokratik güçler ve akademisyenlerimiz, özgürlük için direnenlerdir. Halklarımızın emek ve özgürlük cephesinin onurunu, bu güçler ve direniş temsil ediyor. Suriye’de ve bölgede, halkların demokratik barışı için direnenler de biziz.

Direnelim, halkların demokratik güçlerini büyütelim, Çöktürme planı reisi Erdoğan’ın soykırımcı çetesinin, engereklerin, çiyanların saflarını çözelim. Direnişin ardı halkların baharıdır.

* Atılım Gazetesi’nin 22 Ocak 2016 tarihli 208. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 28 Ocak 2016, Perşembe 19:16
Kategoriler: Büyüteç, Haberler, Makaleler, Politika