Yarını bugünden kazanalım

Yarını bugünden kazanalım

FADİME ÇELEBİ –

Şiddetin tüm araçlarını elinde toplayan en örgütlü güç olan devlet ve onun erkekte cisimleşmiş haline karşı kadınların da kendi örgütlülüğünü ve kadın dayanışmasını büyütmesi en önemli gücünü oluşturacaktır.

Yoğun bir siyasal süreci içinde Sosyalist Kadın Meclisleri’nin 3. Kongresi’ni örgütlüyoruz. Sosyalist kadınlar olarak kongreye günler kala birçok alanda ev toplantıları, çat kapı ve anket çalışması, kahvaltılar, film gösterileri vb. etkinliklerle yerel kurultaylarla kongre çalışmasını örgütlüyoruz.

Sosyalist Kadın Meclisleri 3. Kongresi’ni elbette sürecin görevleri ve ağırlığı içinde topluyor. Kadın hareketi, AKP’nin saldırgan tutumu, Saray’ın katliamcı politikaları karşısında kadın aklıyla ve gücüyle direnişini bulunduğu her alanda sürdürüyor. Sokaklara çıkıyor barış sesini yükseltiyor, kadın cinayetlerine karşı önlem alması için Meclis’e çağrı yapıyor, “saygın”lık kararlarıyla erkek katillere ceza indirimi sağlayan yargıyı engellemek için duruşmaları takip ediyor, sosyal medyada erkek şiddetini teşhir ediyor, şiddete ve taciz saldırılarına karşı kadın dayanışmasını büyütüyor, yaşam hakkını korumak için özsavunmasını kuruyor, uyguluyor. Devletin katliamcı politikalarına karşı direnişi bulunduğu her alanda uygulama meşruluğunu gösteriyor.

Savaşa karşı barış mücadelesinin toplumsallaşması için mücadele temel görevlerimiz arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra savaş gündemi içerisinde görünmezliğe ve normalleşmeye doğru evrilen, ancak kadınların en temel sorunlarından biri kadın cinayetleridir. Kadınlar her gün erkeklerin ve devletin şiddetiyle katlediliyor. Devlet “güvenlik” adıyla savaş timlerine ve kadrolarına cezasızlık politikasıyla ödüllendirdiği gibi, erkek egemen yargı da erkek katilleri “tahrik” adıyla benzer bir ödül sistemini devrede tutuyor.

Halklara ve kadınlara açılan savaşa karşı özyönetim direnişinin ve kadınların özsavunmasının, halkların kendi kaderini belirleme ve kadınların kendi iradelerinin ve yaşam haklarına sahip çıkma meşruluğu bu koşullar içinde birbiriyle kopmaz bir bütünlük içeriyor.

Nevin Yıldırım, Çilem Doğan, Yasemin Konca vb. nasıl ki özsavunma hakkını kullandıysa, Kürt halkı da katliamlara, yok sayılmaya köleleştirilmeye ve sömürge altında yaşamaya karşı kendi özyönetimini ve özdirenişini can bedeliyle ortaya koyuyor. Birbirinden beslenen ve birbirini besleyen erkek ve devlete karşı kadınların ve halkların geleceğinin birbiriyle kopmaz bağ içinde olduğunu gösteriyor.

Şiddetin tüm araçlarını elinde toplayan en örgütlü güç olan devlet ve onun erkekte cisimleşmiş haline karşı kadınların da kendi örgütlülüğünü ve kadın dayanışmasını büyütmesi en önemli gücünü oluşturacaktır.

SKM 3. Kongresi de AKP/Saray’ın halklara karşı açtığı savaş konseptine karşı yeni dönemde belirleyeceği politik ve örgütsel strateji doğrultusunda politik özne ve öncü bir kuvveti olarak olarak hareket etmenin yol haritasını belirleyecek ve gücünü bu ihtiyaca göre yeniden kuracaktır.

SKM 3. Kongresi, dönemin politik görevlerine cevap verdiği ölçüde kendi içinde anlamlı ve aynı zamanda değiştirici ve dönüştürücü bir hamle olabilir. 3. Kongremiz yeni dönemde sürecin politik ve örgütsel ihtiyaçlarına göre kendi örgütlülüğünü politik ve örgütsel merkezler haline gelme amaçlı yeniden örgütleyecektir. Hem kendi kulvarında hem de birleşik kadın hareketi içinde sosyalist kadınlara önemli görevler düşüyor. Tam da merkezden başlayarak yerele doğru kendisini kadın aklı ve iradesiyle yeniden örgütleyerek politik sürece daha güçlü müdahale edebilir.

Sosyalist Kadın Meclisleri 3. Kongresi aynı zamanda özsavunmanın meşruluğuna dayanarak ilerleme ve mücadelenin büyütülmesi hattını oluşturacaktır. Sosyalist Kadın Meclisleri gelişen tüm toplumsal mücadelenin somut görevleriyle yeni dönemde ilişkilenmek, bu süreçlerin aynı zamanda politik ve örgütsel önderliğini gerçekleştirmek durumdadırlar.

Tüm süreç ve görevler ışığında Kongreye günler kala tüm parti ve SKM örgütlerimiz, kongreye sürecin ağırlığı ve görevleri kapsamında, her alanda buna uygun hareket etmeli ve somut kongre planlarını yeniden gözden geçirmeli, günler kala kitle çalışmasına hız vermeli, yapılan planlanmalar yeniden gözden geçirilmelidir.

Şimdiden araçların kalkış noktaları, katılım listelerin oluşturulması vb. hazırlıkların gözden geçirilmesi gerekiyor. Her il kendi iç görevlendirmesini yapmalıdır. Kongrenin canlı ve coşkulu geçmesi, tartışmalara yüksek düzeyde katılımı için şimdiden katılımcı kadınlarla kongre gündemleri kapsamında hazırlıkların yapılması çalışmalarımıza niteliksel bir düzey katacaktır. Yerellerin kendi özgün çalışmalarının ve taleplerinin kongreye taşınması; örneğin, yerellerde özgün çalışmaların aktarımı, bu deneyimlerin aynı zamanda merkezileştirilmesi gerekiyor.

30 Ocak’ta yapılacak “Örgütlenerek Özgürleşiyoruz” şiarıyla yapılan SKM Kongresi, kadınlar arasında çalışmamız açısından yol haritası çıkaracak, yön tayin edecekse yarını bugünden kazanmanın yolu bugünü güçlü örmekten geçiyor. O halde yarını bugünden kazanalım.

* Atılım Gazetesi’nin 22 Ocak 2016 tarihli 208. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 28 Ocak 2016, Perşembe 19:12
Kategoriler: Haber-Yorum, Haberler, Kadın, Makaleler, Özgür Kadın