Kadın örgütlenmesinde yeni merhale

Kadın örgütlenmesinde yeni merhale

MUKADDES ERDOĞDU ÇELİK-

Sosyalist Kadın Meclisleri ile kadın meclisleri olarak örgütlenmeyi önüne koyan HDP-HDK kadın bölükleri, tarihin kendilerinden devasa atılımlar beklediğinin bilincinde yürüyüş eyleme kararındalar, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ancak, kendi eksik ve zayıflıklarıyla kıyasıya mücadele, kadın aklına güven duymak, kolektif kadın aklı ve iradesi kuşanmanın, siyasi yaşamda ilerlemenin, erkek egemenliğini yenmenin güvencesidir.

Kadın meclisleri formülü ve örgüt formu olarak şunun şurasında sekiz on yıldır dilimizde ve giderek yayılan eylemimizde. Kadın meclislerinin Kürdistan’da yerel yönetimlerde çalışan kadınların örgütlenme biçimi olarak adını duyurması ise daha eskidir. Kürdistan’dan başlayarak toplumsal örgütlenme alanlarında kadına dair eksikliğin görüldüğü her yerde meclis tarzı örgütlenmenin yatay, işlevli, hızla kadınları örgütleyen mekanizmalar olduğu görüldü. Hatta toplumun bütün kesimlerine yayılarak; işçi, öğrenci, aydın meclisleri kuruluşuna ön ayak oldu. İçinde yaşadığımız süreçlerde ortaya çıkacak yeni formlara; örneğin özyönetim örgütlenmesine ışık tuttuğunu söyleyebiliriz. Bu arada, artık kadın cinsin insan yaşamının her alanında üretici olduğuna dair kimsenin kuşkusu kalmamış olmalı.

Ele alacağımız kadın meclisleri ise doğrudan siyasi mücadelenin ana aygıtları içinde kadın özel örgütlenmesidir. Bu ise tarihte, en azından bu coğrafyada bir ilktir. İlk önce sosyalist kadınların her alandaki örgütlenmeler içindeki varlığının toplam gücü, bir çatı örgütü gibi telaffuz edilmiştir. Ancak daha sonra siyasi bir partide kadın varlığının özel özerk örgütlenmesi olarak doğmuştur. Kadın meclisleriyle devrimci kitle partisinin, her düzeyde ve her alanda örgütlenmesinin bir de kadınlar arasında gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Klasik parti kadın kolları, kadın kurulları, vb.nin aşılması olan bu yeni model, özerk, özgün bir kadın gücü, kadın aklı ve sözü üretecek, parti aklının, irade ve inisiyatifinin yarısı olacaktır. Daha da ileriye giderek kadın aklı, iradesi ve inisiyatifiyle kuşanacak yeni parti, gelecekte toplumun kadın ağırlıklı komünal yaşamını şimdiden siyasetin içine, merkezine taşıyacaktı.

Meclisleri üreten özne kadın, eski kadın değil, cins bilincini kuşanmış akıldır, kadın özgürlüğünü, kadın devrimi programında bulmaya başlamıştır. Yeni kurulmakta olan devrimci kitle partisinin paralelinde gelişme çizgisine giren SKM, partinin meclis modeliyle kuruluşuna da öncülük etmiştir. Bu öyle hesap kitapla değil, doğal akışı içinde gerçekleşmiştir. Yani sosyalist kadınların kadın devrimi görüş açısına ulaştıklarında önleri açılmış, akıl, irade ve inisiyatif üretimi, akacak kanalları hızla bulmuştur. Kuruluş bildirgesinin şiarıyla söylersek; “Cins bilinciyle aydınlanıyor, kadın devrimiyle özgürleşiyor, siyasetin merkezine yürüyor” artık sosyalist kadınlar.

Devrimci bir atılımın içinde siyasetin merkezine yürümenin coşkusuyla, ilk ağızda çözücü iradesiyle, parti yaşamında da sürüp giden geleneksel iş bölümünü yıkmak için “mutfakları terk” kararı almak, ancak o zaman mümkün olmuştur. Siyasi mücadelede ve siyasi yaşamın bütününde kadın aklını ve iradesini örgütlemek, kadın kitlelerini siyasi yaşamla, partiyle buluşturmak yolunda tüm sosyalist kadınlar için muazzam olanaklar demekti. Devrimci kitle partisi için ise “ulaşılamayan” kadın dinamiğini bulunduğu her yerden, yaşadığı her sorundan başlayarak siyaset kulvarına katmak çok daha ulaşılır bir hedef haline gelmiştir. Bundan sonrasını, hayatı değiştirmek üzere yola çıkmışların göstereceği kararlılık, irade ve inisiyatif belirleyecekti.

Eski tarz siyaset dersleriyle yoğrularak gelen kadroların bu yeni devrimci atılımla uyumlu hale gelmeleri o kadar kolay değildi. Siyasi partilerin hareket hattı, kadro politikası öyle bir çırpıda değişmiyor. O yüzden kadın cinsin eşitlik, adalet ve özgürlük arayışında ulaştığı yeni mevzileri kurup harekete geçirmesi öyle kolay değildi. Aradan geçen zamanda parti yapısında olduğu gibi, paralelinde Sosyalist Kadın Meclisleri ana fikrinde ısrar edebildiği, kadın iradesini örgütleyebildiği oranda önemli başarılar kazandı, inisiyatif alanını genişletti, kendini geliştirdi, sorunlarını çöze çöze ilerledi. Ürettiği aklın iradesini kuramadığında ise gerilere düştü, kazanımlarının büyük kadın kitlelerine ulaşması, ürettiği doğru politikaların büyük emekçi kadın kitleleriyle buluşmasında yaşanan büyük sıkıntılar, hala aynı hatta yürümek gerektiğini dayatıyor.

Ve zaten, kadın meclisleri örgütlenmesinin siyasi parti ve cephelere yayılması da bunu doğruluyor. Devrimci demokratik birleşik cephe örgütlenmesinin iki yeni oluşumu HDK ve HDP’nin kadın eşitliğini bütün örgüt yapısında var etmeye çalışması büyük bir atılımdır. Meclis modelinin temel örgüt biçimi olması, seçimlerde fermuar usulünü uygulama iradesini geliştirmesi, eşbaşkanlıkla kadının eşit temsiline alan açması, eş yaşam şiarını siyasi hayatın bütününe sunabilmesi; tümü birden kadın cins bilincinin, aklının kurucu gücünü gösterir.

Bu arada, Rojava devriminin bir kadın devrimi olarak gelişmesi, bizim partili yaşamlarda denediğimizi test etme imkanı sundu. Kitleler yeni hayat talep eder ve kurarken kadının toplumsal öncülüğü pratikte doğrulanmış oldu. Özyönetim, demokratik özerklik, özünde kitlelerin doğrudan kendi kendini yönettikleri modeldir. Kadın meclisleri bu modellerin temel örgüt çekirdeği oldu ve kendi kendini yönetmenin başına kadın aklını ve iradesini yerleştirdi. Kadın özsavunmasını yarattı ve Bakur’daki özyönetim direnişlerine kılavuz oldu.

Şimdi dünya kadın hareketinin gündemine kadın meclislerini sokma zamanı gelmiştir. Kuşkusuz direnişin ve mücadelenin olduğu her yerde meclisler kadınların örgüt ve mücadele formudur. Sorun kadın aklı, iradesi ve inisiyatifinde somutlaşan bütün gelişmeyi, dünyasal ve bölgesel kadın devrimleri programı ve pratiği olarak kurabilmekte. Ve artık kadını “sorun” diye tanımlayan, kadını ikinci sıraya yerleştiren, parti kolu muamelesi yapan tüm anlayış ve pratiklerden kadınların devrimci kopuşunu gerçekleştirmede öncü rolünü sakınmadan oynamalı. Ortadoğu’nun 21. yüzyılda tüm çelişki ve çatışmaların kesişme alanı olduğu, bütün post kavgalarının burada verildiği ya da buradan geçtiği gerçeğini yaşıyoruz. Ve kadınlar Ortadoğu’nun merkezinde, Kürt devriminden başlayarak tüm halkların özgürlük savaşları ortamına dalındığında oradan kadın devrimleri çıkarmaya kitlenmeli.

Sosyalist Kadın Meclisleri ile kadın meclisleri olarak örgütlenmeyi önüne koyan HDP-HDK kadın bölükleri, tarihin kendilerinden devasa atılımlar beklediğinin bilincinde yürüyüş eyleme kararındalar, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ancak, kendi eksik ve zayıflıklarıyla kıyasıya mücadele, kadın aklına güven duymak, kolektif kadın aklı ve iradesi kuşanmanın, siyasi yaşamda ilerlemenin, erkek egemenliğini yenmenin güvencesidir. Bin yılların erkek egemen aklın yarattığı saflarımızda sürüp giden eski kadınlığı yıkmak, çoğulcu yapının çoğul zenginliğini geliştirmek boynumuzun borcu, bu olmadan “kadın dayanışması” sloganı atmak, gökkubbede hoş bir seda gibi asılı kalacaktır.

HDP ve HDK kadın konferansları dizisinin açığa çıkardığı kadın gerçeğimizle yüzleşmek, kadın aklının konferanslar boyunca ürettiklerine sahip çıkmak ve eylemimize kılavuz yapmak, en başta yetkili kurullardaki kadın bölüğümüzün sorumluluğundadır. Büyük kadın kitlelerini özgürlük yürüyüşüyle buluşturmak ana görevimiz sorumluluklarımızı kuşandığımızda zor olmayacaktır.

Sosyalist Kadın Meclisleri, bu yeni dönemeçte, 3. Kongresi’nde kendisini oluşturan yol güzergahını, artıları ve eksileri bilince çıkarıp, yeni yol haritasını yaparken sağlamca basacağı taşları yerli yerine koymalı. SKM bundan sonrasında ise kolektif kadın hareketinin bir bileşeni olarak, kendini yaratan değerleri ileriye taşıyarak daha güçlü adımlar atabilir. O zaman, bu akıl ve irade buluşmasıyla Türkiye ve Kürdistan’da kadın devrimin hızlanacağını görebileceğiz.

* Atılım Gazetesi’nin 5 Şubat 2016 tarihli 210. sayısında yayımlanmıştır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş

Yayın tarihi: 18 Şubat 2016, Perşembe 14:07
Kategoriler: Haberler, Kadın, Politika